Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/361 E. 2025/11744 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/361
- Karar No
- 2025/11744
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3284 Esas, 2024/3107 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/41 Esas, 2023/307 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın davacı ... yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davacı ... yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi,....Mahallesi 60447 ada 4 parsel (eski 60447 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen) sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında pazar alanında kaldığını ve davalı idare tarafından fiilen de pazar yeri olarak kullanıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli yönden davanın reddi gerektiğini, taşınmazın kamu yararına kullanılan bir yer olduğunu, haksız el atma durumunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı ... yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, bedelin yüksek olduğunu, emsallerin uygun olmadığını, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığından konusuz kalan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 60447 ada 3 parsel sayılı taşınmazın imar planında "Pazar Alanı" olarak ayrıldığı ve idarece kamulaştırma kararı alındığı; ancak işlemlerin tamamlanmadığı, davalı idare tarafından taşınmazda fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, davaya konu taşınmazla ilgili yargılama sırasında yeniden yapılan 84220/40 numaralı parselasyon planının 23.05.2019 tarihli ve 540 sayılı encümen kararı ile onandığı ve kesinleştiği, taşınmazın 60447 ada 4 ve 5 parseller olarak ayrıldığı, imar planına ilişkin çakıştırmalı krokiye göre yeni oluşan 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların öncesi olan 60447 ada 3 parsel ile aynı yerde kaldığı, taşınmazın el atılan kısmının ifraz edildiği ve şahıs hisselerinin 4 numaralı parsel olarak tapuda tescilinin sağlandığı, uygulama sonucu oluşan her iki taşınmazın kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “Pazar Yeri” olarak ayrıldığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, bedelinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair kararda, usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu 60447 ada 4 parsele fiilen el atılmadığından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4 üncü maddesi uyarınca, harcın maktu olarak belirlenmesi gerektiği hâlde, nispi harca karar verilmesi doğru olmayıp İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konuşu taşınmazın kök parseli 60447 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 07.02.2001 onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile kullanımının pazar yeri olarak belirlendiği, taşınmazın 23.05.2019 tarihli ve 540 sayılı encümen kararı ile onanan parselasyon planı ile 60447 ada 4 ve 5 parseller olarak ifraz edildiği ve 60447 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı idare adına kayıtlı olduğu ve fiilen pazar yeri olarak kullanıldığı, şahıs hisselerinin ise 60447 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olarak tapuda tescilinin sağlandığı, her iki parselin de kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında pazar yeri alanı olarak ayrılmış olduğu anlaşılmıştır.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde Dairemiz denetimimden geçen paydaş dosyaları da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.