Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15581 E. 2026/8672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15581
- Karar No
- 2026/8672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1066 Esas, 2025/1536 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı idare vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Mevkii, 69, 45 68... parsellerin de bulunduğu ... ... Mutlak Koruma Alanında kalan parselin kamulaştırılmasına karar verildiğini, dava konusu taşınmazların Kıymet Takdir Komisyonu raporu ile çıplak m² değerinin 130,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın bedelinin tespitini, taşınmaz üzerinde var olan mevcut haciz ve takyidatlardan ari olarak müvekkili idare adına tescilini, iş bu dava ile kamulaştırma bedel tespit ve tescil talepli olarak dava açılmış ise de aynı davalıya ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/181 Esas sayılı davası ile iadesi/istirdadı talep edilen ve evvelce davalı tarafa haczen tahsil suretiyle işbu davanın konusu taşınmazlar için tazminat bedeli olarak ödenen 3.231.559,81 TL'nin huzurdaki davada keşif sonucu verilecek rapor ile tespit edilecek kamulaştırma bedelinden düşülmesi ve bakiye tutarın bloke edilmek suretiyle davalıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı ... birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/209 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkili davacının maliki bulunduğu bu taşınmazlarda bitki yetiştirmek için Tarım ve Orman Bakanlığına müracatta bulunduğu ve bitki yetiştirme ruhsatını aldığını, almış olduğu ruhsata istinaden ticari amaçlı bitki yetiştime faaliyetine başladığını, fidan ve bir takım bitkilerin yetiştirildiğini, bu fidan ve bitkilerinin sulama amaçlı gölet yapıldığını, ancak davalı idare tarafından dava konusu taşınmazların ... Kanunu ve İçme Suyu Havzaları Yönetmeliği gereğince ... Baraj ... mutlak koruma sahası içinde kaldığı gerekçesi ile fiilen el atılarak göletlerin kaldırılması ve fidanların bakımının engellenmesi üzerine dikilen fidanların kuruduğu ve yapılan yatırımların heba olduğunu, davacının uğradığı zararın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında düzenlenen raporunda hesaplandığını ve 2.719.500,00 TL olduğu, öncelikle açılan bu dava dosyasının ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/209 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve uğranılan zarar nedeniyle fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 3.000.000,00 TL ağaç bedelleri ve yapı, muhtesat ve gölet ile ilgili bedellerin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üstün vasıfları ve civardaki emsaller dikkate alınmak suretiyle gerçek bedelin hesaplanmasını ve bu bedelin faizi ile birlikte hüküm altına alınarak davalıya ödenmesine, bu davanın konusu olmamakla birlikte bir an için talep doğrultusunda kamulaştırma bedelinden daha önce ödenen bedelin iadesi bu dava içerisinde değerlendirilse dahi davacı tarafından belirtilen 3.231.559,81 TL'nin değil harç vergi ve düşüldükten sonra davacıya ödenen gerçek bedelin tespiti ile bu bedelin kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2017 tarihli ve 2017/209 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.05.2021 tarihli ve 2019/2690 Esas, 2021/941 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.05.2021 tarihli ve 2019/2690 Esas, 2021/941 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosya arasında bulunan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/85 D. İş dosyasında taşınmazın çok bakımsız olduğu, yoğun yabani hardal bitkisi nedeniyle fidanların görülemediği; ancak 2 yaşındaki repikaj alanına dikilmiş fakat bakımı yapılmamış 2500-3000 adet zeytin fidanı olduğunun belirtildiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında aldırılan fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların otluk ve sazlık olduğu, araziler incelenerek ve tespit raporuna göre 141.000 adet fidan olduğunun belirtildiği, ancak bu tespitin nasıl yapıldığına ilişkin somut veri sunulmadığı, eldeki dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bilimsel metotla fidan yetiştiriciliği yapılması durumunda 1 metrekarede 2 adet süs bitkisi yetiştirilebileceği belirtilerek 56492 adet muhtelif süs bitkisi ve zeytin fidanının gelir kaybı hesaplandığı, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği karın dikkate alınmayacağı, buna göre dava konusu taşınmazın üzerinde bulunduğu ileri sürülen fidanların sayısı her türlü şüpheden uzak bir biçimde belirlendikten sonra bilirkişilerce tespit edilecek bedeline, maktu değerlerine ilişkin resmi veriler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporunun denetlendikten sonra hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ileride süs bitkisi yetiştirileceği varsayımı ile gelir kaybına hükmedilmesi hatalı olduğu gibi davacı tarafça açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında ilk kararla hükmedilen ve karar kesinleşmeksizin icraya konulan 2.091.640,98 TL’nin davalı tarafça faiziyle davacı idareye iade edildiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli ve 2024/8645 Esas ve 2025/7125 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2025 tarihli ve 2024/8645 Esas ve 2025/7125 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, davacının 07.04.2008 havale tarihli dilekçesi ile tespit talebinde bulunduğu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/85 Değişik İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda taşınmazların keşif tarihi itibarıyla çok bakımsız olduğu, yabani hardal bitkisinin yoğunluğundan dolayı araziye dikimi yapılmış fidanlar görülemediği, ancak yaklaşık 2 yaşındaki 35-40 cm aralıklarla repikaj alanına dikilmiş fakat bakımı yapılmamış 2500-3000 adet zeytin fidanının bulunduğu, davacı tarafça sulama açmaçlı yapılmış gölet bulunduğu, dava dilekçesinde miktar ve ebatları belirtilen miktarda sahibi olduğu arazi üzerinde 3 yıllık sürenin sonunda elde edeceği fidan satışından eline geçecek gelirin hesaplandığının belirtildiği, aynı taşınmazlar için açılan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında alınan fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların 06.07.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların tarım arazisi olarak kullanılmadığı, otluk ve sazlık olduğunun görüldüğü, 13.11.2007 tarihli davacıya ait ... Genel Müdürlüğü hitaplı dilekçede fidan yetiştirmek istediğinin belirtildiği, 06.11.2007 tarihli ve 154071 sayılı cevabi yazıda mutlak koruma alanlarında hiçbir şekilde ... ve hayvancılık yapılamayacağından talebin uygun görülmediği, 21.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda 2008/55 D. İş dosyasında verilerin esas alınarak hesaplama yapıldığının belirtildiği, dosya içindeki tespit raporunda 141.000 adet fidan bulunduğu belirtilmişse de bu hususun tespit raporu verileri ile örtüşmediği anlaşıldığından, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/85 D.iş dosyasında tespit edilen zeytin fidanları dışındaki süs bitkilerinin bedeline hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2025 tarihli ve 2025/1066 Esas, 2025/1536 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı ve birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarenin kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin çok üstünde bir bedel belirlendiğini, birim fiyatının objektif değer artışı uygulanarak kabul edilebilir bedelin üzerine yükseltildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı ve birleştirilen davanın davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 01.11.2026 tarihli ruhsatla süs bitkileri yetiştiriciliğinin yapıldığını, delil tespiti dosyasında ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/792 Esas sayılı dosyasında 199.483 adet fidanın belirlendiğini, zeytin fidanlarına çok düşük bedeller takdir edildiğini, faiz hükmünün hatalı kurulduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan zeytin fidanlarına ise yaş, cins ve niteliklerine göre İl Tarım Müdürlüğü'nden getirtilecek fiyat listesine göre ayrı ayrı bedel belirlenmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Tespit edilen kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde geçen "Dava 4 ay içinde sonuçlandırılamadığından Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine 11/04/2013 tarihinde 6459 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi ile eklenen hüküm gereğince" cümlesinin çıkartılması, yine aynı bentte yer alan "Dava tarihinden 4 ay sonrası olan 12/08/2017 tarihinden 20/06/2018 ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin hükümden çıkartılması, yerine "Dava tarihinden ilk karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.