Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10570 E. 2026/3077 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10570
- Karar No
- 2026/3077
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/226 Esas, 2024/1153 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 20 66... parselde kayıtlı binanın 3 nolu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin maliki olan davalıların binanın ortak yerlerine ve dış cephesinde projeye aykırı demir ferforje imalatı yaptığını belirterek davalıların ortak alana yaptığı müdahalesinin men'i ile taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümü işbu davanın davacısı olan mal sahibi ile müteahhid arasında yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonucunda, müteahhide düşen daireleri olduğu gibi satın aldığını, projeye aykırı değişiklik yapmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2016/546 Esas, 2017/1087 Karar sayılı kararı ile davalı tarafından demir doğramadan mamul ferforjeden korkuluk ile kapatılmış olmasının; 03.09.2015 tarihli yönetim planının 33 üncü ve 34 üncü maddeleri ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 28 inci maddesindeki hükümlere, ilgili belediyesince onaylı mimari projesine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2016/546 Esas, 2017/1087 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli ve 2018/811 Esas, 2020/836 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli ve 2018/811 Esas, 2020/836 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, yönetim planının 33... üncü maddeleri göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmiş ise de yönetim planında bağımsız bölüm malikine tanınan kullanım hakkının ana taşınmazda projeye aykırılık yapma hakkı vermeyeceği gözetilerek ana taşınmaza ait yürürlükteki mimari proje yerinde uygulanmak suretiyle davacıların talep ettiği tüm projeye aykırılık iddiaları ile ilgili inceleme yapılarak varsa aykırılıklar tek tek belirlenip krokiye de bağlanmak suretiyle rapor alınmak sureti ile oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ortak alana müdahalede bulunduğunun tespit edildiği, ortak alanlara yapılan müdahaleye ilişkin olarak kat maliklerinin davalıya rıza gösterdiğinine ilişkin her hangi bir kararın dosyaya sunulmadığı, dosya kapsamında mevcut raporunun hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümlerin satış yoluyla diğer davalı ...'ya devredilmiş olup davacı da 31.05.2021 tarihli dilekçesinde davayı yeni malike yöneltmiş olduğundan müvekkili hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kök rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını ve mahkemece denetlenmeden hükme esas alındığını, yapı sayılmayan, yaşam ve kapalı alan oluşturmayan, yapı kullanım alanını genişletmeyen, bina statiğine ve yapısına zarar vermeyen nihayetinde projelendirme ile ilgisi bulunmayan, üstelik güvenlik açısından zorunlu olduğu tartışma götürmez bir gerçek olan ferforje uygulamasının, hiçbir şekilde projeye aykırılık teşkil etmediğini, balkon kapama vs. diğer bilindik uygulamalar gibi proje değişikliği gerektirmeyen basit işlerden olduğunu ve ruhsata aykırılık teşkil etmediğini, arka bahçenin meri yönetim planı ile dava konusu dairelere özgülendiğini, davanın ise diğer kat maliklerinin arka bahçeye geçişi engellediği gerekçesiyle açıldığını, davada hukuki menfaat bulunmadığını ve davanın dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda her ne kadar 2. ... katta yer alan 1 nolu ve 2 nolu bağımsız bölüm dairelerin yan bahçesi sınırında yer alan otopark garaj rampası boyunca demir ferforje korkuluk yapılmasının ve ön bahçeye kilitli demir kapı ile geçilmesinin projesine aykırılık oluşturduğu kanaatine varılmışsada bu kanaate uyulmasının hukuka aykırı olduğunu, zira balkon yapmak, ferforje yapmak, zemin katta güvenlik amacıyla demir korkuluk yaptırmak gibi işlemlerin ruhsat gerektirmeyen, yapı değişikliği anlamına gelmeyen ve imara aykırılık sayılmayan hallerden olduğunu, müvekkilinin iş bu davada herhangi bir sorumluluğu ve ilgisi bulunmadığını, mimari projede ferforje işlerinin yer almadığını, bu demir ferforjelerin bina yapıldıktan sonra bina sakinlerinin talepleri doğrultusunda imal edilerek hırsızlığa karşı önlem amacıyla yapılmış olduğunu, yapılan demir ferforjenin de binanın statik yapısına, projesine herhangi bir aykırılık oluşturmadığını belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Ana taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve onaylı mimari projeye aykırılıkların eski hale getirilmesine ilişkin davalar mülkiyet hakkına dayanılarak açılır. Dosya kapsamında yapılan incelemede dava konusu 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... tarafından davalı ... ve dava dışı ...'ya satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
4. Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi hükmü uyarınca davalı ...'in payını devrettiği kişi veya kişiler saptanarak, taraf teşkilinin sağlanması ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.