Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14143 E. 2026/3337 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14143
- Karar No
- 2026/3337
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2713 Esas, 2025/1131 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/261 Esas, 2022/192 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil olmadığı takdirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22... üncü maddelerine göre tescil mümkün olmaması halinde idarenin davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın ... Büyükşehir Belediyesi Encümeni tarafından 22.11.1991 tarihli ve 127.35/06.2757 sayılı karar ile Belediye Hizmet alanı ve Yolda kalan toplam 3179 m²lik kısmın metrekaresi 2.000,00 TL’den toplam 6.358.000,00 TL bedelle 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince kamulaştırılmasına karar verildiği ve tapuların teslim edildiği ancak bu durumun yürütülmesine ilişkin, davacı müvekkillere hitaben herhangi bir ihtar, ihbar veya tebliğ yapılmadığı, kamulaştırma bedelini, ödemek için gün kararlaştırılmadığı, kamulaştırma bedelinin adlarına hangi banka ve şubesine yatırıldığı, bunun hangi şube olduğu davacı müvekkillere ihbar edilmediği bu sebeple de kamulaştırma işlemi tamamlanmadığı böylece davalı idare tarafından tapudaki mülkiyeti devir alındıktan sonra, 09.03.1998 yılından bugüne kadar geçen 20 yılı aşkın süredir kamulaştırılma amacı “Belediye Hizmet Alanı” olarak kullanılması olmasına rağmen, bu amacın dışında üçüncü kişilere kiraya verilerek, özel hukuk alanında gelir elde ediliyor olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL tazminat ayrıca, kamulaştırmasız el atması sonucu geriye dönük 1998 tarihinden bu güne değin, davalı kurumun elde ettiği haksız kira gelirleri ve davacı müvekkillerinin bu yerleri kullanamaması nedeniyle, ileride artırıp eksiltmek üzere şimdilik toplam 10.000,00 TL olarak ecrimisil bedelinin tahsilini olmadığı takdirde 2942 sayılı Kanun'un 22... üncü maddesi şartlarının oluştuğunun tespitine, dava konusu gayrimenkulün tapu kaydının iptali ile davacı müvekkiller adına miras payları oranında tesciline;bunun mümkün olmaması halinde geri alma hakkı kullandırmadığı için davacı müvekkillerin uğrayacağı zararın bir kısmına karşılık gelmek üzere, şimdilik toplam 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak miras payları oranında davacı müvekkillere verilmesine, dava tarihinden itibaren ve karar tarihinden sonra işleyecek en yüksek faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya karşı öncelikle kesin hüküm itirazları bulunduğunu, dava konusu taşınmazın maliklerle uzlaşılmak suretiyle kamulaştırıldığını tüm taleplerin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 1991 yılında kamulaştırıldığını, ancak kamulaştırma işleminin kesinleşmediğini, taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığını, davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddedildiğini, taşınmazın gerçek rayiç değerinin tespitinden sonra idareleri lehine nispi vekâlet ücreti taktir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 09... parsel taşınmazın 1194 m² lik kısmının 01.02.1991 tarihli Encümen Kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiği, tapu malikleri tarafından ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/416 Esas, 1991/1001 Karar sayılı dava dosyasında kamulaştırma bedelinin artırılması istemiyle dava açtıkları, dava açan malikler tarafından ... 5. Noterliğinin 21.11.1991 tarihli ve ... yevmiye numaralı taahhütname ile dava konusu taşınmazın yol, yeşil alan ve belediye hizmet alanı olarak kamulaştırılan kısmının kamulaştırılmasını kabul ettiklerini, teklifin kabulü halinde daha önceden tahsil ettikleri 59.700.00-ETL bedeli mahkeme masraflarının mahsubu sonrasında iade edeceklerini beyan ve taahhüt ettikleri, bunun üzerine, 22.11.1991 tarihli Encümen Kararı ile taşınmazın 3179 m² kısmının 6.358.000,00 TL bedelle kamulaştırılmasına karar verildiği, bunun üzerine dava açan maliklerin bedel artırım davasından feragat ettikleri, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kamulaştırmanın bu şekilde kesinleştiğinin anlaşıldığı, taşınmazın 1983 m² kısmının ise 1 09... parsel olarak, uzlaşma yoluyla kamulaştırma suretiyle davalı idare adına tescil edildiği anlaşıldığı, taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılmadığı belirlendiği gibi, kamulaştırma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl ve sonraki 1 yıl olan hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından 2942 sayılı Kanun'un 23/3 üncü maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş her ne kadar davalı idare tarafından vekâlet ücreti yönünden itiraz edilmiş ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 üncü maddesi uyarınca maktu vekâlet ücreti taktir edilmesi doğru bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil olmadığı takdirde 2942 sayılı Kanun'un 22... üncü maddelerine göre tescil mümkün olmaması halinde idarenin davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.