Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/366 E. 2025/11766 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/366
Karar No
2025/11766
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3041 Esas, 2024/2903 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/589 Esas, 2023/244 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 1821 parselin 3.830,00 m²lik kısmının yola terkin edilerek tapu sicilinden silindiğini, taşınmaza elatılmış olduğundan tazminatın davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçelerinde özetle; dava konusu alanın malikin uhdesinden çıkmadığını, 1989 yılında taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesildiğini, 1955 yılındaki terkinin davalı belediyelerce yapılmamış olmasının bir öneminin bulunmadığını, birkez ve yasal düzenleme ortaklık payı miktarını geçmeyecek şekilde kesinti yapılmış olması gerektiğini, kamuya tahsis şartını kaybetmiş kısımları için tazmin hakkının doğması gerektiğini, yol olarak terkin edilen kısmın ne kadarının bugün itibarıyla yol olarak kullanıldığının, ne kadarının kullanılmadığının tespit edilerek yol olarak kullanılamayan kısımlarının bedelinin tazmin edilmesi gerektiğini, her iki idareye ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığın ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu .... ili, ..., ... Mahallesi, ... Mevki, 1821 parsel sayılı taşınmazın 15.570 m² alanlı olarak kök 26 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonrası malikleri adına tescilli iken 15.06.1955 yılında davacılar murisi adına satış işleminden tescil edildiği, akabinde 16.06.1955 tarihli ve ... yevmiye nolu işlemle 1000/15570 payın ... adına kalan kısmın muris adına tescil edildiği, davacılar murisi tarafından 29.06.1955 tarihinde tapu sicil muhafızlığına verilen dilekçe ile taşınmazın hususi parsel haline getirilmesinin dilekçe ile talep edilmesi üzerine taşınmazın 3830 m²lik bölümünün 2302-2335 arasındaki parsellerde geçit mahali olarak ayrılmasını mütakip kalan kısmın 34 adet parsele ifraz gördüğü, ifrazen oluşan parsellerin malikleri adına tescili mütakip satış ve intikallerle el değiştirdiği, akabinde imar uygulamasına tabi tutulmaları sonucunda tapu kayıtlarının kapatıldığı, yol olarak ayrılan 3830 m²lik bölümün ise ilk yapılan ifraz işlemini mütakip davacılar murisi...ve ..... tarafından tapudan terkini için verilen imzalı beyanları üzerine 20.09.1955 tarihli ve 6530 yevmiye nolu işlemle tapudan terkin edildiği, daha önceden davacıların murisi tarafından yola terkin işlemi yapılmış olduğundan, eldeki davaya konu kamulaştırma bedelinin tahsili isteği bakımından yasal şartların oluşmadığı, kök 1821 parsel sayılı taşınmazın özel parselasyona tabi tutulması sonucu uhdesinde kalan 3830 m²lik kısmın yol olarak ayrıldığı ve fiilen de yolda kaldığı, davacıların özel parselasyon sonucu yol olarak ayrılan parsel ile ilgili tazminat talepli davasının yerinde olmadığı anlaşılmış olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden özel parselasyon sonunda malikin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez hükmü uyarınca bedeli istenen bölüm de özel parselasyon sırasında davacıların murisinin muvafakatiyle yol olarak ayrılmış olan yerlerden olduğundan davanın reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan işyemin genel yola terk işlemi olmadığı hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/366, K. 2025/11766, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-366-e-2025-11766-k-3520fe9b0f13