Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14806 E. 2026/9959 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14806
Karar No
2026/9959
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3326 Esas, 2025/1545 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 16.07.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hükmedilen ecrimisil miktarı dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı idare vekilinin ecrimisil talebine ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin, davacının kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... 111 41... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen el atıldığını ileri sürerek bedelin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle, ava konusu taşınmazın trafo alanı olduğunu, trafo alanında ... Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 10.10.2023 tarihinde karar verildiği hâlde, hükmedilen vekâlet ücretinin 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yerine önceki eski tarife uygulanarak hatalı hesaplama yapıldığını, kararda harca ilişkin hükmün de hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın emlak vergi beyanına ilişkin itirazda bulundukları hâlde raporda çelişki oluşmaması adına mukayese kriterleri yükseltilerek bilirkişi raporlarının çelişkili hale geldiğini, mukayese edilen kriterlerin yetersiz olduğunu, ticari hareketlilik düzeyi, parsel büyüklüğü gibi mukayese kriterlerinin yer almadığı bir bilirkişi raporundan bahsedebilmenin mümkün olmadığını, bu kriterlerin de bilirkişi raporunda yer alması gerektiğini, şehir merkezinde yer alan ve direkt şehir hareketliliğin olduğu caddede konum bulan dava konusu taşınmaz kamu vasıflı bir arsa olmasa idi normal şartlarda metrekare değerinin 30 bin TL civarında olacağını belirterek kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu emsalin neden değerlendirmeye alındığının belirtilmediğini, bilirkişi raporunda taşınmazın küçük bir kısmına el atıldığı belirtildiği hâlde el atılmayan kısımlar yönünden de taşınmazın bedeline hükmedildiğini, dosyada alınan tek bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın değerine esas alınan emsal taşınmaza yapmış olduğu yeni itirazların değerlendirilmediğini, kendileri tarafından sunulan emsallerin bilirkişilerce hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, bilirkişilerin keşif mahallinde sadece fotoğraf çekerek, matbu raporlarını hazırladıklarını, bilirkişilerin ulaşmaları gereken en yüksek rakamı belirleyip emsali ve karşılaştırmasını ona göre bulup yapmayacaklarını, ince eleyip, sık dokuyarak değerlendirme yapmaları gerektiğini, raporda kullanılan emsalin kamulaştırmasız el atma davalarında çıkarılacak bedellerin yüksek çıkması için daha önceden ayarlanmış bir satış olduğunu, dava konusu taşınmaz okul alanı olması hasebi ile ...Bakanlığının kamulaştırma sorumluluğunda olduğunu, fiili el atma olarak değerlendirmenin yanlış olacağını, imar planında okul alanı olarak planlanan dava konusu parsel için maliklerin okul alanı nedeniyle ...Bakanlığı aleyhine dava açmaları gerektiğini, mahkemece resen araştırma yapılarak resen emsal seçimi yapılması gerektiğini, bilirkişi olarak hep aynı kişilerin seçildiğini, bilirkişisi önceden belli olan davada Anayasa Mahkemesi kararlarına göre adil yargılanma ilkesi ve hukuki güvenilirlik ilkesinin ihlal edildiğini, mahkemece hüküm tesis edilirken ıslah edilen tutara ıslah tarihinden değil dava tarihinden itibaren faiz işletildiğini, bu yönden de istinafa başvurduklarını, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını belirterek resen dikkate alınacak nedenlerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında Belediye Sosyal Tesis Alanında küçük bir kısmının da otopark alanında kaldığı, dava konusu taşınmazın vasfı arsa olarak değerlendirilip emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin hükme esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporunun denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu, ancak 21.09.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 10.10.2023 tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği hâlde bir önceki tarife hükümleri gereğince daha az vekâlet ücreti takdir edildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazdaki davacı payına düşen bedelin davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler davalı idare vekilinin temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekili Kamulaştırmasız El Atmadan Doğan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14806, K. 2026/9959, T. 10.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14806-e-2026-9959-k-9cdc7d9c15c5