Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/405 E. 2026/11353 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/405
Karar No
2026/11353
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/88 Esas, 2025/75 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/77 Esas, 2025/101 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare, davalı ... vd. vekilleri ile davalı ... vd. tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare, davalı ... vd. ile davalı ... vd. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1 21... parsel (eski 1542 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak ve mülkiyet hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak ve mülkiyet hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... vd. ile davalı ... vd. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürünlerin verim miktarı ve satış fiyatının yüksek, üretim masrafının düşük alındığını, objektif değer artışı uygulanmasının ve oranının hatalı olduğunu, değer kaybı oranının hatalı olarak yüksek belirlendiğini, tespit edilen bedele faiz işletilmesinin, faizin başlangıç ve bitiş tarihlerinin hatalı olduğunu, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin, karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükmün tamamlaması yoluyla vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, kuruma iade edilecek miktarların eksik hesaplandığını, daha önce ödenen acele kamulaştırma bedelinin güncellenerek daha fazla bedelin kuruma iadesine karar verilmesi gerektiğini, iadeye karar verilirken varsa işlemiş neması ile birlikte iadeye hükmedilmemesini hatalı olduğunu, karar başlığında önceki karardan farklı davalı isimlerinin yer aldığını, istinaf kaldırma kararı sonrası veraset ilamı çıkarılıp davaya dahil etme usuli işlemlerinin tamamlanmamasının usule aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ... vd. istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut verilerle, emsal dosyalarda alınan raporlarla çelişki arz ettiğini, dava konusu taşınmazın kurulmakta ve gelişmekte olan ... Organize Sanayi Bölgesine komşu olduğunu, bu durumun taşınmazın bedelini artırdığını, dikilen direklerin ve geçirilen enerji hattının, sanayileşme durumunda sanayi tesisi yapılması halinde problem teşkil edeceğini ve taşınmazın sanayi arsası olarak cazibesinin olumsuz yönde etkileyeceğini,verim miktarının ve değer kaybı oranının düşük alındığını, hükmedilen kamulaştırma bedelinin taşınmazda meydana gelen değer kaybını karşılamaktan çok uzak olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

3.Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut verilerle, emsal dosyalarda alınan raporlarla çelişki arz ettiğini, dava konusu taşınmazın kurulmakta ve gelişmekte olan ... Organize Sanayi Bölgesine komşu olduğunu, bu durumun taşınmazın bedelini artırdığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kısmen sulu tarım arazisi, kısmen kapama şeftali bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metoduna göre değer biçilmesine ve aynı kanunun 11/son maddesi uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespitine karar verilmesinde ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedelin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile birlikte derhal davalılara ödenmesine karar verildiğinden, fark bedel yönünden faiz bitiş tarihinin İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olarak belirlenmesi gerektiği hâlde, ikinci karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesinin doğru görülmediği, davacı idarece fazla yatırılan bedel davalı tarafça bankadan alınmamış ise bedelin depo edildiği tarihten itibaren varsa işlemiş nemasıyla birlikte davacı idareye iadesine, davalı tarafa ödeme yapılmış ise ödeme tarihine kadar işlemiş nemasıyla birlikte davalılardan alınarak davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmaz tek olup asıl ve birleştirilen dava tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından vekille temsil edilen davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi ve tescil hükmünün tüm takyidatlardan ari olacak şekilde kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza tesis edilen irtifak ve mülkiyet hakkı bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı uygulanmak suretiyle irtifak hakkı karşılığı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/405, K. 2026/11353, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-405-e-2026-11353-k-5f4940aeb4b4