Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/299 E. 2026/4562 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/299
- Karar No
- 2026/4562
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1228 E., 2025/1804 K. SUÇLAR : Haberleşmenin gizliliğini kaydetmek suretiyle ihlal, haberleşmenin gizliliğini ifşa etmek suretiyle ihlal KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Anayasa Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli ve 2022/120 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararında belirtilen 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarının iptaline ilişkin gerekçeler ve iptal kararı sonrası 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesinde "272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir" şeklinde yapılan düzenleme ile ilgili düzenlemenin Türkiye Büyük Millet Meclisi madde gerekçesindeki "Düzenlemeyle, istinaf incelemesi akabinde bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. Buna göre, bölge adliye mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından temyiz edilebilirlik değerlendirmesi 286. madde uyarınca yapılacaktır. Temyiz edilemez nitelikteki hükümlere ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları temyiz edilemeyecek, temyiz edilebilir nitelikteki hükümlere ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ise ilgililer tarafından temyiz edilebilecektir" şeklindeki açıklamalar dikkate alınarak, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesinde yapılan yasal değişiklik sonrası temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini kaydetmek suretiyle ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, haberleşmenin gizliliğini ifşa etmek suretiyle ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 132/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin 24.02.2025 tarihli ve 2022/7152 Esas, 2025/1913 Karar sayılı ilâmıyla; sanığın evlenmeden önce katılana cep telefonu hediye ettiği, katılanın kullanımında olan cep telefonuna casus program yükleyip katılanın haberleşme içeriklerini kaydetmesine konu eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini kaydetmek suretiyle ihlal suçunu, kaydedilen bu kayıtlarının katılanın rızası dışında dosya dışı diğer sanığa dinletilmesi eyleminin ise 5237 sayılı TCK'nın 132/2. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ifşa suretiyle ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesi, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5-6. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 132/2, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5-6. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, suç unsurlarının gerçekleşmediğine, katılan tanığının beyanına itibar edilemeyeceğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın evlenmeden önce katılana cep telefonu hediye ettiği, bu cep telefonuna casus uygulama yükleyerek katılanın yapmış olduğu cep telefonu konuşmalarını kaydettiği, konuşma kayıtlarını sanığın babası olan dosya dışı diğer sanığa dinleten sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2 ve 132/2. maddelerindeki haberleşmenin gizliliğini kaydetmek suretiyle ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ifşa etmek suretiyle ihlal suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın üzerine atılı fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçesiyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
İlgili kararın temyizi üzerine Dairemizce "...sanığın evlenmeden önce katılana cep telefonu hediye ettiği, katılanın kullanımında olan cep telefonuna casus program yükleyip katılanın haberleşme içeriklerini kaydetmesine konu eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini kaydetmek suretiyle ihlal suçunu, kaydedilen bu kayıtlarının katılanın rızası dışında dosya dışı diğer sanığa dinletilmesi eyleminin ise 5237 sayılı TCK'nın 132/2. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ifşa suretiyle ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu..." gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK 132/1-2. cümlesinde ve 132/2. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini kaydetmek suretiyle ihlal ve haberleşmenin gizliliğini ifşa etmek suretiyle ihlal suçlarından mahkûmiyetine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.