Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/318 E. 2025/11540 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/318
Karar No
2025/11540
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/513 Esas, 2024/1698 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/85 Esas, 2022/410 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ....ili, ..., ... köyü .... ada ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının fahiş uygulanmasının taşınmazın değerinin sebepsiz yere artmasına neden olduğunu, raporda taşınmaza gelir metodunda münavebeye alınan ürünlerin verim değerlerinin yüksek masrafların ise düşük alındığından net gelirlerin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, taşınmazlar içerisindeki ağaçların değerlemesi yapılırken bakımları tam yapılmış kültür ağaçları gibi değerleme yapıldığını, taşınmazda bina değerinin belirlenmesinde yıpranma payının düşük tutulduğunu, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu yer, ekonomik durumu ve konumu itibariyle %50-60 objektif değer artırıcı unsur eklenmesi gerektiğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre dava konusu taşınmaza %100 objektif değer artırıcı unsur hesaplanması gerektiğini, taşınmazın üzerinde yer alan müvekkilinin meyvelerine değer verilmesi ve hatta kapama meyve bahçesi olarak fiyat değerlendirmesi yapılması gerektiğini, raporda alınan münavebe ürünlerinin bedellerinin düşük olduğunu, bu nedenle taşınmazın bedelinin de düşük hesaplandığını, 2019 yılı Kasım ayında teklif edilen bedelin dahi daha yüksek olup, o tarihte teklifi kabul etmeyen müvekkillerine 1,5 yıl sonra o tarihte teklif edilen münavebe ürün bedeli ile aynı olmasının doğru olmadığını, taşınmazın üzerindeki muhdesat bedellerinin düşük hesaplandığını, taşınmazın arsa m² birim fiyatının çok düşük hesaplandığını, taşınmaz üzerindeki ev dışında, ahır ve kümese değer verilmediğini, bilirkişilerce evlerden birinin iki kat birinin tek kat olduğunun belirtildiğini, oysa evlerden birinin altının ahır, diğerinin de bodrum kat olduğunu, fiyatlandırılmasının buna göre yapılması gerektiğini, raporda evin toplam değeri yazılırken yıpranma payının nasıl ve yüzde kaç oranında düşürüldüğünün dahi tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde yazılmadığını, binalara belirlenen yıpranma oranlarının yüksek alındığını belirterek, yerel mahkeme kararınında belirlenen bedel çok düşük belirlendiğinden, anılan kararın davacı aleyhine kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı oranının yerinde olduğu, yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp bayındırlık birim fiyatlarına göre yıpranma payı düşülmek suretiyle, ağaçlara ise Tarım ve Orman Müdürlüğünce belirlenen maktu ağaç bedelleriyle uyumlu şekilde değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de uygun olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi ve adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/318, K. 2025/11540, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-318-e-2025-11540-k-c4b7ee3bdc77