Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16395 E. 2026/8673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16395
- Karar No
- 2026/8673
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/215 Esas, 2025/166 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkinini istemine ilişkin davada verilen karara karşı yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan inceleme ve işlem sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 2 ada 134 parsel sayılı taşınmazın 1433,06 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerdeki komşu diğer parsellere de aynı fiyatın verildiğini, ancak niza konusu taşınmazın yola olan cephesi dikkate alınmadan bu değerin takdir edildiğini; müvekkilinin taşınmazının birim fiyatının yola olan cephesi nedeniyle daha fazla olması gerektiğini, bu nedenle de müvekkili tarafından uzlaşmanın kabul edilmediğini beyan ederek kamulaştırma bedelinin tespiti ile yapılan yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.09.2023 tarihli ve 2023/12621 Esas, 2024/5368 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın 1.198,07 m²lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.09.2023 tarihli ve 2022/367 Esas, 2023/414 Karar sayılı karara karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal taşınmazların satış bedellerinin aritmetik ortalaması alınmak suretiyle değer biçilmesi nedeniyle rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından ve mahkemece verilen ilk kararla hüküm altına alınan bedele dava tarihi olan 13.02.2014 tarihinden 4 aylık sürenin dolduğu 14.06.2014 tarihinden ilk karar tarihine kadar, ödeme yapılmış ise bu husus gözetilmek ve mükerrerliğe neden olmamak üzere faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.10.2025 tarihli ve 2024/215 Esas, 2025/166 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun bozma gerekçelerine uygun hazırlanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyulmadığını, dava konusu taşınmazda arta kalan alanda kot farkı nedeniyle değer kaybı meydana geleceğini, tespit edilen bedelin düşük olduğunu, faizin dava tarihinden başlatılması gerektiğini ve dava konusu taşınmazın konumunun da gözetilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan " itibaren 4 aylık sürenin dolduğu 14/06/2014 tarihinden" ibaresinin hükümden çıkartılması, aynı bentte yer alan " yasal faiz " ibaresinin çıkartılması, yerine " kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan 3.608,00 TL temyize başvuru harcının alınmasına, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.