Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/10661 E. 2026/7172 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10661
Karar No
2026/7172
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/932 Esas, 2025/1434 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine dair hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ve 2024/399 Esas, 2024/485 sayılı Kararı ile sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, uzlaşma nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 06.05.2025 tarihli ve 2025/932 Esas, 2025/1434 sayılı Kararı ile O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Kamu kurumları ile uzlaşma hükümleri uygulanamayacak ise de suç vasfının değiştiği yönünde karar veren Mahkemenin Hazine yönünden herhangi bir karar vermemesi ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen beşinci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu kapsamda sanığın 29.09.2023 tarihli dilekçesinin İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2017 tarihli ve 2016/7 Esas, 2017/10 sayılı Kararına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2017/572 Esas, 2017/594 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair Kararın temyizi niteliğinde olduğu, temyiz isteminin değerlendirilmesi amacı ile dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekirken İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ve 2024/399 Esas, 2024/485 sayılı Kararı ile sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, uzlaşma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine dair karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de karar sonucu itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak; Sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Hüküm fıkrasında uygulanan kanun ve maddesine yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince, hüküm fıkrasında yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/10661, K. 2026/7172, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-10661-e-2026-7172-k-b0d1fdcc4b63