Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10 E. 2026/5872 K. – İhmali Davranışla
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10
- Karar No
- 2026/5872
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/941 Esas, 2024/1738 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli ve 2022/372 Esas, 2023/84 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 07.06.2024 tarihli ve 2023/941 Esas, 2024/1738 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkemece tevsii tahkikat taleplerinin değerlendirilmediğine, tanık olarak ...'in dinlenmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, katılanın zararının oluşmadığına, mahkemenin geniş bir araştırma yapmadan aleyhe karar verdiğine, hükmün bu nedenler ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde Şanlıurfa Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın davacı sıfatıyla yer aldığı Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 2015/779 Esas sayılı dosyasında vekilliğini üstlendiği halde davayı takip etmeyerek açılmamış sayılmasına ve bu karar sonucu katılan aleyhine hükmedilen vekalet ücreti nedeniyle icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de sanığın savunmasında, iddia konusu dosya haricinde katılanın 3 dosyasını daha hukuk bürosu olarak takip ettiklerini ancak katılanla iyi bir iletişim sağlayamadıkları için bu dosyalardan istifa ettiklerini, iddia konusu dosyada ise istifa dilekçesi olmadığını fakat katılanın talebi üzerine meslektaş oldukları ...’e yetki belgesi verdiklerini, tam hatırlamamakla birlikte bu avukat ile yaptığı görüşmede avukatın katılanın para ödememesi üzerine duruşmaya katılmadığını bildirdiğini ifade ettiği, sanık müdafiinin beyanında da bu savunmaya işaret edilerek adı geçen avukatın tanık sıfatıyla ifadesinin alınmasının ve yeni bir dava açılıp açılmadığının araştırılmasının talep edildiği dikkate alındığında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla avukat ...’in tanık sıfatıyla beyanına başvurularak sanığın savunması doğrultusunda ifadesinin alınması ve bu kapsamda katılan ile aralarında iddia konusu dava dosyasına ilişkin vekalet ilişkisi olup olmadığının açıklattırılıp varsa onaylı vekaletname suretinin dosya arasına alınması ayrıca aynı konuda katılan tarafından yeni bir dava açılıp açılmadığının tespit edilerek açılmışsa dosyanın getirtilip incelenmesi sonrası hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle eklenen geçici madde 6/2-d hükmü de gözetilerek, sanığın kabul etmemesi nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken suçun işlendiği tarihten sonra kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yasal engel teşkil etmediği de nazara alınmadan "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.