Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/6591 E. 2026/9678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6591
- Karar No
- 2026/9678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/157 Esas, 2022/215 Karar SUÇLAR : Zimmet (sanık ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ... ve ... hakkında) HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar ... ve ...'a isnat olunan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan Hazinenin doğrudan zarar görmediği diğer yandan sanık ... hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesinde 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) 40. maddesiyle yapılan değişiklik ve usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu ile Hazine vekilinin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra 21.09.2022 tarihli dilekçe ile katılma isteminde bulunması karşısında, Hazinenin tüm suçlar yönünden katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkının vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılanlar ... ile ... vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklara yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 16.10.2014 tarihli sorgu işlemleri ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, katılanlar ... ile ... vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2)Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılanlar ... ile ... vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA 23.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.