Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/16941 E. 2023/6012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16941
- Karar No
- 2023/6012
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/837 E., 2016/289 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama A.Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/837 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, B. Sanık Hakkında Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar duruşmasında İzmir 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu ve SEGBİS aracılığı ile hazır edildiği anlaşılan sanığın yüzüne karşı verilen 29.02.2016 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltılması nedeniyle, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca sanığın 17.11.2022 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2015 tarihli ve 2015/1411 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü, katılanın evinden, diz üstü bilgisayar ile LCD televizyonu çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/837 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62, 116/1, 62 , 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca sırasıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; temyiz hakkını kullandığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılana ait eve kapıyı zorlayıp pencereyi patlatarak girdiği, diz üstü bilgisayar ile LCD televizyonu çaldığı, olay yerinden elde edilen parmak izlerinin sanığa ait olduğunun tespit edildiği, eylemin bu şekilde ... olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 11.06.2015 tarihli Ekspertiz Raporu, 22.11.2011 tarihli Olay Yeri İnceleme Tespit Tutanağı, 22.11.2011 tarihli Araştırma Tutanağı dava sosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.11.2011 yerine 19.12.2011 olarak yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddî hata kabul edilmiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak; 1.Hırsızlık suçu yönünden; daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 ... fazla hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve 5237 sayılı Kanun'un 51/1-a maddesine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı belirlenen sanık hakkında, ertelemeye yer olmadığına karar verilirken ''sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını" irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, "daha önce kasıtlı suçlardan mahkûmiyetinin bulunması ve şartlar oluşmadığından " şeklindeki yetersiz gerekçeyle sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi, 2.Konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da zarar doğurmaya elverişli olmayan suçlardan olduğu, sanığın adlî sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin de bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/6-b maddesinde belirtilen şekilde “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “önceki mahkûmiyeti nedeniyle şartları oluşmadığından” şeklindeki yetersiz gerekçeyle sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2016 tarihli ve 2015/837 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.