Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5000 E. 2026/5260 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5000
- Karar No
- 2026/5260
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/488 E., 2023/750 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik, sanık müdafilerinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, (B) sınıfı sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarına, bilinçli taksir artırım oranının üst sınırdan uygulanması, takdîri indirim sebebinin uygulanmaması, katılanlar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25.06.2022 tarihinde saat 20.15 sıralarında, sanığın, sevk ve idaresindeki kamyonet ile açık havada, gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, tek yönlü, üç şeritli, azami hız limitinin 70 km/s olduğu, kuru zeminli, asfalt kaplama caddede seyri sırasında dört yönlü kavşağa geldiğinde sola dönüşle orta adaya giriş yaptığı, kendisine hitap eden "..." levhası bulunduğu durumda seyrine devam ettiği, bu esnada sanığın gidiş istikametine göre sağ taraftaki tek yönlü, üç şeritli karşı yol bölümünde seyrine devam eden ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen sürücü H. K. nın yönetimindeki otomobilin ön kısımları ile sanığın kamyonetinin sağ yan orta kısımlarının çarpıştığı, çarpma sonrasında her iki aracın da savrulduğu ve orta refüjde bekleyen yayalara çarptığı, meydana gelen kaza neticesinde katılanların müşterek çocuğu olan 2021 doğumlu ...'ın öldüğü, katılan ... 'nın hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, gebe kadının çocuğunu vaktinden önce doğurmasına neden olacak; katılan ...'ın hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak; sürücü H. K. nin yönetimindeki otomobilde yolcu olarak bulunan mağdur Y. G. nin hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak; mağdur Z. Ö. nün etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde hafif nitelikte yaralandıkları, gerek soruşturma evresinde düzenlenen 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporu ile 27.06.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna gerek kovuşturma evresinde alınan ... İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonunun 04.11.2022 tarihli raporuna göre sanığın asli ve tam kusurlu olduğu; ayrıca kazadan yaklaşık 28 dakika sonra yapılan ölçümde 1,57 promil alkollü olduğu belirlenen sanık bakımından bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bir kişinin ölümü ile birlikte dört kişinin yaralanmasından dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş ise de, sanık hakkında tayin edilen temel cezanın orantılılık ilkesine aykırı şeklide fazla olduğu, bilinçli taksir oluşturan tek ihlali bulunan sanık bakımından bilinçli taksir artırım oranının ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin sürenin üst sınırdan tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan bilinçli taksir artırım oranı alt sınırdan uygulanmak ve sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin süre 1 yıl olarak takdîr edilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2026 tarihinde karar verildi.