Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/2828 E. 2026/3961 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2828
Karar No
2026/3961
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/633 Değişik İş, 2024/637 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve davacının desteği olan müteveffanın yolcusu olduğu aracın sürücüsünün bariyerlere çarpması ile 19.02.2023 tarihinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının desteği olan eşinin vefat ettiğini, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 419.306,00 TL'ye ve vermiş olduğu ikinci bir dilekçe ile 1.006.334,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasının celp edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini , davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve 1.006.334,00 TL tazminatının 03.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 28.139,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hatır taşıması indirimi ve müterafik kusur indirimi yapılmış olmasına göre davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın eşi olan davacının yeniden evlenme ihtimalinin hesaplamada dikkate alınmadığını, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve davacının desteği olan müteveffanın yolcusu olduğu aracın sürücüsünün bariyerlere çarpması suretiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının desteğinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Dairemiz içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasına, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının sonuç tazminata etkisinin olmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı HMK'nın 177/3. maddesinde yer alan ıslah dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu 29.03.2024 tarihli ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı belirtilmiştir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyetince; yargılama devam ederken ıslah dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun şekilde bildirilmeden hüküm kurulduğu, davalının, ıslaha karşı cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın ıslah dilekçesi davalı ... şirketine tebliğ edildikten sonra hüküm tesisi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakları ile hukuki dinlenilme haklarını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kaldı ki davacı vekilince sunulan 29.03.2024 tarihli ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmamış ve davacının başvuru dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle kısmi dava açtığı, dilekçede açıkça 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası açıldığının bildirilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 176/2. maddesinde “Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.” düzenlemesi gereğince bir davada bir kez ıslah dilekçesi verilebileceği yani ikinci bir ıslah dilekçesi verilemeyeceği dikkate alınmadan davacı tarafça sunulan 05.04.2024 tarihli dilekçenin dikkate alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/2828, K. 2026/3961, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2026-2828-e-2026-3961-k-bdd4a2f0ecbd