Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1445 E. 2026/11356 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1445
Karar No
2026/11356
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2769 Esas, 2025/2102 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1195 Esas, 2024/95 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, Sarayköy ilçesi, ... Mahallesi 1 95... parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan (1 35... , 33, 34 parsel sayılı taşınmazların) 34.108,98 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından kamulaştırma bedelinin çok düşük hesaplandığını, taşınmazda yetiştirilen ürünlerin değerleri konusunda eksik ve hatalı değerlendirmeler yapıldığını, dava konusu taşınmazın 05.11.2019 tarihinde ifraz edildiğini, taşınmazın 1 95... parsel, 1 95... parsel, 1 95... parsel, 1 95... parsel, 1 95... parsel, 1 95... parsel olarak ayrıldığını, kamulaştırılan alan dışında yaklaşık 18.000 m²lik alanın kullanılamaz hâle geldiğini, taşınmazın ekim dikim için kullanılamaz hâle geldiğini, taşınmazın değerinin düştüğünü, taşınmazın tarım alanı olarak oldukça verimli olduğunu, taşınmazın değerinin tespit edilerek en yüksek faiz oranına göre faizleri ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, karara esas alınan bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişilerce münavebe oluşturulurken kullanılan kavun mahsulünün net gelirin yüksek olmasına ve kamulaştırma birim bedelinin yüksek hesaplanmasına sebep olduğunu, münavebe deseninin uygun olmadığını, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde kuruda kavun bitkisi ekim alanının olmamasından dolayı verim hesaplamalarında kuru kavun bitkisi hesabı bulunmadığını, kuru tarıma uygun mutat ürünler kullanılarak münavebe oluşturulması gerektiğini, ... İlçe Tarım Müdürlüğünün maliyetleri kullanılmayarak brüt gelirin 1/3'ünün kullanılmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde göz önüne alınan yerleşim yerine yakın olma unsurunun objektif değer artış oranının tespitinde yeniden kullanılmasının hatalı olduğunu, % 40 oranında objektif değer artışı kullanılarak fazla bedele hükmedildiğini, bilirkişi raporunda ... Genel Müdürlüğü ve ... Genel Müdürlüğü adına irtifak hakkı tesisinden dolayı değer azalış olacağı hesap edildiğini, değer azalışı hesaplamasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın değerinin haksız bir şekilde yükseltildiğini, kamulaştırmaya tabi tutulmayan 33... parsellerin kamulaştırma işlemi yapılmadan önce de çevresindeki parseller ile birlikte kuru marjinal tarım arazisi sınıfına ait olduklarını, söz konusu parsellerin işlevini yitireceği ve değer kaybına uğrayacağı yönündeki bilirkişi görüşü ve bu doğrultuda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, önceden müvekkil idare tarafından ödenen bedelin işleyen faizinin kamulaştırma bedelinden mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince tespit edilen eksiklikler bakımından bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlar hakkında 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazi net geliri esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, münavebe deseninin yörede yaygın olarak yetiştirilen ürünlerden oluşturulduğu, davacı idare vekili her ne kadar kavun bitkisinin münavebeye alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmekte ise de, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün konuya ilişkin 08.04.2022 tarihli yazısı ve aynı bölgede bulunan bir başka taşınmaza ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2023 tarihli ve 2022/13443 Esas, 2023/4517 karar sayılı kararı dikkate alındığında, bilirkişi raporunda kuru tarım arazisi için uygulanan aynı münavebe deseninin aynı bölgede bulunan taşınmazlar hakkındaki istinaf ve temyiz incelemesinden geçen münavebe desenine uygun olduğu, davaya konu taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde olması nedeni ile %5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasında ve taşınmazın tespit edilen konum ve özellikleri gözetildiğinde %40 oranında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazdaki irtifak hakları nedeni ile değer azalışı hesaplanarak kamulaştırma bedeline yansıtıldığı, kamulaştırmadan arta kalan taşınmazların geometrik şekilleri ve yüzölçümleri dikkate alındığında belirlenen değer azalış oranlarında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi arta kalan 33... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, yüzölçümü miktarlarının kamulaştırma nedeni ile azalarak çok küçük parseller haline geldikleri, geometrik şekillerinin tarım makinelerinin çalışması için elverişsiz hale geldiği, ulaşım imkanının ortadan kalktığı, işletme bütünlüğünün de bozulduğu bu sebeple ekonomik tarım yapmaya elverişsiz hale geldikleri gözetilerek kamulaştırılması gerektiğine yönelik tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olduğu, kamulaştırma bedelinin faizinin tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilmesine yönelik talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1445, K. 2026/11356, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1445-e-2026-11356-k-80210cffc766