Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4637 E. 2025/811 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4637
- Karar No
- 2025/811
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1411 Esas, 2024/51 Karar DAVALILAR : 1. ... vd. vekili Avukat ... 2. T.C. Ziraat Bankası Anonim Şirketi vekili Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... 4. ... vd. DAVA TARİHİ : 13.07.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/295 Esas, 2020/922 Karar Taraflar arasındaki 25.10.2017 tarihli toplantıda alınan bina ortak karar protokolünün iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Ziraat Bankası A.Ş.vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...,... Mahallesi, 1095 ada 141 parsel 2 ve 3 No:lu bağımsız bölümlerin maliki olduklarını, binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında yıkıldığını, binanın yıkılmasından sonra bir kısım kat maliklerinin 25.10.2017 tarihinde bina ortak karar protokolü imzaladıklarını, müvekkillerinin söz konusu toplantıya usulüne uygun olarak davet edilmediklerini, toplantıdan sonra 2/3 oranındaki çoğunlukla Kadıköy 8.Noterliğinin 25.12.2017 tarihli ve 18183 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin hukuka ve kanuna aykırı düzenlendiğini, maliklerin arsa paylarına uygun bir dağılımın yapılmadığını, daha sonra müvekkillerine sebep ve gerekçesi bildirilmeden Kadıköy 8.Noterliğinin 02.04.2018 tarihli ve 04700 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, bu sefer 22.03.2018 tarihli bina ortak karar protokolü imzalandığını beyan ederek 22.03.2018 tarihli bina ortak karar protokolünün iptali ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların tüm talep ve iddialarının hak düşürücü süre- zamanaşımına uğradığını, dava şartları oluşmadığını, yapılan sözleşme ve 2/3 çoğunluğun irade beyanının da açık ve net ortada olduğunu, kat maliklerince alınan karara istinaden kentsel dönüşüm çerçevesinde işlemlerin yürütüldüğünü, Kadıköy 8.Noterliğinin 26.12.2017 tarihli ve 18183 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi içeriği açık ve net olarak ortada olduğunu, konu ile ilgili olarak 2/3 çoğunluğun aldığı karar ve imzalanan ortak karar protokolü vs. evraklar ile daha sonra davalı Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın almış olduğu satış kararının usul, Kanun, yönetmelik ve yerleşmiş yüksek mahkeme kararlarına uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın riskli yapı ilan edildiğini ve yıkım kararı gereğince yıkıldığını, 22.03.2018 tarihli protokolün 2/3 çoğunlukla imzalandığını, ayrıca söz konusu protokolün diğer protokoller ile aynı içeriğe sahip olduğunu, davacıların 25.10.2017 tarihli toplantıda hazır bulundukları ve protokolü kabul ettiklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ziraat Bankası A.Ş. istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; olaya 6306 sayılı Kanun'un uygulanması yerine 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu esas alınarak karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, binanın riskli bir bina olduğunu, binanın yıktırılıp yeniden yaptırılmasının elzem olduğunu, davacıların kat malikleri tarafından yapılan 25.10.2017 tarihinde yapılan toplantıda hazır bulundukları ve bina ortak karar protokolünü yapılan görüşmeler sonucu kabul ettiklerini, bu karar aleyhine hiç bir itiraz olmadığından bu hükme rağmen davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacıların ilk toplantı tutanağını imzaladıkların halde çektikleri ihtarname ile toplantı tutanağını tanımadıklarını beyan ettikleri, beyanları arasında çelişki olduğunu, sözleşmelerin 2/3 çoğunluğun üzerinde bir çoğunlukla imzalandığı, kat malikleri ile yapılan her iki toplantı tutanağının içeriğinin aynı olduğu bütün işlemlerin 6306 sayılı Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığından, davanın reddi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve kanuna uygun bulunduğundan davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 6306 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 634 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereğince alınan 25.10.2017 tarihli kat malikleri kurulu kararın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 696 ncı maddesi. 3. 6306 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 4. 634 sayılı Kanun'un 45inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.