Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1263 E. 2026/5262 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1263
Karar No
2026/5262
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/27 E., 2024/284 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükümler yönünden; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 5271 sayılı CMK'nın 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 01.07.2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, somut olayda sanıklar hakkında verilen 10.10.2024 tarihli taksirle öldürme suçu yönünden kurulan hükümlerin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemesi ve bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olması nedeniyle katılanların temyiz isteklerinin kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında bozma üzeri 23.11.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.12.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanıklar ... ve ... hakkında bozma üzerine verilen kararın; sanıklar ..., ... ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin kararın, katılan ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.12.2022 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilâmına uyulması yönünde karar verilerek sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2015/199 Esas, 2019/234 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine ilişkin karara yönelik, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ...'in istinaf başvurularında bulunmaları üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.07.2023 tarihli, 2023/1047 Esas ve 2023/1359 Karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilâmına uyulması yönünde karar verilerek 10.10.2024 tarihli ve 2023/27 Esas, 2024/284 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, sanıkların yüklenen suç açısından taksirlerinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine, sanıklar ... ve ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan, sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2023/27 Esas, 2024/284 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz sebepleri; imar işleri müdürü olarak mevzuata uygun şekilde hareket ettiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, binanın yıkılmasında kusurunun veya ihmalinin bulunmadığına ve beraatine hükmedilmesine ilişkindir.

Sanık ...'ın temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın sadece evrakları kontrol ettiğine, binanın yıkılmasında kusurunun bulunmadığına, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine hükmedilmesine ilişkindir.

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın sadece yapı ruhsatını düzenlediğine, binanın yapım sürecinde başka bir aşamaya katılmadığına, binanın yıkılmasında kusurunun bulunmadığına, sanığa ceza verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13.41 sıralarında, merkez üssü Van ili, ... ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü ... köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, ... Mah. 20 11... parsel ve 2 12... parselde bulunan ... Apartmanı'nın yıkılması ve çökmesi sonucu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın öldüğü, yapılan ölü muayene işlemleri sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak hayatlarını kaybettiklerinin tespit edildiği olayda, soruşturma evresinde ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Nisan 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; binanın elektrik, mimari ve statik projesinin olduğu, ancak statik projeye ait hesap çıktısının bulunmadığı, ... Apartmanı'na ait mimari ve statik projelerde herhangi bir malzeme özelliğine rastlanmadığı, apartmanın yapım yılına göre 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, parça beton numuneler içerisinde, boyut itibariyle standart dışı agregalar olduğunun tespit edildiği, karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda, betonunun ortalama basınç dayanımının 14.88 N/mm2 olarak elde edildiği, elde edilen bu değerin 1975 yılında yayımlanan ve ... Apartmanı'nın analizlerinde dikkate alınan, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160'ı sağladığı, ancak karot sayısı ve yapı enkazı resimleri dikkate alındığında, hesaplanan bu ortalama değerin tüm yapıya ait betonu yansıtma olasılığının düşük olduğunun, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda tekil temellerin, zemin emniyet gerilmesi, donatı ve kesit alanı açısından %90.5'inin, zemin kat kolonlarının kesit, pursantaj oranı ve donatı alanı açısından %62'sinin, zemin kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından ise %3'ünün yetersiz olduğu, statik projelerde herhangi bir kolon düşey açılımı ve kolon-kiriş bağlatı detayının bulunmadığı, sonuç olarak dosyadaki belgelerden bina taşıyıcı elemanlarının uygulamadaki donatı detaylandırmasının yetersiz olduğunun belirlendiği, ... Apartmanı'na ilişkin soruşturma izni için yapılan ön inceleme evresinde alınan bilirkişi raporuna göre, yapı ruhsat aşamasında fenni mesul tarafından verilmesi zorunlu olan belgelerin bulunmadığı, sadece 10.10.1994 tarihli noter tasdikli taahhütname olduğu, bu nedenle ilgili belgelerin temininden sonra ruhsat verilebileceğinin yazılı olduğu, ... Belediyesi tarafından yazılan 10.10.2012 tarihli yazıda, apartmana ait 14.10.1994 tarih ve ... numaralı yapı ruhsatının bulunduğu, ruhsat alınan sürede inşaatın bitirildiği, 20.06.1995 tarih ve 252 numaralı tadilat ruhsatı ile de kat ilavesi yapıldığı ancak söz konusu yapıya ait yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının belirtildiği, 1. derece deprem bölgesinde yer alan ... Apartmanı'nın taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve 3194 sayılı İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği, Van Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün 09.11.2012 tarih ve 2012/62 sayılı kararında, "...İmar Kanunu ve Yönetmelikleri gereğince bir binanın yapım aşamalarına başlamadan gerekli evrakların temin ettirilerek dosyasına konulmamasından, ayrıca 1 aylık süre ile fenni mesul olarak görev yapan ...'un fenni mesuliyetinin kabul edilmemesi veya sürenin bitimi neticesinde yapı sahibine ihtarat niteliğinde bir belge gönderilmemesi, yapı sahibi ile fenni mesul arasında sözleşmenin olmaması gibi evrakların temin edilmeden, inşaat ruhsatının 54. bölümünün fenni mesule imzalattırılmadan inşaat ruhsatının verilmesinde kusurlu oldukları..." gerekçeleri ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında soruşturma izni verildiği, Mahkemece, ... Apartmanı'na ait 14.10.1994 tarih ve ... numaralı yapı ruhsatının bulunduğu, 20.06.1995 tarih ve 252 numaralı tadilat ruhsatı ile de kat ilavesi yapıldığı ancak söz konusu yapıya ait yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı, yapı ruhsatının sanık ... tarafından düzenlendiği, kontrol işlemlerini sanık ...'ın yaptığı, sanık ...'ın ise yapı ruhsatını onaylayan İmar Müdürü olduğu, bina sahibi tarafından inşaatına başlanılacak binanın yapım aşamalarına başlamadan önce 3194 sayılı İmar Kanunu ve Yönetmelikleri gereğince gerekli olan evrakların temin ettirilerek dosyasına konulmamasından, inşaat ruhsatının 54. bölümünün fenni mesule imzalattırılmadan inşaat ruhsatının verilmesi nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge) mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmüne aykırı davrandıkları, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, beton içerisinde standart dışı agregaların olduğu, malzeme kalitesinde, binanın proje ve yapım aşamasında yetersizlikler olması sonucu binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ..., ... ve ...'ın objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, 3194 sayılı İmar Kanununa, 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak bilinçli taksirle hareket ettiklerinin kabulü ile, sanıklar ..., ..., ...'ın, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ... Apartmanı'nın enkazında kalarak ölmelerinde kusurlu oldukları kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR A. Katılanlar ... ve ...'in, Beraatine Hükmedilen Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Temyiz İstekleri Yönünden 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, incelemeye konu dosyada sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ilk kez 26.02.2019 tarihinde hükümler kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 10.07.2023 tarihinde hükümlerin bozulmasına karar verildiği, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında ikinci kez ve sanık ... hakkında ilk kez 10.10.2024 tarihinde Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hükümler kurulduğu, kurulan hükümler yönünden dava dosyasının daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı CMK'nın 272. ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, dava dosyasının sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere karşı katılanların temyiz istekleri yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden Sanığın yokluğunda 10.10.2024 tarihinde verilip 23.11.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 13.12.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. Maddesinde yer alan "Temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında 263. madde hükmü saklıdır." biçimindeki hüküm, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. Maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen Geçici 6. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki "Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin 291, 2 96... . maddelerde yapılan değişiklikler, 23.03.2025 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. Maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup 01.06.2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanır." şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında sanığın iki haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 305. maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Sanık ... ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Mahkemenin kararında sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ...'ın ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/1263, K. 2026/5262, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-1263-e-2026-5262-k-fdebf84a56fb