Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31220 E. 2026/7627 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/31220
- Karar No
- 2026/7627
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/46 E., 2016/60 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Somut olayda; ... ve ...'in anne oğul, ... ve ...'ın ise kardeş oldukları, kendilerini ... ve ... olarak tanıtan iki kişinin 11/04/2011 tarihinde ... Noterliğine sanık ... ile birlikte giderek katılan ... adına sahte vekaletname çıkarttıkları, kendini ... olarak tanıtan şahsın ayrıca tanık Av. ...'ın bürosuna giderek ... adına kayıtlı arazi satışı için hazırlattığı sahte vekaletnameyi verdiği, müştekiler ... ve ...'ın emlakçılık yapan sanık ...'nin yanına giderek araziyi satın almak istediklerini belirttikleri, sanık ...'in müştekileri kendisini ... olarak tanıtan şahıs ile telefonla görüştürdüğü, arazinin satış işlemleri konusunda irtibat kurabilmeleri için sanık ...'in ...'nin telefon numarasını ...'a verdiği, ...'in meçhul ... ile yaptığı telefon görüşmeleri sonucunda, tapu işlemleri için tanık avukat ... ile tapu müdürlüğünde buluştukları, ... ve ...'ın bu süreçte suça konu arazinin 55.000 TL vergi borçlarını ödedikleri, tanık Av. ...'ın, arazi bedelinin tapuda yüksek gösterilmesi, ...'nin arazinin telefonla satışı hususunda ısrarcı olması, ayrıca hasta olduğu iddia edilen katılan ...' nın ikamet ettiği yere uzak bir noterden adına vekaletname çıkarmış olması nedeniyle durumdan şüphelenerek satış işleminden vazgeçip ayrıldığı, müşteki ...'in de yaptığı araştırma sonucunda katılanlar ... ve oğlu ...'nin arazi satmadıklarını öğrendiği;
Tercüme bürosunda çalışan sanık ...'nun tesadüfen gördüğü ve birden çok noter gezmelerine rağmen sağlık kurulu raporu istendiği için işlem yaptıramadıklarını beyan eden yaşça büyük iki bayana yardımcı olmak amacıyla tercüme işleri yapması nedeni ile önceden tanıştığı notere gittikleri ve bu kişilere vekaletname çıkarılmasına yardım ettiğine dair savunmasının aksinin ispatlanamadığı, emlakçılık yapan sanık ...'nin olaydan 1 ay önce sanıklardan ...'in emlak ofisine gelerek arkadaşının teyzesine ait araziyi satmak istediğini söylemesi üzerine olay tarihinde arsa almak isteyen müşteki ... ile kendisini ... olarak tanıtan kişiyi görüştürdüğü, sanık ...'in mahkemede alınan savunmasında olaydan 1 ay önce bankalar caddesinde sanıklardan ...'in yanında çalışması nedeni ile önceden tanıdığı ... veya ... isimli şahsın teyzesine ait suça konu arazinin kayıtlarını istediğini, bu kayıtları önceden tanımadığı emlakçı sanık ...'e sorarak temin ettiğini, kayıtları temin ettikten sonra sanık ...'i arayarak bilgi verdiğini, ...' den alıcı çıktığını öğrenince emlakçıya sanık ...'in telefonunu verdiğini, ...'in kendisini arayarak sorun çıktığını belirttiği, böylece ...'in de olay ile alakasının olduğunu anladığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında alınan beyanında ise önceden mobilyacılar çarşısından tanıdığı ... adlı kişinin kendisine teyzesinin arsasını satacağını ve bunun çıktısına ihtiyacı olduğunu söylediğini, arsanın bilgisini alıp ...'ye verdikten bir kaç gün sonra sanık ...'in kendisini arayıp bizim elemanın tapuda işini halletmişsin diyerek teşekkür ettiğini, ...'in arsaya müşteri çıktığını söylemesi üzerine sanık ...'in telefonunu verdiğini, sonraki olaylardan haberinin olmadığını, sonrasında ...'in kendisini arayıp arsa işinde kandırıldıklarını söyleyerek polise gidip gitmediğini sorduğunu, ... ile konuşurken arkadan sesi gelen bir şahsın "akıllı olsun evinin adresini biliyoruz" dediğini, bu kişinin kim olduğunu sorduğunda ...'in boşver dediğini, sanık ...'in ise sanık ... ile aralarında alacak meselesi olduğunu beyan ederek tüm suçlamaları reddettiği tespit olunmakla;
1-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...'nun UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 01.12.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla sanık hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu ve bu itibarla katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık ... yönünden kamu davalarının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların açık adres ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen ve kendilerini ... ve ... olarak tanıtan şahıslar ile katılanları dolandırma kastıyla, birlikte suç işleme kararlılığı ve eylem birliği içinde hareket ederek kendilerini ... ve ... olarak tanıtan şahısların 11/04/2011 tarihinde .... Noterliğinde çıkarılan sahte vekaletname ile katılanlara ait arsanın satışını gerçekleştirmek üzere Av. ... ile iletişime geçtikleri, bu sırada sanık ...'in diğer sanık ...'e suça konu arsaya ilişkin tapu bilgilerini çıkarmasını söylediği, bunun üzerine sanık ...'in önceden tanımadığını beyan ettiği emlakçı sanık ... ile arsanın tapu kayıtlarının çıkartılması ve satışı konusunda görüştükleri, akabinde müştekiler ... ve ...'ın sanık ...'ye arsa alımı için ulaştıkları, sanık ...'nin müştekileri kendini ... olarak tanıtan şahıs ile görüştürdüğü, müştekilerin arsanın satışı konusunda anlaşmaya varmaları üzerine tapu müdürlüğünde avukat ... ile buluştukları, sanıklar ... ve ...'in tüm aşamalarda kimliği belirlenemeyen ... ve ... ile icra hareketlerini birlikte gerçekleştirdiklerinin değerlendirildiği ancak durumdan şüphelenerek satış işleminden vazgeçen Av. ...'ın eylemi üzerine maddi menfaat temin edemedikleri ve eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve ek savunma hakkı da tanınarak TCK'nın 204/1-3 maddelerine temas eden kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.