Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10657 E. 2026/6956 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10657
- Karar No
- 2026/6956
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI:2024/224 Esas, 2025/122 Karar SUÇ :Görevi kötüye kullanma HÜKÜM:Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi tarafından verilen istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın sanık tarafından temyizi sonrasında Dairemizin 08.05.2024 tarihli ve 2023/9495 Esas, 2024/5278 sayılı ilamı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2025 tarihli ve 2024/224 Esas, 2025/122 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Suç için öngörülen ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarında cezalandırılmasını gerektirecek bir husus olmadığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, isnat edilen suçun sübut bulmadığına, bozma öncesinde hakkında beraat mütalaası istendiğine ve bozma sonrasında da aleyhine yeni bir delilin ortaya çıkmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Her ne kadar tebliğnamede sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de dosya kapsamına ve sanığa isnat olunup sübutu kabul edilen eylemin niteliğine nazaran suç tarihinin şikayet tarihi olan 27.08.2014 olduğu, bu nedenle dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Dairemizin 08.05.2024 tarihli ve 2023/9495 Esas, 2024/5278 Karar sayılı ilamına konu hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği dikkate alınmadan sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün bulunmuştur. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinin "Bozma kararı sanık lehine olduğundan bozma sonrası yapılan 1.075,00 TL yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına, bozma öncesi yapılan 259,50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.