Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4941 E. 2026/5259 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4941
Karar No
2026/5259
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3220 E., 2023/791 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna, sanığın kullandığı çekici için mahalde öngörülen hız sınırına uygun seyretmemekle kusurlu olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; azami hız sınırına uygun şekilde seyretmeyen sanığın kusurlu olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğine, sanığın azami hız sınırı aşması nedeniyle kusurlu olduğuna, soruşturma evresinde alınan ve sanığın kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğine, sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.06.2020 tarihinde saat 19.24 sıralarında, açık havada, gündüz vakti, azami hız limitinin römork takılı çekiciler için 70 km/s olarak belirlendiği, yerleşim yeri dışında, iki yönlü, 7,2 m genişliğinde, iki şeritli, kuru zeminli, yatay güzergâhta düz, düşey güzergâhta eğimli, asfalt kaplama, görüşe engel bir bir durumun ve yol sorununun bulunmadığı, kaza noktasına 49,50 m mesafede sola tehlikeli viraj levhasının bulunduğu il yolunda, sanığın, sevk ve idaresindeki çekici ile takograf bilgilerine göre 85 km/s hız ile seyri sırasında aracının sol ön kısımları ile, karşı şeritten seyrine devam eden ve önündeki aracı sollamak üzere sanığın seyir şeridine girmiş olan sürücü ...'in yönetimindeki otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucunda, sürücü ...'in ve aracında bulunan bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yüzde sabit ize neden olacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığı,

Kaza tespit tutanağı ve soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporu ile kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu raporu arasında bulunan çelişkinin giderilmesini teminen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan rapor alındığı, anılan raporda sanığın kusursuz olduğu yönünde görüş mütalaa edildiği,

İlk Derece Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu raporu doğrultusunda sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmadığının kabulü ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verildiği,

Anlaşılmıştır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; beraat eden sanık hakkında kurulan hükümde, 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi gereğince tazminat hakkının hatırlamamış olması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararındaki açıklanan hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4941, K. 2026/5259, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4941-e-2026-5259-k-38d6355409c4