Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2019/6612 E. 2023/12447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/6612
- Karar No
- 2023/12447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/23 Esas, 2015/36 Karar SUÇLAR : Zincirleme şekilde göçmen kaçakçılığı (sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında), zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), zincirleme şekilde kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında 2 kez) HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında atılı suçlardan mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında atılı suçlardan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2013/23 Esas, 2015/36 sayılı Kararının, katılan vekili ile sanık ... ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklardan ..., ...., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde göçmen kaçakçılığı, ... ve ... hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik, ... hakkında zincirleme şekilde kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve bu suçlardan verilen hükümleri temyiz hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır. Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerden katılan ... vekilinin sanık ... hakkında rüşvet verme suçlarından (2 kez) kurulan beraat, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında zincirleme şekilde göçmen kaçakçılığı ve zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.01.2013 tarihli ve 2013/343 Soruşturma, 2013/78 Esas, 2013/10 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması, zincirleme şekilde göçmen kaçakçılığı suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması; sanık ... hakkında rüşvet verme suçlarından (2 kez) 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talepleriyle kamu davaları açılmıştır. 2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2013/23 Esas, 2015/36 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunlukları ile 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, zincirleme şekilde göçmen kaçakçılığı suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 6 tam gün karşılığı 120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunlukları ile 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ... hakkında rüşvet verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Cezalandırılmasına yeterli delil olmadığı, sahte belge düzenlemediği ve bu belgeleri görmediği, diğer sanıklar ve tanık beyanlarına göre suçsuz olduğu sebepleriyle hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz etmiştir. B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Lehe hükümlerin uygulanmadığı, sanığın suçu işleyip işlemediği hususunda açık şüphenin bulunduğu, mahkûmiyetler için yeterli delil bulunmadığı, lehe olan delillerin toplanmadığı, sanığın düzenlediği belgeler üzerinde imza ve yazı incelemesi yaptırılmadığı, göçmen kaçakçılığı suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve göçmen kaçakçılığı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerini temyiz etmiştir. C.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanıklardan ...'ın göçmen kaçakçılığı ve kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi, ...'in rüşvet verme ve göçmen kaçakçılığı, ... ile ...'in ise resmi belgede sahtecilik ve göçmen kaçakçılığı suçlarını işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmasına karşın beraatlerine hükmolunmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu ve Yargıtayca re'sen gözetilecek sebeplerle anılan hükümleri temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihlerinde sanıklardan ...'ın, ...'nin başkanı, ...'in özel bir firmanın yetkilisi, inceleme dışı sanıklardan ...m'in ...'nin başkanı, ...'ın Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar ve Pasaport Şube Müdürü, ...'ın ise aynı şubede polis memuru olarak görev yaptıkları, sanık ...'ın inceleme dışı bir kısım sanıklarla birlikte ... ile ...'nin çatıları altında Türkiye'de oturum izni almak isteyen Ahıska Türkü olmayan yabancı uyruklu şahıslarla irtibat kurdukları, bu şahıslardan değişen miktarlarda menfaat temin ederek Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2010/114 sırasında kayıtlı bulunan Gürcistan arşiv belgeleriyle doğum belgelerinin tercümelerindeki noter tasdiklerini sahte olarak düzenledikleri Yabancı uyruklu şahısları İstanbul ilinden Bilecik iline getirdikleri, düzenledikleri sahte belgeleri Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar ve Pasaport Şube Müdürlüğü'ne ibraz ederek veya ettirerek Ahıska Türkü olmayan yabancı uyruklu şahısların Ahıska Türklerine mahsus ikamet tezkeresini almalarını sağladıkları, böylece sanık ...'ın zincirleme şekilde göçmen kaçakçılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği, sanık ...'in ise tezkerelerin çıkarılması sürecinde bu işlemleri yürüten sivil şahıslar ve kamu görevlileri arasında irtibat kurulmasını sağladığı, ikamet tezkerelerinin usulsüz bir şekilde çıkarılması amacıyla Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar ve Pasaport Şube Müdürlüğü'nde görevli olan ... ve ...'a menfaat temin etmek suretiyle rüşvet verme (2 kez) suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davalarında, Mahkemece; sanık ...'ın atılı suçlardan mahkumiyetine, ...'in ise üzerine atılı suçları işlediği sabit olmadığından beraatine hükmolunmuştur. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında ... ve ...'a Rüşvet Verme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerinin İncelenmesinde; Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... Hakkında Zincirleme Şekilde Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün İncelenmesinde; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. İddiaya konu son suç tarihinin 12.01.2010 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C.Sanık ... Hakkında Zincirleme Şekilde Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünün İncelenmesinde İse; Sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtmesi, suç tarihlerinde Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar ve Pasaport Şube Müdürlüğü'ndeki kamera kayıtlarının bulunmaması, sanığın kullandığı telefonun Historical Traffic Search (HTS) kayıtlarının incelenmesinde sadece 09.10.2009 tarihinde Bilecik ilinde sinyal bilgisinin bulunması, yalnızca soruşturma aşamasında dinlenilen yabancı uyruklu şahıslardan bazılarının belirli menfaatler karşılığında kendilerine ikamet tezkeresi alınmasını sağlayan kişi olarak sanığın ismini vermeleri ve sanığın atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında başkaca bir somut delilin bulunmaması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi için usûlsüz ikamet tezkerelerini sanık vasıtasıyla aldıklarını belirten ve beyanları hükme esas alınan Nasıba Seydjanova ve Rozyhal Kurbonowa'nın yanı sıra çok sayıda yabancı uyruklu şahsın da sanık ...'ın ismini verdiği gözetilip, adı geçen şahıslarla yapılmış canlı ya da fotoğraflı teşhis işlemi bulunmadığı ve tarafların duruşmada karşı karşıya gelmediği hususları da nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca öncelikle bahsi geçen tüm yabancı uyruklu şahıslardan Türkiye'de bulunanların mahkemeye celpleri sağlanarak olayla ilgili ayrıntılı beyanlarının alınmasından sonra mahkemece adı geçen şahıslarla sanık arasında usulüne uygun şekilde teşhis işlemi yaptırılarak, sanığın iddia konusu eylemleri gerçekleştiren kişi olup olmadığının belirlenmesi ve gerektiğinde sanık ile inceleme dışı suç ortakları tarafından yabancı uyruklu şahıslara ikamet tezkeresi alınması için sahte olarak düzenlenip Emniyet Müdürlüğüne ibraz edildiği belirtilen belgeler üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda grafolojik rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Hazine vekilinin sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme şekilde göçmen kaçakçılığı, ... ve ... hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik, ... hakkında zincirleme şekilde kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanık ... Hakkında ... ve ...'a Rüşvet Verme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2013/23 Esas, 2015/36 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 3.Sanık ... Hakkında Zincirleme Şekilde Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2013/23 Esas, 2015/36 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 4.Sanık ... Hakkında Zincirleme Şekilde Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2013/23 Esas, 2015/36 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.