Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/9644 E. 2026/820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9644
Karar No
2026/820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/22-2024/24 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-59276 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/322966

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.10.2022 tarihinde davacıların desteği ... ...'nin yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik davacılardan ... için 2.000,00 TL, ... ... için 2.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini davacılardan ... için 50.046,95 TL, ... ... için 97.306,22 TL, ... için 577.072,60 TL, ... için 17.843,74 TL, ... için 44.878,31 TL, ... için 40.602,81 TL, ... için 53.196,12 TL, ... ... için 106.284,77 TL, ... için 12.768,48 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların desteğinin kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, davacılardan ... için 50.046,95 TL, ... ... için 97.306,22 TL, ... için 577.072,60 TL, ... için 17.843,74 TL, ... için 44.878,31 TL, ... için 40.602,81 TL, ... için 53.196,12 TL, ... için 106.284,77 TL ve ... için 12.768,48 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 19.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakem heyetince adli trafik bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten alınan 28.12.2023 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacıların desteği yolcu ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, kolluk ifade tutanaklarına göre davacıların desteğinin kaza esnasında sürücüden habersiz olmak üzere tırın dorsesine bindiği ve seyahat sırasında ayağa kalktığı, dengesini kaybederek dorseden düştüğü ve vefat ettiği, bu durumda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere araç sürücüsüne atfı kabil bir kusurun olmadığı, buna bağlı olarak davalı ... şirketinin meydana gelen zararı tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olayda davacıların desteği ile birlikte diğer işçilerin yükleme işi yapmak üzere çekicinin dorsesine bindirilerek yükleme işinin yapılacağı yere götürüldüğünü, yükleme işinin bitmesi üzerine ise dosya kapsamında İtiraz Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporuna göre sürücünün işçilerin araca binmesine izin vermediği, bu nedenle sürücünün kusursuz, davacıların desteğinin ise tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, ancak bilirkişi raporundaki bu kabulün hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ek bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, itirazları üzerine ek bilirkişi raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, yükleme işi yapılacak yere gidilirken işçilerin dorseye bindirildiğini, ayrıca ... isimli işçinin de dönüş yolunda dorsede olması gerektiğini, çünkü aracın kabin kısmının iki kişilik olduğunu, ...'nun kaza tarihindeki kolluk ifadesinde sürücü ...'in dorseden bir kişinin düştüğünü söyleyerek aracı durdurduğunu beyan ettiği, davacıların desteği eğer dorseye gizlice binmiş olsaydı sürücünün bu şekilde düşünmemesi gerektiğini, kolluk ifadelerinin de kendi içinde çelişkili olduğunu, davacıların desteğinin sürücüden habersiz dorseye binmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla desteğin dorseye gizlice binmesi halinde de sürücünün aracı hareket ettirmeden önce aracı kontrol etmesi, dorseye izinsiz binen kişileri tespit ederek bu durumu önlemesi gerektiğini, şehir merkezinden işçi alınıp kırsala götürüldükten sonra iş bittiğinde işçilerin arkada bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların desteğinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağı, ceza soruşturma dosyasında alınan kusur bilirkişi raporu ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sürücünün gerekli tedbirleri almadığını, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Davacılar vekilinin davacılardan ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 28.02.2023 tarihinden itibaren verilen itiraz hakem heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 2. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar davacılardan ... için 50.046,95 TL, ... ... için 97.306,22 TL, ... için 17.843,74 TL, ... için 44.878,31 TL, ... için 40.602,81 TL, ... için 53.196,12 TL, ... için 106.284,77 TL ve ... için 12.768,48 TL olup İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 15.10.2022 tarihinde davacının desteği ...'nin yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının desteği vefat etmiş, davacı destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Dosyanın incelenmesinde; kazanın Hatay ili ... ilçesinde meydana geldiği, davalıya sigortalı çekicinin davadışı ...'in sevk ve idaresinde seyir halinde iken, sağa doğru viraja girdiği sırada çekicinin dorsesinde yolcu olarak bulunan davacının desteğinin dorseden düşerek olay yerinde hayatını kaybettiği, trafik kazası tespit tutanağına göre, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 65 maddesinin 1 inci bendinin (g) fıkrası uyarınca, araçların yüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak; gabari dışı yük yüklenmesi, taşınan yük üzerine veya araç dışına yolcu bindirilmesi yasaktır kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği görülmüştür. Davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...'in ceza davasındaki ifadesinde: "Olay tarihinde araca ...'e ait incirleri yükledik, ben sadece nakliyesini yapıyordum, ben tek başıma yükleme yapacağımız alana gittim ...'in yanında beş işçi bulunmaktaydı, yükleme yapıldıktan sonra yükleme yapan (davacıların desteği) ... ve yanındakiler benim aracıma binmek istediler ben izin vermedim, bu durumun tehlikeli olabileceğini ve karşıda dolmuşların olduğunu ve dolmuşlar ile gitmeleri gerektiğini söyledim. Sonrasında ...'e durumu anlattım, bunun üzerine mal sahibi olan ... de işçilere yol paralarını verdi, daha sonra ben aracımı bulunduğu yerden çıkarmak için manevra yaptım, sonrasında yola çıktım, yolda araçtan incir çuvalının düştüğünü zannettim ve ancak (davacıların desteği)...'in düştüğünü anladım benim aracın dorsesine bu şahıslar izinsiz olarak binmişler, tırın dorsesi çadırlı haldedir, yolda giderken de ben bu şahısların araçta olduğunu göremedim, görebilecek durumda da değildim, benim bundan haberim yoktur, ..., ... ve ... ile birlikte biz tırın kabin kısmındaydık, ben kazadan sonra şahıslara dorseye neden bindiklerini sorduğumda üzerlerinin terli olduğunu dolmuşa binmeye utandıklarını söylediler, benim herhangi bir kusurum yoktur, kastım da bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunduğu; çekicinin dorsesinde davacının desteği ... ile birlikte yolcu olarak bulunan ...'nin 15.10.2022 kaza tarihindeki kolluk ifadesinde; günlük yevmiyeli işlerde çalıştığını, kazadan bir gün önce 14.10.2022 tarihinde arkadaşı ...'ın kendisini aradığını, 15.10.2022 tarihinde bir yükleme işi olduğunu söylediğini, aralarında sözleştiklerini, 15.10.2022 tarihinde ... saat 07:30 sıralarında ...-... arasında bir yerden kırmızı renkli bir tırın (davalıya sigortalı çekici) kendisini, ...'ı ve davacıların desteği ... ...'yi aldığını ve yüklemeyi yapacakları yere doğru ilerlediklerini, yüklemenin yapılacağı yere tırın dorsesinde geldiklerini, dorsede kendileri ile birlikte ... isimli şahsın da bulunduğunu, devamında ... isimli bir köye geldiklerini, depodan tırı yüklediklerini, yükleme işi bittikten sonra tırın tekrar ... istikametine gideceği için tır şoförüne kendilerini de almasını söylediklerini, ancak sürücünün kendilerini araca almadığını, ... yolunu bilmedikleri için davacıların desteği ..., ... ile birlikte sürücünün haberi olmadan gizlice tırın dorsesine bindiklerini, yolda ...'in oturduğu çuvalın üzerinden kalktığını, sonra dengesini kaybederek yola düştüğünü, sürücünün durumu fark edince aracı durduğunu beyan ettiği; tanık ...'nin ceza davasında ise; "Biz olay günü yükleme yaptık. ... ve ... ile birlikte tırın dorsesine bindik. Tırın dorsesine bindiğimizden sanığın (sürücü ...) haberi vardı, daha sonra giderken ... düşerek vefat etti. Sanığın parasını vereyim siz dolmuşla gidin tarzı bir söylemi olmadı, araca bindiğimizden haberi vardı. ... dorsede çuvalın üzerinde oturuyordu, virajda dengesini koruyamadı düştü. Dorsenin kasası açıktı çadırı yoktu, kaza bu şekilde gerçekleşti." şeklinde beyanda bulunduğu; işçiler ile birlikte gidiş yolunda dorsede seyahat eden ...'nun 15.10.2022 kaza tarihindeki kolluk ifadesinde; ... Mahallesinde bulunan incir deposunda iş oldukça günlük usulüyle araç yükleme işi yaptığını, 15.10.2022 tarihinde saat 08:30 sıralarında yine aynı depodan sürücülüğünü ...'in yaptığı çekiciye incir yüklemek için ...'dan çıktıklarını, yola çıktıklarında kendisinin dorsede bulunduğunu, yanında tanımadığı üç Suriye uyruklu şahsın bulunduğunu, daha sonra ... Mahallesinde bulunan yükleme noktasına geldiklerini ve yükleme işi bittikten sonra kendisinin, oğlu ... ve araca yüklenen incirin sahibi ... ... ile birlikte ...'ya gitmek üzere yola çıktıklarını, olayın devamında sürücü ...'in aracın dorsesinden birinin yere düştüğünü söyleyerek hemen aracı durdurduğunu, bunun üzerine araçtan indiklerini ve araçtan düşen şahsın yanına müdahale etmek amacıyla gittiklerini, aracın kasasından iki kişinin daha indiğini, araçtan inen iki kişi ile yere düşen kişinin, aracı beraber yükledikleri şahıslar olduğunu gördüğünü, bu şahısları dönüş yolunda araca binerken görmediğini beyan ettiği; tanık ...'nun ceza davasındaki beyanında, "Olayda biz ...'dan ... köyüne iş için gitmiştik, işimizi bitirdik, bizi işe götüren kişi paramızı verdi, biz de üstümüz temiz diye şoförün yanına oturduk, diğer işçilere arabada yer olmadığı için dolmuş parası vererek siz dolmuşla gidin dedi, daha sonra bizim haberimiz olmadan, şoförün otobüs parası verdiği kişiler tırın arkasına binmişler, araba hafif viraj yaptığında tırın arkasından şoför bir şeyin düştüğünü görerek indi, indiğinde bizden önce bulunan askeri personeller ölen Suriyeli şahısın müdahalesini yaptı, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir. Olayda ben o hafta işe babam ...'na yardım amaçlı gitmiştim, iş bitirdikten sonra biz şoförün yanına binmiştik, tır şoförü bir cismin düştüğünü gördü, o anda arabayı durdurarak indi o sırada askeri personeller bu durumu görerek müdahale ettiler, olayla ilgili benim bilgi ve gördüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu; incirlerin sahibi ...'in 15.10.2022 kaza tarihindeki kolluk ifadesinde; yükleme işi bittikten sonra üç Suriye uyruklu işçinin araca binmek istediğini, sürücünün dorsede malzeme yüklü olduğu için izin vermediğini, daha sonra kendilerinin ...'ya doğru yola çıktıklarını, yolda sürücü ...'in dorseden incir çuvalı düştüğünü söyleyerek aracı durdurduğunu, ancak düşenin incir çuvalı olmadığını, işçilerden birinin yerde hareketsiz yattığını gördüklerini, dorseden iki işçinin daha çıktığını, işçilerin sürücüden ve kendisinden habersiz şekilde araca bindiğini beyan ettiği; tanık ... ceza davasında; "Biz gıda ticareti işi ile uğraşıyoruz, Sanık bildiğim kadarı ile olay günü incirleri toplatmak için anlaşmıştık. İşçiler incirleri araca yükledi, işçilere ücretlerini ödedik ve işçilerle iletişimimiz kesildi. Ben olay anını görmedim. Aracın dorsesinde ürünler yüklüydü. Mal yüklendikten sonra ben de sürücünün olduğu bölüme kabin kısmına bindim. Daha sonra yola çıktık. Önce bir ses geldi. Biz tır şoförü ile çuvalın düştüğünü sandık. İndik ve şahsın hareketsiz yattığını gördük. Tır dorsesinde iki kişi daha vardı. Onları da indiğimizde farkettik. Benim ile şoförün tır dorsesine binen kişilerden haberimiz yoktu. Onlara binmesini biz söylemedik. İşçileri bulup getiren Cengiz isimli kişi bizim tüccarımızdı. Ücretlerini biz verdik. Biz onlarla sadece ürün taşımak için anlaştık." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu trafik kazası nedeniyle yapılan ceza yargılaması sonucunda ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve 2023/221 E., 2025/14 K. sayılı ilamı ile, her ne kadar davalıya sigortalı aracın sürücüsü sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçunu işlediğinden bahisle TCK'nın 85/1, 63... /6 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmışsa da, sanığın aşamalarda alınan istikrarlı ve tutarlı savunmalarında maktulün tırın dorsesine bindiğini görmediğini ve mağdurun dorseye binmesine izin vermediğini belirtmesi, tanıkların sanığın savunmasını doğrular nitelikteki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktülün dorsesine binmesine izin verdiğine yönelik kesin ve somut bir delilin bulunmadığı ve dolayısıyla sanığın kusurunun bulunduğuna yönelik cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delilin elde edilemediği anlaşılmakla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözönünde bulundurularak, müsnet suçu işlediği sabit olmayan sanığın CMK’nun 223/2-e maddesi gereği atılı suçtan beraatine karar verildiği, desteğin yakınları müştekiler tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dosyanın istinaf incelemesi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderildiği, dosyanın derdest olduğu görülmüştür. Eldeki dosyada, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişiden alınan 28.09.2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda, davacının desteğinin dorseye gizlice bindiğine ilişkin dosyada maddi delil bulunmadığı gerekçesiyle davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...'in %75, davacıların desteği yolcu ...'nin %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince söz konusu kusur bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle %75 kusur oranına göre davacı ... için 577.072,60 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği; davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince adli trafik bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten alınan 28.12.2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise, davacının desteği yolcu ...'nin sürücüden habersiz kasa(dorse) içerisinde gayri nizami seyahat ettiğinin tanık ifadeleri ile her türlü şüpheden uzak bir şekilde tespit edildiği, dosya içerisinde aksini gösterir herhangi bir somut ve maddi delil bulunmadığı, kendi can güvenliğini sağlamak üzere üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek (araç hareket halinde iken ayağa kalkmak, yük üzerinde yürümek) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davalıya sigortalı aracın sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığı; İtiraz Hakem Heyetince söz konusu kusur bilirkişi raporu benimsenerek davalıya sigortalı aracın sürücüsüne atfı kabil bir kusurun olmadığı, buna bağlı olarak davalı ... şirketinin meydana gelen zararı tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda; davacının desteğinin davalıya sigortalı aracın dorsesinde sürücünün bilgisi dahilinde seyahat ettiğine yönelik bir takım tanık beyanları bulunmakta, davalıya sigortalı aracın sürücüsü ve bir takım tanıklar ise davacının desteğinin aracın dorsesine gizlice bindiğini iddia etmektedir. Sonuç itibariyle, davacının desteğinin ölümüne sebep olayın meydana geliş şekli bakımından tarafların çelişkili ifadelerde bulunduğu, olayın aydınlatılması için kazayı gören tanıkların dinlenmesi, gerekirse olay yerinde keşif yapılması gerektiği, tahkim yargılaması ile yapılan tahkikatın kazanın nasıl meydana geldiğini aydınlatacak yeterlilikte olmadığı, eldeki dosya kapsamında kazanın oluş şekli, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun her türlü şüpheden uzak bir şekilde belirlenemediği anlaşılmakla, dosyadaki delillerin davacının iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı görülmüştür. Şu durumda, 15.10.2022 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazasının meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu eldeki dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olmayıp, taraflara tüm delillerini sunma imkanı verilmesi ve bu delillerin değerlendirilmesi gerektiğinden, yeterli delil toplanmadan dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre verilecek kararın adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesi için, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 3. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davacılardan ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden miktardan ayrı ayrı REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/9644, K. 2026/820, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-9644-e-2026-820-k-dbad40459743