Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/4443 E. 2026/11171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4443
- Karar No
- 2026/11171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/150 E. 2026/333 K. SUÇLAR : Göçmen kaçakçılığı, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanıklar ..., ..., ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Sanık ... müdafiinin görevi yaptırmamak için direnme ve göçmen kaçakçılığı suçlarından kurulan hükümleri temyiz etmesinden sonra sanığın temyizden feragat ettiği anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan malen sorumlu ...'ün temyiz dilekçesi katılma isteği niteliğinde kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca malen sorumlunun davaya katılan olarak kabulüne karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; duruşmadan bağışık tutulma istemi olmayan sanığın duruşmadan vareste tutulmasına karar verilerek savunma hakkının kısıtlandığına, göçmen beyanları ile teşhis işleminin avukat olmaksızın yapıldığına, göçmenlerin kovuşturma aşamasında dinlenilmeyerek soru sorma hakkının engellendiğine, sanığın kimseye öncülük yapmadığına, adil yargılama hakkının ihlal edildiğine, maddi menfaat temini şartının gerçekleşmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b ve 3. maddesinin şartlarının oluşmadığına, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu için şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine yöneliktir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın suçun kanuni tanımında yer alan eylemlerden hangisini gerçekleştirdiğinin açıklanmadığına, dosyada bulunan belge ve bilgiler ışığında sanığın suçu işlediğine dair dosya içerisinde her türlü şüpheden uzak, tarafsız ve yeterli delil bulunmadığına, menfaat temini unsurunun gerçekleşmediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın duruşmadan bağışık tutulması yoluyla savunma hakkının engellendiğine,yöneliktir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; kararın eksik inceleme ile verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlediği hususunda delil bulunmadığına, suçun unsuru olan menfaat temin ettiği hususunda delil bulunmadığına, suçun manevi unsurlarının oluşmadığı için kararın bozulmasına yöneliktir. Katılan ...'ün temyiz istemi; olayın gerçekleşmesinden haberi olmadığına, müsadereye ilişkin yasal unsurların oluşmadığına, aracın iade edilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Ceza infaz kurumunda bulunan sanıkların duruşmadan bağışık tutulma taleplerinin olmaması karşısında, yargı çevresi dikkate alınarak bizzat veya SEGBİS yoluyla hazır edilmeleri gerektiği gözetilmeden yokluklarında hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193. ve 196. maddelerine aykırı şekilde savunma haklarının kısıtlanması, Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık müdafiince kanunî süresi içinde öne sürüldükten sonra sanığın 28.04.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve katılan ...'ün temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.