Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10393 E. 2026/5172 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10393
- Karar No
- 2026/5172
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/383 Esas, 2025/820 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/240 Esas, 2023/202 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının davacılar vekili ve davalı ... Belediyesi ile davalı ... Belediyesi yönünden esastan reddine, davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 53... parsel sayılı taşınmazda urisleri ...’ın hissedar olduğunu, söz konusu taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmaksızın asfalt yol ve dere yatağı ıslahı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, arta kalan kısmın da imarda park alanında kaldığını belirterek tespit edilecek bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dere yatağı niteliğindeki taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekili idari aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdan geçen ... Caddesi'nin müvekili idare sorumluluğundaki ana arter listesinde bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kısmen ... alan, kısmen yol, kısmen park ve dere alanında kaldığı ve taşınmazdan sorumlu idarelerin davalı idareler olduğu, taşınmazın bir kısmına davalılar tarafından asfalt yol, park alanı ve su kanalı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı sabit olup emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın değerinin belirlenmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi, bir kısmına fiilen el atılan taşınmazın proje bütünlüğü kapsamında tamamına fiilen el atıldığı kabul edilerek davacı tarafın taşınmazdaki payları nispetinde belirlenen bedelin davalı idarelerden sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonraki el atma olup 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda (2942 sayılı Kanun) düzenlenmediği, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı ve proje bütünlüğü bağlamında bedeline hükmedilen kısımlar açısından ise 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığından, Ek 4 Madde gereği değerlendirme yapılmayacağı ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru ise de hükmedilen bedel üzerinden harçtan muaf olmayan davalı ... Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi yönünden nispi harç alınması gerekirken, maktu harç alınmasının doğru görülmediği, bununla birlikte, davalı DSİ Genel Müdürlüğü keşif harcı dışındaki diğer harçlardan muaf olduğu hâlde davacı tarafça yatırılan başvuru, peşin ve tamamlama harçlarının davalı DSİ Genel Müdürlüğünden sorumlu olduğu oranda tahsiline karar verilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca hükmedilen bedele dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararlarında ifade edilen "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki durumuna göre karar bağlanır." ilkesi gereğince tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Buna karşın, kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede dava konusu taşınmazın uygulama imar planında park alanında kaldığı, fiilien el atılan kısımlar dışında kalan kısma davalı ... Belediyesince hukuken el atıldığının kabulü ile tazminata hükmedildiği anlaşılmakla, 16.11.2022 tarihinde kabul edilerek 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 4’ün son fıkrasındaki; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü gereğince davalı ... Belediyesi yönünden maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nispi harcın hüküm altına alınmış olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ; a) (B) bendinin (5) numaralı alt bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Davalı DSİ harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, alınması gereken 3.503,67 TL harcın davalı ... Başkanlığından tahsili ve 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davalı ... Başkanlığından alınarak Hazineye irat kaydına,” cümlesinin yazılması,
b) (C) bendinin (3) numaralı alt bendindeki “138.725,36 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 34.681,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 104.044,01 TL'nin” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “1.683,10 TL istinaf karar ve ilam harcının peşin alınan 34.681,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 32.998,25 TL harcın davalı ... Belediyesine iadesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.