Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/3833 E. 2026/7173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3833
- Karar No
- 2026/7173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/192 Esas, 2023/193 Karar SUÇLAR: İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında zincirleme şekilde edimin ifasına fesat karıştırma, ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, ... hakkında ise ihaleye fesat karıştırmaya yardım etme suçlarından mahkumiyet, sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2006 tarihli ve 2006/5190 Soruşturma, 2006/1535 Esas ve ... numaralı İddianamesiyle sanıklardan ...'in ortağı olduğu şirketin ... Sağlık Müdürlüğüne şartnameye aykırı kömür teslim ettiği iddiasıyla edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında verilen beraat hükmünün Dairemizin 28.03.2013 tarihli ve 2012/4391 Esas, 2013/2402 sayılı Kararı ile onanarak kesinleştiği, aynı sanık ve suç hakkında verilen temyiz incelemesindeki beraat hükmünün ise Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2007 tarihli ve 2007/341 Soruşturma, 2007/341 Esas, ... numaralı İddianamesine konu edilen .... Jandarma Tugay Komutanlığına ve bağlı birimlerine kömür teslimi olayına ilişkin eylemine yönelik olup, ... Bakanlığının bu eylem nedeniyle açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediğinden katılma ve hükmü temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, ... Bakanlığı adına ... vekilinin sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin müvekkilleri hakkında ihaleye fesat karıştırma, sanık ...'in kendisi hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan ... adına vekilinin ise sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklardan ... ve ... hakkında Afyonkarahisar, Muğla ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılıklarının 3 ayrı iddianamesiyle edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kamu davaları açıldığı ve ayrı yargılamalar yapıldığı, Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2007 tarihli ve 2007/341 Soruşturma, 2007/341 Esas, ... numaralı İddianamesiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu Yüksekova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ve 2012/182 Esas, 2019/506 sayılı Kararı ile ...'in beraatine, ...'in ise mahkumiyetine hükmolunduğu, bu hükümlerin istinaf kanun yolu incelemesinden geçerek bozulduğu, akabinde diğer 2 iddianame ile açılan ve temyiz incelemesinden geçerek bozulan hükümlere konu dava dosyaları ile istinaf incelemesinden geçen anılan dosyanın mahallinde birleştirilerek tüm kamu davaları ile ilgili Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin temyize konu 2022/192 Esas sayılı dava dosyası üzerinden hükümler kurulduğu bu kapsamda adı geçen sanıklar hakkında aynı suçtan daha önce verilen hükümlerin Dairemiz tarafından temyizen incelenmesi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, edimin ifasına fesat karıştırma suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının varlığı bir bütün olarak nazara alındığında, tüm isnatlar yönünden verilen hükümlerin temyiz kanun yoluna tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1. Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Davaya konu ihalenin yaklaşık maliyetin altında olacak şekilde ekonomik olarak en avantajlı teklifi sunan istekli üzerinde bırakılmış olması nedeniyle kamu zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 2. Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... adına vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 3. Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.01.1983 tarihli ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; "yerinde görülmeyen sair itirazların reddine" tabirinin hükmün bir bölümünün onandığı anlamına gelmediği nazara alınarak, sanığın yetkilisi olduğu ... İnşaat, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ... Sağlık Müdürlüğü ile Muğla İl Jandarma Komutanlığı ve .... ... Tugay Komutalığı tarafından ayrı ayrı gerçekleştirilen ihaleler sonrasında imzalanan sözleşmeler doğrultusunda, anılan idarelere ihale şartnamesinde evsafı belirtilenden başka nitelikte kömür teslim ettiği, bu şekilde edimin ifasına fesat karıştırma suçunu işlediği iddiasıyla ayrı ayrı açılan kamu davalarının birleştirilmesinin akabinde zincirleme şekilde edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyetine hükmolunmuş ise de; her üç olay için de geçerli olmak üzere, kömürlerin idarelere teslimi sırasında numune alınmamış olması, numunelerin Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sırasında sanığın sözleşmeye konu kömürleri idarelere teslim etmesinden sonra alınması, teslim tarihleri ile numunelerin alındığı tarihler arasında geçen zaman dilimi, numunelerin alındığı sırada teslim edilmiş olan kömürlerin büyük kısmının kullanılması, keza edimin ifasına fesat karıştırma suçunun zarar suçu niteliğinde olması ile sözleşmede değişim hakkı tanınması ve bu hakkın kullanılması halinde suçun oluşmayacağı, sanığın yetkilisi olduğu şirket ile idareler arasında imzalanmış sözleşmelerde değişim hakkının bulunması ve ... Sağlık Müdürlüğü özelinde bu hakkın kullanıldığının numune alma tutanaklarından anlaşılması, öte yandan sanık ...'in söz konusu kömürlerin şartnameye uygunluğuna dair analiz raporu düzenlemesi için rüşvet verdiği iddiası ile açılan kamu davasında; Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ve 2019/560 Esas, 2023/373 sayılı Kararı ile hem sanık ... hem de rüşvet aldığı iddia edilen kamu görevlisi hakkında verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi hükümlerinin temyiz edilmeden kesinleşmesi, böylece bu durumun da şüphede kalması hususları ve tüm dosya kapsamına nazaran, atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi, Kabule göre de; Edimin ifasına fesat karıştırma suçundan mahkumiyetine hükmolunan sanık hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca yasaklama kararı verilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.