Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/2526 E. 2026/9789 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2526
- Karar No
- 2026/9789
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2272 Esas, 2025/2452 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık ...'ın zimmet suçundan mahkumiyetine, diğer sanıkların ise aynı suçtan beraatlerine dair Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2011/283 Esas, 2022/351 sayılı Kararın ... müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve 2022/2436 Esas, 2024/929 sayılı Karar ile "1-)Sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına ve TCK'nın 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen, sanığın üzerine atılı zimmet suçunu - zincirleme şekilde - ne zaman, ne şekilde ve hangi miktarda işlediği konusunda ve sanık hakkında hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak takdir edilmesi hususunda ve de ayrıca haklarında üzerlerine atılı zimmet suçu dolayısıyla delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilen sanıklar ..., ... ve ... açısından ise, hangi delillerin hangi sanık açısından neden ve ne şekilde yeterli bir delil vasfını taşımadığına dair gerekçeli kararda denetime elverişli ve yeterli bir delil değerlendirmesi ve tartışması yapılmaması, 2-)Sanık ... hakkında açılan kamu davasına konu iddianamede 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde mahkemece yapılan yargılama sırasında sanığa, hakkında sözkonusu maddenin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi...'' gerekçeleriyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1. maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 15.04.2025 tarihli ve 2024/414 Esas, 2025/248 sayılı Karar ile sanık ...'ın zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/1, 43... /1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına, diğer sanıkların zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği beraatlerine hükmedilmiştir. B. İstinaf ... müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 23.09.2025 tarihli ve 2025/2272 Esas, 2025/2452 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Beraat eden sanıkların .... ... Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olduklarına ve bu nedenle zimmete konu eylemlerden haberdar olduklarına, bu haliyle zimmete neden olma suçunu işlediklerine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın dava konusu zeytinyağı ve prinayı zimmete geçirdiğine dair somut bir delil olmadığına, göreve başladığı tarihte emtia eksikliğinin olduğuna, fiziki olarak 5 ton zeytinyağı ve 42 ton prinanın zimmete geçirilmesinin mümkün olamayacağına, belgesiz harcama isnadı yönünden ise yeterli araştırma yapılmadığına, sanığın üzerine atılı eylemin sübutu halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğine, bu suç bakımından da dava zamanaşımının gerçekleştiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 24.04.2024 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun'un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 15.04.2025 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 23.09.2025 tarihli karar hukuka aykırı olduğundan temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III.KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının, sanık ...'ın kazanılmış hakkı saklı tutularak, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 25.05.2022 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi gereği Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2026 tarihinde karar verildi.