Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/2663 E. 2026/9788 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2663
- Karar No
- 2026/9788
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/336 Esas, 2018/276 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiğ üzere "suçtan zarar görme" kavranımının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre sanıklara yüklenen zimmet suçundan doğrudan zarar görmeyen ve kooperatif üyesi olup kooperatifi temsile de yetkisi bulunmayan ... ve ...'nun kamu davalarına katılma haklarının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelemesinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden temin edilen güncel nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra 18.06.2025 tarihinde vefat ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 3 22... sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE,
2)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazının incelemesinde ise; Dairemizin 25.06.2015 tarihli ve 2013/8334 Esas, 2015/13034 Karar sayılı bozma ilamında "...kooperatife ait inşaatlarda hangi faaliyetlerin icra edildiğinin tespit edilmesi, sanıkların göreve başladığı ve görevden ayrıldığı tarihler itibariyle kooperatifin banka ve kasa mevcutlarının saptanması, bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre sanıkların ayrıntılı savunmalarının alınması, ibraz edilen ödeme belgelerinin incelenmesi, inşaat konusunda uzman bilirkişilerin iştiraki ile mahallinde keşif yapılıp inşaat hakedişleri, proje, ruhsat bilgileri, diğer inşaat maliyetlerini belirleyici bilgi ve belgeler de temin edilmeye çalışılarak sanıkların görev yaptıkları dönemler itibariyle yapılan tüm inşaatların maliyetinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak belirlenmesinden sonra kooperatife ait defter, kayıt, belgeler ve tüm dökümanların dava dosyasıyla birlikte konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilip; suç tarihleri arasındaki kooperatifin tüm gelirleri ile mahkemece yapılan keşif ve alınacak görüşlerin sonucuna göre teknik bilirkişilerin inşaat maliyet hesabına ilişkin tespitleri de dikkate alınarak kooperatifin gaye ve inşaatları için yapılanlar dahil tüm giderleri belirlenip kasa ve banka mevcutları da gözetilerek karşılaştırılması, buna göre her bir sanığın sorumluluğunu irdeler şekilde, zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında, iddia ile savunmaları ve önceki raporları da irdeleyecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre, sanık ...’nin C.Başsavcılığında alınan 21/05/2007 tarihli ifadesinin 10. sayfasının 14. paragrafında yer alan “ödemelerin %99’unu ben yapmaktayım, benim talimatım olmadan diğer üyeler ödeme evrakı imzalamazlar” şeklindeki beyanlar da dikkate alınarak parasal işlerin fiilen kim tarafından yürütüldüğü açıklığa kavuşturularak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri..." gerektiğinin belirtildiği ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde sanık ...'un görev süresi kapsamında yapılan işlerin tespiti, ibraz edilen ödeme belgelerinin gerçekliğinin ve harcamaların mükerrer olup olmadığının belirlenmesi amacıyla keşif icra edilmeden ayrıca yargılama ve bozma konusu eylemler hakkında gerekçeli kararda olumlu veya olumsuz bir tespite de yer verilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması, Kararın gerekçe kısmında sanıkların atılı suçu işledikleri hususunda cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığı belirtildiği halde hüküm fıkrasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesine yer verilmeyerek aynı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 24.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.