Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/12094 E. 2026/7351 K. – İhmali Davranışl

Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/12094
Karar No
2026/7351
Karar Tarihi
Konu
İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/46 Esas, 2025/265 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2022 tarihli mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 02.10.2024 tarihli ve 2023/4454 Esas, 2024/9962 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2025 tarihli ve 2025/46 Esas, 2025/265 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Şartları oluştuğu halde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına, katılandan masraf adı altında bir para almadığına, mahkemenin kendisine para verdiğini ispatlayamayan katılan beyanlarını kabul ederek hakkında mahkumiyet kararı verdiğine, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, katılanın atılı suç sebebiyle mağduriyetinin ya da zararının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin katılanın mağduriyetine yol açtığı gözetilerek, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "katılanın zararının giderilmemiş olması" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması, Dairemizin 02.10.2024 tarihli ve 2023/4454 Esas, 2024/9962 sayılı ilamı ile bozulan ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olmasına nazaran, usuli kazanılmış hak nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin infazı gereken sürenin 1 ay 7 gün olarak belirlenmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken hak yoksunluğu süresinin bu miktar üzerinden belirlenmesi, İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunan sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunurken yasaklılık süresinin "37 gün" yerine "1 ay 7 gün" olarak belirlenmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/12094, K. 2026/7351, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-12094-e-2026-7351-k-59196cb25145