Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/6489 E. 2026/9786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6489
- Karar No
- 2026/9786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/63 Esas, 2014/355 Karar SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine SUÇLAR : Zimmet, resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet, her iki sanık hakkında resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin vekili aracılığıyla 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebini içerir dilekçe sunması karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde hükmü uyarınca başvuru tarihinde bu suç yönünden müdahil sıfatını kazandığı, diğer yandan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi bulunmayan Hazinenin, sanıklar hakkında resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, ... ve ...'in ise sanık ... hakkında zimmet ve resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarından açılan kamu davalarında 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediklerinden katılma ve hükümleri temyiz haklarının olmadığı, mahkemece ... ve ... hakkında usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, adı geçenlerin ve Hazine vekilinin bahse konu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin ve sanık ... müdafiinin sonuç ceza miktarı itibarıyla yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 3 17... . maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde ... muhtarı olarak görev yapan sanık ...'in, köy tüzel kişiliğine ait olup şikayetçiler ... ve ...'in firmasına kiralanan ... Ören Yerindeki restorandan 2009 yılında 21.490 TL, 2010 yılında ise 40.000 TL olmak üzere toplam 61.490 TL kira bedeli tahsil etmesine rağmen köyün muhasebe kayıtlarına intikal ettirmediği kabul edilen somut olayda; sanığın savunmalarında zaman zaman kendi cebinden köy için masraflar yaptığını, şikayetçilerin kira ödemelerini gecikmeli olarak yapmaları nedeniyle ödemelerin daha sonraki tarihlerde kayıtlara intikal ettirildiğini, 20 09... yıllarında köy muhtarlığınca köye yapılan hizmetlere ilişkin harcamaların sair yıllara yayıldığını, 2011 yılı giderlerinin incelenmesi halinde kamu zararının oluşmadığının anlaşılacağını belirtmesi ve görev döneminde köy tüzel kişiliğince yapılan tüm harcamaları içerdiği ifade edilen listeyi 29.05.2013 tarihinde ibraz etmesi, diğer yandan davacı ... Kaymakamlığı ile davalılar ... muhtarı ve ihtiyar heyeti arasında görülüp dava dosyası arasında yer alan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/261 Esas sayılı dosyasında aldırılan 28.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda 61.490 TL'nin köy gelirlerine intikal ettirilmeden köy giderlerine harcandığı, 14.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise 61.490 TL'nin davalı ...'in kişisel hesabına kendi iradesi dışında kiracılar tarafından ödendiği, bunun öğrenilmesi üzerine aynı veya ertesi gün köy hesaplarına aktarılarak gelir yazıldığı, hazine zararının bulunmadığı yönünde görüş belirtilmesine karşın, temyiz davasına konu bu dosyada soruşturma ve kovuşturma aşamalarında aldırılan bilirkişi raporlarında 61.490 TL'nin köyün gelirleri arasında gösterilmediği ve bu miktarın sanığın uhdesinde bulunduğu yönünde mütalaada bulunulması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli ve 2012/261 Esas, 2018/234 Karar sayılı ilamı ile verilen tazminat davasının reddine dair kararın akıbetinin araştırılarak onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, şikayetçiler tarafından sanığa yapılan ödemenin nakit olarak mı yoksa senetle mi yapıldığının şikayetçilerden sorulması, sanığın daha önce satın alınan kilit taşları için şikayetçilerden aldığını ifade ettiği 40.000 TL bedelli senedi ... İnşaat isimli firmanın yetkilisi ... teslim ettiğini beyan etmesi dikkate alınarak bu şahsın tanık sıfatıyla dinlenip sanık tarafından kendisine böyle bir senedin verilip verilmediğinin sorulması ile varsa konuya ilişkin bilgi ve belgelerin temini, dosyaya ibraz edilen ve 20 09... tarihleri arasında köy tüzel kişiliğince yapılan harcamaları içerdiği belirtilen listedeki harcama kalemlerinin köy defterlerinde kayıt altına alınan harcamalar arasında bulunup bulunmadığının tespit edilerek deftere kayıtlı olmayan harcama varsa gerektiğinde mahallinde uzman bilirkişiler ve köy halkından yapılan işlere ilişkin bilgi ve görgü sahibi olan şahıslar tanık olarak refakate alınarak keşif yapılıp savunmada belirtilen harcamaların ve inşaatların kim tarafından ne şekilde yaptırıldığının saptanması, sanık tarafından yaptırılmış ise maliyetinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak belirlenmesi sonrası sanığın görev yaptığı suç dönemine ilişkin köye ait defter, kayıt ve belgeler ile tüm dokümanlar temin edilerek dava dosyasıyla birlikte konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip suç tarihleri arasındaki köyün tüm gelirleri ile teknik bilirkişilerin maliyet hesabına ilişkin tespitleri de gözetilerek sanık savunmalarını irdeler ve hukuk dava dosyası ile işbu dosyada aldırılan bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir şekilde, sanığın zimmetinde para bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanılmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunurken "53/1-a" maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 23.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.