Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5130 E. 2026/2998 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5130
- Karar No
- 2026/2998
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/6 E., 2024/1 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında,...Mahallesi çalışma alanında bulunan 652, 6 67... parsel sayılı 134.000, 27.2 50... .500 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; müşterek malik oldukları...Mahallesi 435 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün gerçek miktardan eksik tespit edildiğini, bu eksikliğin Hazineye miktar fazlası olarak tespit edilen taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eksik belirlenen kısmın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. 3. Davacı ... dava dilekçesinde; müşterek malik olduğu...Mahallesi 437 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün gerçek miktardan eksik tespit edildiğini, bu eksikliğin Hazineye miktar fazlası olarak tespit edilen taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eksik belirlenen kısmın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2015 tarihli ve 1990/35 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararıyla, davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.05.2015 tarihli ve 1990/35 Esas, 2015/69 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.10.2017 tarihli ve 2015/13040 Esas, 2017/5981 Karar sayılı ilamıyla, "mera olarak sınırlandırılmış komşu parsellerle dava konusu taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmadan, hava fotoğrafları getirtilip stereoskopik inceleme yaptırılmadan, ziraat ve fen bilirkişilerinden karşılaştırmalı rapor alınmadan eksik incelemeyle zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmasının ve ayrıca dava açmayan kişiler lehine tescile karar verilmesinin ve dava konusu edilmeyen parseller hakkında kesin hüküm oluşturacak biçimde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "keşif, mahalli bilirkişi beyanları, ziraat ve jeoloji bilirkişi raporlarıyla dosya kapsamına göre bilirkişi raporunda 652/B, 652/D, 667/B, 668/B ve 668/E alanlarının tarla vasfında olduğu ve 20 yıllık nizasız fasılasız zilyetlikle kazanım koşulunun gerçekleştiği; 652/A, 652/C ve 668/C alanlarının ise 1952 tarihli hava fotoğrafına göre taşlık yapıda olup zilyetlik koşullarının sağlanmadığı" gerekçesiyle, her iki dava yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşifte dava konusu taşınmazların bir bütün halinde sınırlandırılıp uzun süredir tarım arazisi olarak kullanıldığının ve keşif günü de ekili bulunduğunun belirlendiğini, gerekçeli kararda taşlık alanlardan söz edilmiş ise de dosyadaki fotoğrafların taşınmazların bütünlük arz eden tarım arazisi niteliğinde olduğunu gösterdiğini belirterek, davanın kısmen reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap edilemeyeceğini ve bilirkişi raporlarının eksik düzenlendiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Hazine adına kayıt miktar fazlası olarak tespit edilen dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, kadastro hâkimi; doğru, infazı kabil, infaz aşamasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında tapu siciline esas alınabilecek nitelikte karar vermekle yükümlüdür. Eldeki dava, kadastro tespitine itiraz davası olup İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptaline karar verilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmaksızın doğrudan tescile karar verilmesi usul ve kanuna uygun aykırılık teşkil etmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına (2) numaralı bent olarak "Dava konusu...Mahallesinde kain 652, 6 67... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline" cümlesinin eklenmesine, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.