Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/4592 E. 2026/9875 K. – Tefecilik
Konu: Tefecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4592
- Karar No
- 2026/9875
- Karar Tarihi
- Konu
- Tefecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1284 Esas, 2025/899 Karar SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan verilen 06.06.2023 tarihli mahkumiyet hükmünün Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulanan mahkemece bozma kararı doğrultusunda 15.01.2025 tarihli beraat hükmünün kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararın hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın mahkumiyetine dair Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli ve 2022/951 Esas, 2023/527 sayılı Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve 2023/1403 Esas, 2024/2285 sayılı Kararı ile ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve masumiyet karinesinin gereği olarak şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde; sanık ...'nın tüm aşamalardaki istikrarlı beyanlarında "Bu hususta hazırlıkta ayrıntılı ifademi verdim, tekrar ederim, ...İnşaat İmalat Sanayi... Şirketi adıma kayıtlıydı, ancak fiilen eşim işletmekteydi, iş yerine çok fazla gitmiyordum, okuma yazmayı tam olarak bilmiyorum, suç işlemedim." şeklinde beyanda bulunması, diğer sanık ... ...'nın aşamalardaki ifadelerinde de sanığı doğrulaması ve söz konusu işletmenin kendisi tarafından işletildiğini beyan etmesi karşısında, sanık ...'nın işlenen tefecilik suçuna iştirak ettiğine ve iş yerindeki tefecilik faaliyetinden haberdar olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, savunmasının diğer sanık tarafından doğrulandığı, suçların şahsiliği ilkesi gözetilmeden varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin neler olduğu ve aralarında dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağın nasıl kurulduğu karar yerinde ayrıntılı olarak gösterilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-f maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 15.01.2025 tarihli ve 2024/1217 Esas, 2025/121 sayılı Karar ile sanığın tefecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.03.2025 tarihli ve 2025/1284 Esas, 2025/899 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ve değerlendirme sonucu sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bu nedenler ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi Kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2026 tarihinde karar verildi.