Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14944 E. 2026/5156 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14944
Karar No
2026/5156
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/481 Esas, 2024/809 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/10 Esas, 2022/425 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre; ... dışında kalan davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen tazminat miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; adı geçen davacı dışında kalan davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... 63 06... parselde müvekkillerin hisseleri bulunduğunu, taşınmazın imar uygulaması sonucunda oluştuğunu, imar planında eğitim alanı olarak göründüğünü, taşınmazda uzun süredir imar planına uygun yapı yapılmadığından hukuki el atmanın fiili el atmaya dönüştüğünü belirterek belirlenecek tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili el atma bulunmadığını, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, davacıların taşınmazda hisseleri bulunmadığını, sorumluluğun imar planını hazırlayan belediyeye ait olduğunu, taşınmazın değerinin düşük olduğunu belirterek davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, dava konusu taşınmazlardaki davacıların hisselerinin iptali ile Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, sorumluluğun belediyeye ait olduğunu, dava konusu alana ilişkin olarak yapılan imar uygulaması hakkında müvekkili idarenin görüşünün alınmadığını, idarelerine bu konuda bilgi de verilmediğini, taşınmaza el atıldığı tarihteki nitelikleri dikkate alınarak, dava tarihindeki değerinin belirlenmesi gerektiğini, emsal mukayesesinde eksik ve üstün yönler yeterince tartışılmadan soyut ve kişisel görüşle değer bulunduğunu, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3194 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler sonrası parselasyon planı tescil edilmeyen, yani imar uygulaması yapılmayan alanlarda tevhid ve ifraz işlemi yapılamayacağını, imar uygulaması adı altında yapılan tevhid ve ifraz işlemlerine izin verilmeyeceğini, onaylı parselasyon planı olmayan yerlerde kalan eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinden, imar planı yapmaya ve uygulamaya yetkili olan, belediyeler ve valiliklerin sorumlu olduğunu müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, tespit edilen değerin yüksek olduğunu bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edecek yeterlilikte olmadığını, toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava tarihi ve ıslah tarihleri göz önünde bulundurularak, ilk dava değerine dava tarihinden itibaren, ıslah edilen miktara ıslah talep edilen tarih itibari ile faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hukuken tasarrufu kısıtlanan dava konusu arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu; ancak dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim okulu alanı olarak ayrılması nedeni ile bedelin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Davalı idare vekilince istinaf dilekçesinde nispi vekâlet ücretine açıkça itiraz edildiği ve dava konusu taşınmazların hukuken tasarrufu kısıtlandığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetlidir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıktan belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallanna, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR A. Davalı İdare Vekilinin ... Dışında Kalan Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fikrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14944, K. 2026/5156, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14944-e-2026-5156-k-001be2eaf94b