Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1534 E. 2026/4729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1534
Karar No
2026/4729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2234 E., 2025/2132 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Dairemiz bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde,

Katılan vekili yönünden; katılan vekilinin yokluğundan verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanunun 291/1.maddesinde belirlenen iki haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2019/379 E., 2021/649K. sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanununa aykırılık suçundan yürütülen yargılama neticesinde sanığın atılı suçu işleme kastıyla hareket etmediği anlaşılmakla 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının kaldırılması ile;

"Sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 ve 5271 Sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,

Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına," ibareleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Dairemizin 17.04.2025 tarihli ve 2023/4219Esas, 2025/3990Karar sayılı ilamıyla "... dosyaya sunulan 17.12.2019 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre, tarımsal faaliyet nedeniyle 1. derece doğal sit alanının zarar gördüğü tespitlerine yer verildiği, davaya konu alanın Hazineye ait olduğu ve tapuda sit şerhi bulunduğu da dikkate alındığında sanığın davaya konu taşınmazın sit alanında kaldığını bilmediğine dair savunmasına iştirak edilemeyeceği, ecrimisil ödemesi yapılmasının, taşınmazlar üzerinde dilendiği şekilde tasarrufta bulunulabileceği anlamına gelmediği, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi yerine hatalı değerlendirme ile zamanaşımı dolduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde, 2863 sayılı Kanunun 65/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62, 51/1-3, 52/2, 53 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, kararın sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastıyla hareket etmediğine, suçlamaya konu yerin sit alanında olduğuna dair ilanın yer almadığına, vekalet ücretine fazla hükmolunduğuna ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, hükmolunan cezanın az olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 25.09.2018 tarihli tutanak ile sanığın Hazineye ait 1. derece doğal sit sınırları içerisinde doğal karakteri korunacak alan içerisinde kalan 209 nolu parselde sanık tarafından izinsiz olarak çeltik ekimi yaptığının tespiti üzerine sanık hakkında başlatılan soruşturma işlemleri kapsamında, taşınmaza ait tapu kaydında 18.04.1996 tarihli ve ... yevmiye nolu 1. derece doğal sit alanında kaldığına dair şerhin bulunduğu, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde 1977 yılından beri araziyi tarım amaçlı kullandığını, ecrimisil bedellerini ödediğini arazide tarımsal faaliyetin yasak olduğunu bilmediğini beyan ettiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanığın izinsiz olarak doğal sit alanında çeltik ekimi yaparak izinsiz fiziki müdahalede bulunma suçunu işlediğinden bahisle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davası kapsamında;

Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; "25.09.2018 tarihinde yerinde yapılan incelemede 1. derece doğal sit alanı içerisinde kalan hazineye ait taşınmaz üzerinde sanık tarafından izinsiz olarak tarımsal faaliyet (çeltik ekimi) yapıldığında dair tutanak tanzim edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında davaya konu taşınmaz üzerinde 1977 yılından beri ecri misil ödeyerek tarımsal faaliyette bulunduğunu kabul ettiği, yerel mahkemece icra edilen keşif sonucu dosyaya sunulan 17.12.2019 tarihli ziraat bilirkişi raporuna göre tarımsal faaliyet nedeniyle 1.derece doğal sit alanının zarar gördüğünün tespit edildiği, davaya konu alanın hazineye ait olduğu ve tapuda sit şerhi de bulunduğu dikkate alındığında sanığın davaya konu taşınmazın sit alanında kaldığını bilmediğine dair savunmasına itibar edilemeyeceği, ecri misil ödemesi yapılmasının taşınmazlar üzerinde dilendiği şekilde tasarrufta bulunulabileceği anlamına gelmediği anlaşılmakla" gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Bakımından; Katılan vekili her ne kadar temyiz dilekçesinde gerekçeli kararın 10.12.2025 tarihinde tebliğ edildiğini belirtmiş ise de, 10.12.2025 tarihinde sanığın temyiz başvuru dilekçesinin tebliğ edildiği, gerekçeli kararın 19.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği tespit olunarak yapılan incelemede;

Katılan vekilinin yokluğunda verilip, 19.11.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 22.10.2025 tarihli ve 2025/2234 E. 2025/2132 K. sayılı hükmünü, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen yasal iki haftalık süre geçtikten sonra, 22.12.2025 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyiz İstemi Bakımından; Dairemiz bozma ilamı üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/1534, K. 2026/4729, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-1534-e-2026-4729-k-2784343bbbb6