Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/7403 E. 2026/9169 K. – Zimmet

Konu: Zimmet

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7403
Karar No
2026/9169
Karar Tarihi
Konu
Zimmet

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/103 Esas, 2016/134 Karar SUÇ : Zimmet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle zimmet suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği keza 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesinin; "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." hükmü gereğince talimat mahkemesinin 09.05.2014 tarihli celsesinde; "Sanıklardan şikayetçi olduğunu ancak katılma isteğinin bulunmadığını" belirten ... katılan sıfatı olmadığından, hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmakla, ... ve ... vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar ..., ... ve ... (...) ... müdafiinin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıkların olay tarihlerinde ... ... Kooperatifi yönetim kurulu üyeleri olarak görev yaptıkları, kooperatif adına kat irtifaklı olan A blok 2 nolu bağımsız bölümün ferdileştirme sonucu kooperatif ile bağı bulunmayan ... adına tescil edildiği, B blok 3 nolu bağımsız bölüm kooperatif üyesi ... ... adına tapulu iken kooperatif ile bağı bulunmayan ... ...'ya satışının yapıldığı, B blok 4 nolu daire için sanık ...'ya irtifak tapusu çıkarıldığı, bu devirlere ilişkin kooperatif muhasebe kayıtlarında ödeme yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, B blok 7 nolu dükkanın yönetim kurulu üyesi sanık ...'ın sahibi olduğu ... Ticaret isimli şirkete 123.000 TL'ye satıldığı ancak kısa bir süre sonra aynı yerin 196.000 TK karşılığında başka şahsa satıldığı, kooperatif üyesi olan ... tarafından kooperatif hesabına gönderilen 34.500 TL'nin muhasebe kayıtlarında yer almadığı iddialarıyla zimmet suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davalarında; A blok 2 nolu dairenin kooperatif adına kat irtifakı tapu iken 10.06.2008 tarihli ferdileştirme sonucu kooperatif ile hiçbir bağlantısı olmayan ... adına tescil edildiği iddiası yönünden, adı geçenin ... ... isimli şahıstan kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle alacağı dairenin teslim edilmediği, bu daire yerine ...'ın ... ... isimli kişiden bir adet daire alacağı olduğu, bu dairenin ... tarafından kendisine satıldığı şeklindeki beyanında isimleri geçen ... ve ... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin belirlenerek söz konusu dairenin edinilme şeklinin açıklığa kavuşturulması, B blok 3 nolu bağımsız bölümün ferdileştirme sonucu 05.10.2006 tarihinde ... ... adına tescili, onun da daireyi 22.12.2009 tarihinde ... ...'ya satışı hususunda usulsüzlük bulunmadığı ancak dosya arasında bulunan ...'ın imzasını içeren 20.06.2008 tarihli dilekçeye göre kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve ödediği paranın iadesini istediği, 30.06.2008 tarihli adi yazılı belgeye göre ise yönetim kurulu üyesi ... tarafından ...'a daire karşılığı 5.000 TL ödeme yapıldığı, Yönetim Kurulunca 20.07.2009 tarihlinde, üyelikten ayrılan ...'a ödenmek üzere ...'den 15.000 TL borç alınmasına karar verildiği anlaşılmakla, ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle başvurularak, bu paranın verilip verilmediği, kooperatifte başkaca üyeliği bulunup bulunmadığı ve adına tescilli taşınmazı 3. kişiye satmış olmasına rağmen kooperatif tarafından kendisine neden ödeme yapıldığı hususlarının sorulması, B blok 4 nolu daire için kooperatif adına kat irtifakı tesis edildiği, 23.02.2009 tarihinde yönetim kurulu üyesi sanık ... adına ferdileştirildiği, sanığın, söz konusu dairenin kooperatifin finansman ihtiyacı nedeniyle kendisine emaneten devredildiği, kredi işlemleri tamamlandıktan sonra daireyi tekrar kooperatife devrettiği yönündeki savunması nazara alınarak, tapu kayıtlarının getirtilerek dairenin kooperatife devredilip edilmediği, kredi kullanılıp kullanılmadığı kredi kullanılmış ise kooperatif kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediğinin tespiti, B blok 7 nolu dükkanın yönetim kurulu kararına istinaden sanık ...'ın sahibi olduğu ... Ticarete, daha sonra ......'e satıldığı, 21.06.2006 tarihli Genel Kurulda dükkanların 80.000 TL'den aşağı satılmamasına karar verildiği, Yönetim Kurulunun 01.03.2008 tarihli kararı ile dükkanın ... Ticaret'e satılmasına karar verildiği ve bedelinin kooperatif kayıtlarına intikal ettirildiği anlaşılmakla, ......'e satışın gerçek bir satış olup olmadığının, satış işlemlerinde usulsüzlük bulunup bulunmadığının araştırılması, ... tarafından kooperatif hesabına gönderilen 34.500 TL'nin kooperatifin banka hesaplarına geçip geçmediği, hesaba geçmiş ise kim tarafından ve ne zaman çekildiği, muhasebe kayıtlarında yer alıp almadığının tespiti ile sanık savunmalarında geçen kooperatifin borçlu olarak yer aldığı, .... İcra Müdürlüğünün 2009/2477 sayılı icra dosyanın celbi ile bu paranın icra borcunun kapatılmasında kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, Tanık olarak dinlenmesine karar verilmesine rağmen yazılı beyanda bulunan ...'nin 5271 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki hakları hatırlatmak suretiyle tanık olarak dinlenmesi ile kooperatifin parasal işlerinin kim veya kimler tarafından yürütüldüğü hususunun araştırılması sonrasında, dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek sanıkların görevli olduğu dönemlere ait kooperatifin tüm gelirleri ve giderleri belirlenip, kasa ve banka mevcutları da gözetilerek karşılaştırılması, üzerlerine atılı zimmet iddiası yönünden savunmaları karşılar ve sorumluluklarını ayrı ayrı irdeler şekilde zimmetlerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ve bundan kimlerin sorumlu olduğuna dair ayrıntılı rapor alınması ile 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230/3. maddeleri ile 289/1-g maddesi uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler sonucunda mahkemenin ulaştığı kanaatin, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması kurallarına uyulmak suretiyle iddianamede yer verilen her bir isnat yönünden suç vasfının ve sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu dayanak yapılmak suretiyle eksik inceleme, yanılgılı değerlendirmeler ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 17.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7403, K. 2026/9169, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-7403-e-2026-9169-k-4303b2ec2428