Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13195 E. 2025/13243 K. – Kamulaştırması
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13195
- Karar No
- 2025/13243
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1522 Esas, 2024/1577 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/332 Esas, 2024/185 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen davanın reddine dair karara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru sonucu verilen ihlal kararı uyarınca taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak ileri sürülen tazminat talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak ileri sürülen tazminat talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak ileri sürülen tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı ... aleyhine, İstanbul ili, ... ilçesi, 1. Bölge, ... köyü, ... Mevkii, 19 Pafta, 4252 parsel sayılı taşınmazın 1.517,46 m²lik kısmının tapusunun iptali ile müvekkili adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi talebiyle açılmış olan dava neticesinde, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.11.2011 tarihli ve 2011/35 Esas, 2011/354 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, anılan kararın derecattan geçerek 24.12.2012 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesini müteakip müvekkili tarafından Anayasa Mahkemesine başvurulduğunu, Anayasa Mahkemesi tarafından 28.06.2013 tarihli ve 2013/... Başvuru Numaralı Karar ile müvekkilinin bireysel başvurusunun kabul edilemez olduğuna karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından bu defa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesi tarafından 08.03.2022 tarihinde verilen ve 08.06.2022 tarihinde kesinleşen, "Türkiye'ye Karşı ... Kararı" ile Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.11. 2011 tarihli ve 2011/35 Esas, 2011/354 Karar sayılı kararının İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlaline ilişkin karar verildiğini, fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulması kaydıyla öncelikle, gabin ve hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebimizin kabulü ile tapunun İstanbul ili, ... ilçesi, 1. Bölge, ... köyü, ... Mevkii, 19 Pafta, 4252 parsel sayılı taşınmazın 1.517,46 m²lik kısmının davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde, dava konusu taşınmazın iş bu yargılamanın iadesi davası tarihi itibarıyla gerçek değeri değeri tam ve kesin olarak belirlendiği anda tespiti ile tapuda davalıya devir tarihi olan 19.01.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili müvekkili kurum tarafından yürülülen tüm işlemlerin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) tabi olduğunu, dolayısıyla bu süreçte alınan encümen kararı, taşınmaz malikinin tebligat ile uzlaşmaya davet edilmesi, malikin kamulaştırma alanında kalan kısmının tapuda rıza-i ferağ ile idareye devretmiş olmasının bu kanun kapsamında olduğunu, Yargıtay tarafından taşınmazın kamulaştırılan kısmı, düzenleme ortaklık payı karşılığı terkin edilmiş olduğunu, kamulaştırma yoluyla mülkiyeti müvekkili kuruma geçtiğini, yapılan işlemler kamulaştırma mevzuatı çerçevesinde gerçekleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir .
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, terditli olarak ileri sürülen tazminat talebi yönünden kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; raporun hükme elverişli olmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 8 inci madde uyarınca bedelin dava edilemeyeceğini, davanın irade sakatlığı iddialarının yersiz olduğunu, taşınmazın ara arterde kalan kısımında husumetin ilçe belediyelerine ait olduğunu, bedelin fahiş belirlendiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıladığını, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 üncü maddesi uyarınca harç ve vekâlet ücretinin maktu hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, taşınmaza yönelik 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca yapılmış bir kamulaştırma işlemi bulunmadığı gibi davaya konu 19.01.2007 tarihli ve 647 sayılı terk işlemi de davalı idare lehine yapıldığından husumetin doğru yöneltildiği, dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığından harç ve vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek ancak, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkı gözetilerek ilk kararda hükmedilen ve davacı tarafından istinaf edilmeyen el atma bedeli olan (41.483.846,58TL) üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken fazlaya hükmedilmiş olması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin ilk kaldırma kararının usule yönelik olduğu için idare lehine kazanılmış hak oluşmayacağını, dava konusunun esası yönünden değerlendirme yapılmaksızın, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması gerekçesi ile verilen usule ilişkin bir kaldırma kararı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, ıslah harcını yatırdıklarını, usuli kazanılmış hakkın ancak esasa ilişkin nihai kararın esastan bozulması halinde mümkün olacağını, kaldırma kararının bozma anlamına gelmediğini, taşınmazın gerçek karşılığının peşin olarak ödenmesi gerektiğini Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davacının mülkiyet hakkının ihlal eder nitelikte olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca harcın hatalı hesaplandığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2694 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
3. Mahkemece verilen ilk karara karşı davalı idare vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğundan; ilk kararı istinaf etmeyen davacı yönünden ilk kararda tespit edilen tazminat kesinleştiğinden aleyhe hüküm verme yasağı ve taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde yapılan değerlendirme doğrudur.
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli Değişik 21.11.1980 tarihli 1 sayılı tarife nin (e) maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Yargıtayın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de aynen uygulanacağı belirtilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu gözetildiğinde karar ve ilam harcına hükmedilmesi yerinde olup İlk Derece Mahkemesi kararı Bölge Adliye Mahkemesince ortadan kaldırıldığından fazla yatan harcın iadesi mahallinden her zaman talep edilebilir.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapmak üzere gönderilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince görülen dava bağımsız yeni bir dava olarak kabul edilse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesince 08.03.2022 tarihli Türkiyeye Karşı ...Kararı ile yargılamanın yenilenmesine karar verilen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/35 Esas, 2011/354 Karar sayılı dosyası olup buna göre değerlendirme tarihi 18.07.2007 tarihi olduğu ve bu tarih itibarıyla değer biçilmesi gerektiği hâlde, aksine düşüncelerle değerlendirme tarihinin 02.08.2022 tarihi olarak kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.