Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14170 E. 2026/10540 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14170
- Karar No
- 2026/10540
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3784 Esas, 2025/1259 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/916 Esas, 2022/446 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının taşınmazın ortak yerlerine moloz dökerek, taş döşeyerek, ağaç dikerek, köşkün müştemilatına ek binalar yaparak, kamera sistemi kurarak haksız el attığını, bu nedenle el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait köşkün 1.Grup korumalı tescilli tarihi eser olduğunu, davalının taşınmazda yaptığı restorasyon işlemlerinin kültür varlıklarını koruma bölge kurul kararları ile yapı ruhsatına uygun olarak tamamlandığını, davacıların işbu davadaki iddialarını da içerecek şekilde İstanbul 5. Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğüne başvuruda bulunduklarını ve Kurul tarafından yerinde yapılan inceleme sonucunda restorasyon tadilat projesinin uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Bir kısım davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, haksız müdahaleye dayanak olan projenin İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 4. İdare Dava Dairesinin kararı ile iptal edildiğini iş bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davacı ...'ın tereke temsilcisi vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, davanın görevsiz İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/156 Esas dosyasından 24.04.2015 tarihinde ikame edildiği, bu tarihte davacı ...'ın hayatta olduğunu, ...'ın 15.12.2016'da vefat ettiği, vefat ile ...'ye verdiği vekaletnamenin son bulduğunu, 26.11.2020 tarihli duruşma zaptı ile davacı vekiline, müteveffa ...'ın veraset ilamını alıp dosyaya sunmak ve mirasçılar ile davaya devam edilecek ise buna ilişkin vekaletnamelerini dosyaya sunmak üzere duruşma gününe kadar yetki ve süre verdiğini, İstanbul Anadolu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/102 Tereke dosyasının derdest olduğunun bildirildiği, İstanbul Anadolu 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/102 Tereke dosyasında tereke idare memuru ... olduğunu, ...'nin işbu davada sıfatı davacı-asil olduğunu, taraf kaydının davacı asil olmasından kaynaklandığını, tereke idare memuru olarak davacı sıfatının bulunmadığını, tereke idare memuru olarak kendisine tebligat yapılmadığını, Tereke İdare Memurluğu'na tebliğinin yapılmadığı bu nedenle taraf teşkili sağlanamadığını, kararda görevsiz mahkemece alınan rapor dayanak olarak gösterildiğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, mahkemece davanın açıldığı tarihte tadilat projesinin mevcut olduğundan haklılık durumuna göre karar verilmiş ise de işbu proje idare mahkemesi tarafından iptal edilmekle, iptal kararı geriye yönelik olup, en başından itibaren bu projeye dayanak işlemlerin usulsüz hale geldiğini, idare mahkemesi kararı ile de bu hususun sabit olduğunu, bu nedenle de davanın açıldığı tarihte asıl haklı olan tarafın davacılar olduğu açık olduğundan aleyhe verilen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, dava konusu mecurda keşif yapılması sonucu alınan 31.08.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporları ve tüm dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı tarafından dava konusu taşınmazda yapılan değişikliklerin projeye uygun olduğu, yapılan değişiklikliklerin mimari projeye uygun kalınarak yapıldığı, davanın açıldığı tarihteki şartlara göre karara bağlanması gerektiği, dava açıldığı tarihte henüz iptal edilmemiş olan onaylı projeye uygun şekilde restorasyon işleminin yapıldığı, projeye aykırılığın bulunmadığı kanaati ile verilen ret kararında bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davacılar veklinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı ...'ın tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir taşınmazda kat irtifakının tesisi sırasında tapu müdürlüğüne, diğer belgelerin yanı sıra aynı Kanun'un 12 nci maddesinin (a) bendinde belirtilen tüm maliklerin imzasını içeren ve doğruluğu belediyece onaylanmış ana yapıya ait mimari proje sunulur. Kanun metninde açıkça belirtildiği gibi aslolan belediyece onaylanan projedir. Eğer tapu müdürlüğüne sunulan proje ile belediyede bulunan projeler arasında bir çelişki olursa; belediyede bulunan onaylı proje esas alınmalıdır. Ana taşınmaza ait tadilat projesi var ise bu projenin geçerliliği ilgili belediyesince onaylanmasına ve o tarihteki tüm kat maliklerinin imzasını taşımasına bağlıdır. Mahkemece yapılan açıklamalar dikkate alınarak dava konusu taşınmazın yürürlükteki mimari projesi tespit edilerek hüküm kurmaya elverişli uyuşmazlık konusu alanın projesindeki tanım ve ölçülerinin belirlenmesi varsa aykırılıklar fiili durum tespit edilerek krokiye bağlanmak sureti ile gösterilen bilirkişi raporu alınması ve Kültür Varlıklarını Koruma Kuruluna da eski hale iade hususunda görüş sorularak oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.