Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/11349 E. 2026/4664 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11349
- Karar No
- 2026/4664
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/983 D. İş, 2024/991 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü olan davacı ile davalıya sigortalı araç sürücüsü arasındaki 15.08.2022 tarihli trafik kazasında müvekkilinin malul kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.08.2024 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatını 924.901,67 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 12.375,79 TL, geçici bakıcı giderini 7.279,88 TL olmak üzere toplam talebini 944.557,34 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ibraz ettiği maluliyet raporunda arazlarının eklem hareketlerinde kısıtlılık ve sinir sistemindeki arazlardan kaynaklandığı, ancak raporu tanzim eden heyette ortopedi uzmanı olmadığı, raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmediği, yargılamaya esas alınamayacağı, davalıya başvuru öncesi usule uygun başvuru yapılmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki mevcut raporun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, fiziken muayene yapıldığı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının muvafakati ile oluşturulan tramer kayıtlarındaki kusur oranının dikkate alındığı, aktüer raporun taraflara tebliğ edildiği, davacının talebini yükselttiği gerekçesi ile davacının itirazının kabulü ile tekrar hüküm oluşturulmasına, başvurunun kabulü ile 12.375,79 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.279,88 TL bakıcı gideri ve 924.901,67 TL daimi maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 944.557,34 TL'nin 14.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 15.08.2022 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan raporun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, davacı lehine nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1a maddesi uyarınca kusurlu bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün aynı yasanın 109/6-8 maddeleri uyarınca kusurlu olduğu belirtilmiş ve kusur raporu alınmadan davacının %25, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu kabulü ile hesaplama yapılmış ve karar verilmiştir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için ... öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tespit tutanağı ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3.6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu 05.08.2024 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı belirtilmiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince; yargılama devam ederken ıslah dilekçesinin davalı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden hüküm kurulduğu, davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edildikten sonra hüküm tesisi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.