Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10335 E. 2026/3241 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10335
- Karar No
- 2026/3241
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/801 Esas, 2025/1181 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/210 Esas, 2025/66 Karar
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/408 Esas sayılı dosyasında davacı olan ...'in Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 12 67... parsel sayılı taşınmazın 30.05.2003 tarihli ve 2139 yevmiye numaralı işlemle kendisine satışının gerçekleştirildiğini, ancak tapu kütüğüne tescil işleminin tapu görevlileri tarafından unutulması sebebiyle, satış işleminin gerçekleştiği tarihte tapu maliki olan davalı ... tarafından bu durumun fark edilerek mükerrer satışa konu edilerek taşınmazın bu kez dava dışı Esma Aykut'a satıldığını, uğradığı zararın tazmini istemiyle 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemiyle Hazine aleyhine açılan davada, davanın kabulüne karar verilerek kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, akabinde ilamın icraya konulması suretiyle icra dosyasına toplam 700.690,71 TL ödeme yapıldığını, ortaya çıkan Devlet zararının kusuru bulunan davalı tapu görevlileri ... ve ...'den tahsili gerektiğini, mükerrer satış işlemi gerçekleştiren davalı ...'in sebepsiz zenginleşerek Devletin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, tüm bu nedenlerle ödenen 700.690,71 TL'nin 29.07.2024 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tapuda yapılan işlem tarihinin 30.05.2003 tarihi olup aradan 21 yıl geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, tazminat davasının davalılara ihbar edilmediğini, davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu görevlisi olmayan davalıya karşı rücu edilemeyeceğini, davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı süresinin ödemenin yapıldığı 29.07.2024 tarihinden itibaren başlaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza dair 30.01.2003 tarihli resmi senetle yapılan satış işleminin tapu sicil görevlileri davalılar tarafından tapu kütüğüne tescil edilmeyerek taşınmazın yeniden devir ve temlikine sebebiyet verildiği, bu hatanın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Müfettişliğinin 22.05.2015 tarihli ön inceleme raporu ile anlaşıldığı, bu durumun hatadan kaynaklandığı ve ihmal düzeyinde kaldığı, davaya konu zararın meydana gelmesinde davalıların ağır kusurlu kabul edilemeyeceği, 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi ile 2644 sayılı Tapu Kanunu'na eklenen "ek madde 2" ile özel bir zamanaşımı düzenlemesi getirildiği, anılan maddede; "Tapu ve kadastro işlemleri ile ilgili olarak, Devletin kusursuz sorumluluğu sebebiyle yapılan ödemeler dolayısıyla, ihmali bulunan personel aleyhine başlatılacak rücu istemleri, ödeme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ağır kusura dayalı sorumluluğu bulunan personel için 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 73 üncü maddesi hükümleri saklıdır." hükmünün düzenlendiği, davaya konu hatalı işlem tarihinin 13.09.2005, ödeme tarihinin 29.07.2024, dava tarihinin ise 25.10.2024 olduğu, ödemeden 2 yıl geçmemesine karşın, zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği 13.09.2005 tarihinden itibaren 10 yılın geçmesiyle davanın zamanaşımına uğradığı; davalı ... yönünden ise rücuun dayanağının sebepsiz zenginleşme olması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 82 nci maddesindeki iki ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin somut olaya uygulanması gerektiği, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmeden itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, eldeki davada zenginleşmeye konu tazminatın tamamının 29.07.2024 tarihinde ödendiği, işlem tarihinin 13.09.2005 olduğu, davanın ise 10 yıllık süreden sonra 25.10.2024 tarihinde açıldığı, tüm bu nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.