Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15490 E. 2026/9668 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15490
- Karar No
- 2026/9668
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4752 Esas, 2025/2562 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 725 parsel sayılı taşınmazın 2633,58 m²lik kısmının tapusunun iptal edilerek kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, uğramış olduğu zararın mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken dava tarihine göre değerlendirme yapılması gerekirken, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak değer belirlemesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, yapı sınıfı 2-B olarak adlandırılan kazan dairesi için yapının 71,75 m²lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıyor olsa da sadece bu kısmın kaldırılması halinde binanın tamamen yıkılma tehlikesi olacağını, bu sebeple 71,75 m²lik kısmın değil binanın tamamının değer hesabının yapılması gerektiğini, yapı sınıfı 2-A olarak adlandırılan baca yapısı için; yapının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı Yaklaşık Maliyetleri Tebliği'ne göre 2.sınıf A grubu yapılara göre hesap edilmişse de söz konusu yapı özel yapılar sınıfında olup yapı alanının ve değerinin özel olarak hesaplanması gerektiğini, ayrıca söz konusu betonarme baca tek başına değerlemeye alındığı ve baca ile bir bütün olan, bacaya bitişik durumdaki duman kanalları vb. yapıların değerleri hesaplamaya dahil edilmediğini, dava konusu taşınmaz için tespit olunan metrekare fiyatına konum için %60 oranında objektif değer artırıcı unsur ilavesi yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ıslah edilen miktar yönünden de davacı idarenin tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, 01.05.2007 tarihinde kesinleşen mahkeme kararına dayanarak 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat talebinin 06.03.2019 havale tarihli ıslah dilekçesi ile artırılan miktarın her halde talepte bulunulması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmazın değerinin tapu iptal tescil kararının kesinleştiği tarihe ve bu tarihteki niteliğine göre hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibarıyla tespit edilen değer 2007 yılına endekslenmek suretiyle kesinleşme tarihindeki değer tespit edilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemece davanın kısmen kabul edilen yönü ile 1.733.215,14 TL'ye 01.05.2007 tarihinden itibaren faiz işletilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tapu kaydının kıyı kenar çizgisinde olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, her ne kadar kıyı kenar çizgilerinin özel mülkiyete konu olması mümkün değil ise de tapu sicili hatalı olarak tutulduğundan, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının zararının tazmininin yerinde olduğu, hasım olarak hazinenin gösterilmesinde, dava dilekçesindeki davacı talebi doğrultusunda tapu iptal kararının kesinleştiği tarih itibarıyla zarar miktarının belirlenmesinde ve asıl alacağa, tapunun iptal edildiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasında isabetsizlik olmadığı, taşınmazın niteliği dikkate alındığında, arsa olarak değerlendirilmesinde, emsal olarak belirlenen taşınmaz ile yapılan mukayese sonucunda belirlenen tazminat miktarında, kal kararı verilen yapılardan tamamen yıkılacak olanların bedeli ile kısmen yıkılacak olanların onarım, hurda bedeli makine ekipmanlarının montaj- demontaj bedellerinin tahsiline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Buna karşın, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan davaya konu bölümüne dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerekirken yazılı şekilde tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarih itibarıyla değer biçilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.