Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3506 E. 2025/9453 K. – Kat Malikleri

Konu: Kat Malikleri Kurulunda Alınan Kararın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3506
Karar No
2025/9453
Karar Tarihi
Konu
Kat Malikleri Kurulunda Alınan Kararın İptali

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2424 Esas, 2024/3453 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kat malikleri kurulunda alınan kararın iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.09.2021 tarihli kat malikleri kurulu toplantısının 5, 8, 9 ve 10 numaralı kararlarının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... sitesinin 01.09.2021 tarihli 2020 yılı kat malikleri kurulu toplantısında alınan 8 numaralı karar olan 9-10 numaralı ve 19-20 numaralı villalar arasında bulunan duvarın engelliler ve yaşlılar için rampa ve merdiven yapılması yönündeki kararın daha önce ... Sitesinin 11.08.2019 tarihli 2018 yılı kat malikleri kurulu toplantısında alınmış olmasının ve iptal davası açılmasının söz konusu kararın tekrar alınmasına hukuken engel olamayacağını, kararın tekrar alınmasının kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağını, kararın yasal çoğunlukla usul ve kanuna uygun alındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; site yönetiminin belediyeye işgaliye harcı ödemesine konu olan belediyenin maliki olduğu araziden tüm kat maliklerinin faydalandığını, yapılan harcamaların hepsinin yasal dayanakları olduğunu, buna rağmen davacı haksız ve mesnetsiz iddialarla harcamalar hakkında bizzat yöneticiyi basiretsizlikle ve görevi suistimalle suçladığını, sitenin tüm kaynakları ve site bütçesi yönetim tarafından tüm site kat maliklerinin menfaatine olacak şekilde harcamalar yapıldığını, kat malikleri kurulu kararı gereği ... 2.İdare Mahkemesi Başkanlığı’nın 2021/892 Esas numaralı dosyası ile yürütmenin durdurulması talepli yıkım kararının iptali davasına konu rampanın yapıldığı duvar ile ilgili masraflarının site kat maliklerinden alınması ve bununla ilgili yönetimin ibraz edilmesi hakkında tüm kat maliklerinin 4/5’inin oyu ile yasal çoğunluk sağlanarak karar alınmasının yasaya uygun olduğunu, rampanın yapıldığı duvar site sakinlerinin talepleri doğrultusunda tüm site kat maliklerinin faydalanması için yapıldığını, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen kararlardan 5, 9 ve 10 nolu kararların kanunun nitelikli çoğunlukla alınması gerekli gördüğü işlerden olmayıp, ibra ve mali işlere ilişkin 634 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlası ile alınabilecek rutin işlere ilişkin bir karar olduğu, alınan kararların da gerekli nisaplarla alındığı ,iptali istenen 8 nolu kararın ise engelliler ve yaşlılar için rampa ve merdiven yapılmasına yönelik bir karar olduğu, 634 sayılı Kanunun 42 nci maddesi dikkate alındığında kararın, karar sayı ve arsa payı çoğunluğu ile alındığına göre 8 nolu kararın iptaline karar verilmesinin de mümkün olmadığı hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne dair karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iptali ve yok hükmünde olduğunun tespiti istenen kararlar öncelikle kesinleşmiş bulunan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/172 Esas, 2020/289 Karar Sayılı ilamına, yasanın amir hükümlerine, imar mevzuatına ve mimari projeye açıkça aykırılık teşkil ettiği, işbu huzurdaki yargılamaya konu Kat Malikleri Kurulu kararında yer alan kararların 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine aykırı olduğu İdari yargı nezdinde de kesinleşmiş mahkeme kararı ile ortaya konduğu, ... yönetimi, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/172 Esas, 2020/289 Karar sayılı ilamı ile açıkça hukuksuz olduğu tartışmasız bir hale gelen tamamlanmış bir imalatı, sanki yeni bir karar gibi alınmış ve bu yeni karara göre sıfırdan bir inşaata başlanılacakmış gibi yeniden gündeme alarak oylamaya sunduğu halbuki 2019 yılı Ağustos ayında gerçekleştirilen kat malikleri kurulu toplantısında; tıpatıp aynı içerikte bir karar alındığı ve bu kararın Mahkeme hükmü ile iptal edildi, kararın kesinleştiği, ayrıca davalı ... Yönetiminin 01.09.2022 tarihli Kat Malikleri Kurulu toplantısına ilişkin davet mektubunda; kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda iptal edilen 2019 yılı Kat Malikleri Kurulunda ve bu yargılamaya konu edilen 2020 yılı Kat Malikleri Kurulunda alınan kararlar ile aynı doğrultu, içerikte Gündem Maddelerine tekrar yer verildiği görülmekle davalı tarafın kötüniyeti ortaya çıkmakta olduğunu, iptali istenen 8 numaralı kararın olağanüstü yönetim işlerine girdiği ve tekrardan karar nisabına uyulmadan, oybirliği sağlanmadan, dahası kesinleşen mahkeme kararı ile iptal edilen bu konunun sürekli olarak gündeme getirilmek suretiyle dürüstlük kuralına aykırı şekilde yeniden alınması açıkça yasa hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olduğunu bunun yanında tapuya kayıtlı yönetim planı yönünden de inceleme yapıldığında kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu tüm kat maliklerinin onaylarının alınması gerektiğini , 634 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi uygulamasının somut uyuşmalık açısından geçerli olmadığını, site yönetiminin hata ve yanlışlarından doğan zararların, masrafların müvekkil yahut diğer kat maliklerine yükletilmesi, onlardan bu bedellerin talep edilmesinin mümkün olmayacağı, bilhassa müvekkil tarafından bu yanlışlıkların yıllardan beri vurgulandığı, yanlışlıkların önüne geçilebilmesi ve haklarının korunabilmesi adına hukuki yollara başvurduğu durumda müvekkile bu sorumluluğun yüklenemeyeceğini, önceden görüşülmeden, masraf yapılmadan ve bu masraf ve miktarı site genel kuruluna getirilerek denetlenmeden önden site yönetiminin ibra edilmesinin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğinin ortaya konduğunu belirterek kararların iptal edilmesi gerektiğini, iptali talep edilen 10 numaralı karar gereği yapılan bu ödemelere ilişkin olarak kat maliki olan müvekkilde dâhil diğer kat maliklerine bu hususta hiçbir açıklama yapılmadığını, söz konusu işlemin tamamen hukuka aykırı olup, bu işleme bağlı maddi yükümlülüklerden sitenin ve dolayısıyla kat maliklerinin sorumlu tutulmasının yasal bir dayanağı bulunmadığını, site yöneticisi, kamu arazisini manzarasının kapanmaması ve kendi şahsi kullanımı için işgal etmiş ve Belediye tarafından çıkartılan ecrimisil bedelinden şahsen sorumlu olmasına rağmen bu tutarları site bütçesinden karşılandığını, aksi düşünülse dahi hazine arazisinin işgal edildiğinin bilinmesine rağmen gerekli tedbirler alınmayarak bu işgalin site adına sürdürülmeye devam edilmesinin ve bunun sonucunda sitenin cezai müeyyideye uğramasının yöneticinin ihmalinden kaynaklandığını ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili temyize cevap dilekçesinde özetle; dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüş olup istinaf mahkemesi tarafından müvekkil lehine eksik şekilde 18.000,00 TL olarak hükmedilen vekâlet ücretinin 30.000,00 TL olarak düzeltilmesini gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat malikleri kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; davaya konu anataşınmazın birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve toplu yapı yönetimine geçilmediği anlaşılmıştır. Birden fazla parselde kurulu anataşınmazda toplu yapı yönetimine geçilmemiş ise tapuya işlenmiş yönetim planı taraflar arasında sözleşme niteliğinde kabul edilerek uyuşmazlığın çözümünde sözleşme niteliğinde olan yönetim planının uygulanması gerekmektedir. Buna göre anataşınmaza ait yönetim planı incelendiğinde genel hükümler başlıklı birinci maddesinde " gayrimenkul kanunun emredici hükümleri saklı kalmak üzere bu yönetim planına göre yönetilir" hükmü, beşinci maddesinde "yönetim planınında hüküm bulunmayan hallerde Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanun ve diğer ilgili kanun hükümleri uygulanır" hükmü yer almaktadır.

3. Dava konusu uyuşmazlıkta yönetim planının ilgili maddeleri ve 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4. Ayrıca davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğü dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3506, K. 2025/9453, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3506-e-2025-9453-k-0e5496e32620