Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/6374 E. 2026/3944 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6374
Karar No
2026/3944
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/358 E., 2024/214 K.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yasanın tanımış olduğu hakka dayalı olarak ... 51... 9 şaşe numaralı aracı Türkiye'ye getirmek için 2000 yılında Gümrük Müşteşarlığına başvurduğunu, davacının verdiği belgelerde sahtelik olduğundan bahisle aracına el konulduğunu, soruşturma sonunda evraklarda sahtelik olmadığı ve davacının suçsuz olduğu belirtilerek mahkemece aracın iadesine karar verildiğini, davacının yaptığı başvuruda araca ait dosyanın kayıp olduğunun, bu nedenle teslimine ilişkin işlem yapılamayacağının belirtildiğini, davalının araca keyfi olarak el koyduğunu, aracı uygun ortamda saklamadığını, aracın hurda haline dönmesine ve yargılama bitmesine rağmen araca ait dosyayı kaybetmesinde davalının kötü niyetli ve kusurlu olduğunu, aracın çürüdüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi zararları nedeniyle araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı için 9.000,00 TL, aracı kullanamamaktan dolayı da 1.000,00 TL'nin 27.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 47.636,00 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasının yerinde olmadığını, davacının Bazı Şahsi Mahiyette Eşyanın Bedelsiz İthaline İlişkin Kanun'un geçici 2. maddesinden yararlanarak, aracını bedelsiz olarak yurda getirmek istediğini, yurda bedelsiz araç getirebilmenin ise bu Kanun'a göre ... dışında yaşayan Türk vatandaşların yurda kesin dönüş yapmaları halinde mümkün olduğunu, oysa davacının yurda kesin dönüş yapmadığını, zarar varsa da oluşmasında kendi kusuru da bulunduğunu, bilirkişi raporunda fahiş hesaplama yapıldığını, davacının müterafik kusuru yönünden de inceleme yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2014 tarihli ve 2013/523 Esas, 2014/12 Karar sayılı kararıyla araçta meydana gelen zararın davalı idarenin hizmet kusuruyla ilgili olduğu; davacının tam yargı davasıyla zararını idare mahkemesinde isteyebileceğinden mahkemenin görevsizliğine; HMK'nın 114/b ve 115/2. maddeleri gereğinde davanın dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.11.2014 tarihli ve 2014/10104 Esas, 2014/14941 Karar sayılı ilamıyla davanın görüm ve çözüm yeri genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna göre, işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 24.01.2019 tarihli 2015/378 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile araç mahrumiyeti yönünden 47.636,00 TL, değer kaybı yönünden ise 8.620,29 TL tazminatın 27.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.11.2019 tarihli ve 2019/2053 Esas, 2019/5526 Karar sayılı ilamıyla davanın Maliye Hazinesi'ne yöneltilmesi gerekirken, Ticaret Bakanlığı’na yöneltilmiş olmasının temsilcide yanılma olarak kabul edilmesi gerektiği, mahkemece öncelikle davacıya süre verilerek dava dilekçesinin Maliye Hazinesi'ne tebliği ile taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 02.06.2021 tarihli ve 2020/36 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararıyla araç mahrumiyeti yönünden 47.636,00 TL, araçta oluşan hasar yönünden ise 8.620,29 TL tazminatın 27.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı TC. Gümrük ve Ticaret Bakanlığına karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. E. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 31.10.2022 tarihli ve 2021/21931 Esas, 2022/13412 Karar sayılı ilamıyla, "... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın 27. maddesi uyarınca da taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki bu düzenleme, emredici nitelikte olup, mutlaka dikkate alınması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 29.01.2019 tarihli ıslah dilekçesinin, davalı vekiline tebliğ edildiğine dair dosyada belge bulunmamaktadır. Islah bir usul işlemi olup ıslaha karşı başvurulabilecek haklar tebliğ işlemi ile başlamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 177/2. maddesi uyarınca ıslah dilekçesinin tebliği zorunlu olup davalı tarafın, davacının ıslah taleplerine karşı diyeceklerini bildirme imkanı tanınması gerekirken, ıslah dilekçesi tebliğ edilmeyerek, davalının savunma hakkının kısıtlanması usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin tarh ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla araç mahrumiyeti yönünden 47.636,00 TL, araçta oluşan hasar yönünden ise 8.620,29 TL tazminatın 27.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair 379,71 TL talebin reddine, davalı TC. Gümrük ve Ticaret Bakanlığına karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın husumet ve zamanaşımından reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, oysa dilekçe içeriğinde Sincan 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/6 D.İş dosyasında tespit yaptırdığını ve miktarı biliyor dolduğunu, davacının Bazı Şahsi Mahiyette Eşyanın Bedelsiz İthaline İlişkin Kanun'un" geçici 2. maddesinden yararlanarak, aracını bedelsiz olarak yurda getirmek istediğini, yurda bedelsiz araç getirebilnin ise bu kanuna göre ... dışında yaşayan Türk vatandaşların yurda kesin dönüş yapmaları halinde mümkün olduğunu, davacının yurda kesin dönüş yaptığını belirterek bu kanundan yararlanmak için başvuru yapmış olmasına rağmen dava dilekçesinde bildirdiği adresinden de anlaşılacağı gibi ... dışında yaşadığını ve yurda kesin dönüş yapmadığını, şüpheler savcılık tarafindan yerinde bulunarak iddianame düzenlendiğini ve dava açıldığını, davacının kusurunun da incelenmesi gerektiğini, tazminatın yüksek belirlendiğini, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Bazı Şahsi Mahiyette Eşyanın Bedelsiz İthaline İlişkin Kanun'un geçici 2.maddesinden yararlanarak aracını bedelsiz olarak yurda getirdiği ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla araca el konulması ve ceza yargılaması sonucunda iade kararı verilmesi nedeniyle el konulan süreçte aracın uygun koşullarda muhafaza edilmemesi nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ile aracı kullanamama nedeniyle oluşan maddi zararların tazmini talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmadan geçerek kesinleşen hususların tekrar incelenmesinin mümkün olmamasına, her ne kadar davacı tarafça araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı talep edilmişse de bu süreçte aracın hurdaya çıktığının tespit edilmiş olmasına ve piyasa değerinden araç hurda bedeli düşülerek kalan bedelin davacıya ödenmesine karar verilmiş olmasının dosya kapsamına uygun olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/149 Esas sayılı dosya sureti kapsamından davacı ... diğer 131 sanık hakkında Gümrük İdaresini Yanıltarak Eşya İthali suçlamasıyla kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda davacı hakkında suçu işlediği sabit olmadığından beraat kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin 14.05.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Aracın, el koyma tarihi ile iadesi arasında geçen uzun sürede uygun koşullarda muhafaza edilmemesi nedeniyle hurda haline geldiği dosya kapsamı ile sabittir. Esasen mahkeme, hüküm fıkrasında her ne kadar araç hasarının davalıdan tahsiline dair hüküm kurmuşsa da mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda aracın tamamen hurda haline gelmesi nedeniyle değer kaybının araç bedeli haline gelmesi nedeniyle, aracın piyasa değerinden, hurda bedeli düşülerek hasar bedeli 8.620,29 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece, hesaplanan bu bedelin 27.11.2000 (el koyma) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, davacı aracının bedelini el koyma tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsil etmiş olacaktır. Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile ceza dava dosyası kapsamı ve davacı hakkında suçun işlenmediğinin sabit olmaması nedeniyle değil, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, ayrıca araç mahrumiyeti yönünden de 47.636,00 TL tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6374, K. 2026/3944, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-6374-e-2026-3944-k-a6dd49d4466f