Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13376 E. 2025/14202 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13376
Karar No
2025/14202
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/226 E., 2021/220 K.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.01.2011 tarihinde davacı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile ... İl ... Müdürlüğünde görevli polis memuru ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın karıştığı kazada davacı ...'in yaralandığı belirterek HMK 107 nci madde gereğince fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ... yönünden 20.000,00 TL maddi tazminatın sürücü ...'dan, bağlı bulunduğu idare ... Bakanlığından ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsilini ayrıca uğradığı manevi zarar nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ... yönünden 25.000,00 TL, davacı baba ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın sürücü ve idareden tahsilini, davacı baba ... yönünden toplam 17.400,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini yükseltmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kendisine husumet düşmeyeceğini belirterek öncelikle usulden aksi takdirde esastan davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalının kusuru oranında sorumlu olduklarını, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, kusur ve aktüer raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev yönünden aksi takdirde esas yönden davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.06.2021 tarihli ve 2020/226 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 226.653,44 TL maddi tazminatın davalı ... Bakanlığı ve ... Yıldırım yönünden kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren; sigorta şirketi yönünden (sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak) dava tarihi olan 11.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Bakanlığı ve ...'dan kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Bakanlığı ve ...'dan kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’ye ödenmesine, davacı ... yönünden 10.942,18 TL (5.496,86 TL bakıcı gideri, 4.590,00 TL ... tarafından karşılanmayan yol ve tedavi gideri, 855,32 TL kazanç kaybı olmak üzere) maddi tazminatın davalılar ... Bakanlığı ve ...'dan kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihi olan 11.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Bakanlığı ve ...'dan kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’e ödenmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Bakanlığı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairenin 08.03.2023 tarihli ve 2021/22303 Esas, 2023/3177 Karar sayılı ilâmı ile "1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin tüm, davalı ... Bakanlığı vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkeme tarafından, Dairenin bozma ilamından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 17.03.2016 tarihli ek aktüerya raporunda kusur oranına göre seçenekli hesaplama yapılmış olup, %50 kusur oranına göre davacı ...'in sürekli iş göremezlik zararı 2016 yılı verilerine göre 72.052,91 TL olarak hesaplanmış, mahkemece, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda davacı ...'in %50 kusur oranına göre iş göremezlik zararı hakkında 72.052.91 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Dairenin bozma ilamında, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden karar bozulmuştur. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozma ilamı doğrultusunda alınan kusur raporu sonrasında davalının %75 kusur oranına göre yeniden hesap raporu alınmış; 02.01.2021 tarihli rapor ile (2021 verileriyle) davacı için 226.653,44 TL tazminat hesaplanmış mahkemece de davanın davacı ... yönünden bu miktar üzerinden kabulüne, karar verilmiştir. Bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 17.03.2016 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Mahkemece güncel verilerle hesap yapan 02.01.2021 tarihli raporun hükme esas alındığı dikkate alındığında, bu kabulün usuli kazanılmış hakları ihlal edici nitelik taşıdığı açıktır. Açıklanan nedenlerle; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 17.03.2016 tarihli rapordaki tazminat miktarları yönünden davalılar lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere 17.03.2016 tarihli raporda %75 kusur oranına göre de hesaplama yapılmış olup rapordaki davalının %75 kusur oranına göre yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde güncel verilerle hesap yapan aktüer raporunun hükme esas alınmasıyla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan Dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 108.079,35 TL maddi tazminatın davalı ... Bakanlığı ve ... yönünden kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 11.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Bakanlığı ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Bakanlığı ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.942,18 TL (5.496,86 TL bakıcı gideri, 4.590,00 TL ... tarafından karşılanmayan yol ve tedavi gideri, 855,32 TL kazanç kaybı olmak üzere) maddi tazminatın davalı ... Bakanlığı ve ... yönünden kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihi olan 11.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Bakanlığı ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; her aşamada raporlara itiraz ettiklerini bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmayacağını, bozma ilamının hatalı olduğunu, 2021 yılı itibariyle davacının gelirinin belirli hale geldiğini varsayımsal rakamlara değil belirli rakamlara göre hesap yapılması gerektiğini beyan etmiştir. Davalı ... Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminat tutarlarının hatalı ve yüksek olduğunu ıslaha karşı beyanlarının dikkate alınmadığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ... Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücü ve yakınlarının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesinde harçtan muaf kurumlar belirlenmiş olup davalı ... Bakanlığı da bu kurumlar arasında yer almasına karşın mahkemece, bahsi geçen davalı aleyhine harca hükmedilmiştir. Bu düzenleme gereği, davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olmasına rağmen, harçtan sorumluluğuna karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı ... Bakanlığı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının "D) Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti Yönünden" başlığı altındaki 2- nolu bendine "(davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan ... Bakanlığı dışındaki davalılardan)" ibaresinin eklenilmesine, kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile ... İl ... Müdürlüğünde görevli polis memuru ...'ın sevk ve idaresinde bulunan aracın karıştığı kazada davacı ...'in yaralandığını belirterek ... yönünden toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın sürücü ...'dan, bağlı bulunduğu idare ... Bakanlığından ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsilini ayrıca uğradığı manevi zarar nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ... yönünden 25.000,00 TL, davacı baba ... yönünden 25.000,00 TL manevi zararın sürücü ve idareden tahsilini, davacı baba ... yönünden toplam 17.400,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini HMK 107. maddeye göre yükseltmiştir. Mahkeme ilk kararında davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden; cismani zarar kapsamında 72.052,91 TL maddi tazminatın davalı idare yönünden kaza tarihinden sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi zarar kapsamında, kusur durumu da dikkate alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... yönünden 2.500,00 TL manevi tazminatın davalı idareden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...’ye ödenmesine, davacı ... yönünden 6.522,50 TL maddi tazminatın davalı idareden kaza tarihinden, davalı sigortadan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’e ödenmesine; 2.500,00 TL manevi tazminatın davalı idareden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...’e ödenmesine; davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, karar verilmiştir. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Bakanlığı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/6600 Esas, 2020/4315 Karar sayılı kararıyla; Mahkemenin aldığı kusur raporunun yetersiz olup mahkemece, ... Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden veya ... Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden oluşacak bilirkişi heyetinden, çelişkiyi giderici ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı yararına, ayrıca davacı ...’in %15.2 maluliyetinin askerliğine engel teşkil edip etmeyeceği belirlenerek engel teşkil etmeyecekse askerlikte geçen sürenin tazminattan düşülüp düşülmeyeceğinin tartışılması, davacının bakıcı gideri talebi yönünden kaza tarihinde yürürlükte olan brüt asgari ücret tutarı esas alınarak bakıcı giderinin tekrar hesaplanması gerektiği, davalı sürücü ... haksız fiil faili durumunda olup, olayda hizmet kusuru bulunmadığı ve davalı sürücüye haksız fiil faili olarak dava açıldığı, araç sürücüsü haksız fiil hükümlerine göre kusuru oranında zarardan sorumlu olacağına göre mahkemece, davalı sürücü ... hakkında açılan dava yönünden de esas hakkında hüküm kurulması gerekirken husumet yokluğundan ret kararı verilmesi doğru olmadığı ve davalı ... şirketinden manevi tazminat talep edilmemiş olup mahkemece sigorta şirketi aleyhine hükmedilmemiş olmasına rağmen manevi tazminat vekalet ücretlerinden sigorta şirketinin de sorumlu tutulması doğru olmadığı gerekçeleri ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda kusur raporu aldırıldığı ve maluliyetinin askerliğe engel teşkil edip etmeyeceği hususunda araştırma yaparak engel teşkil etmeyeceği sonucuna vararak 21.01.2020 rapor tarihindeki davacının geliri esas alınarak yeniden tazminat hesabı yaptırıldığı, davalı ... %75, davacı sürücü ...'ın ise %25 oranında kusuru dikkate alınarak, ...'ın %15,2 oranındaki maluliyetine göre davacının ıslah dilekçesi göz önüne alınarak 226.653,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.496,86 TL bakıcı gideri ve 40.000,00 TL manevi tazminatın maddi tazminattan sigorta şirketinin teminat limiti olan 200.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına, Davacı ...'ın talepleri yönünden ise; 6.120,00 TL ... tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, 5.496,86 TL bakıcı gideri ve 855,32 TL kazanç kaybı ile 15.000,00 TL manevi tazminata ve davacı ... yönünden 15.000,00 TL tazminata karar verilmiştir. Mahkemenin bozma sonrası verdiği ikinci kararı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Bakanlığı vekilinin temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; “Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozma ilamı doğrultusunda alınan kusur raporu sonrasında davalının %75 kusur oranına göre yeniden hesap raporu alınmış; 02.04.2021 tarihli rapor ile (2021 verileriyle hesaplama yapan) davacı için 226.653,44 TL tazminat hesaplanmış mahkemece de davanın bu miktar üzerinden karar verilmiştir. Bozma ilamının kapsamında belirtilen yönler dışında 17.03.2016 tarihli raporda belirlenen tazminat miktarları için davalı taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. Mahkemece güncel verilerle hesap yapan tarihli raporun hükme esas alındığı dikkate alındığında, bu kabulün usuli kazanılmış hakları ihlal edici nitelik taşıdığı açıktır. Açıklanan nedenlerle; bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 17.03.2016 tarihli rapordaki tazminat miktarları yönünden davalılar lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere 17.03.2016 tarihli raporda %75 kusur oranına göre de hesaplama yapılmış olup rapordaki davalının %75 kusur oranına göre yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hakları ihlal edecek biçimde güncel verilerle hesap yapan aktüer raporunun hükme esas alınmasıyla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak 17.03.2016 tarihli verilere göre %75 kusura göre hesaplanan tazminat üzerinden karar verilmiş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş Sayın Çoğunlukça; kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Mahkemece verilen ilk kararda Adli Tıp Kurumunun davacı sürücü ...’e %50 ve davalı sürücü ...’a %50 kusur belirlemesine göre karar verdiği anlaşılmaktadır. Bu karar davacı vekilince kusur raporunu ve hesap raporunu kabul etmedikleri yönünde temyiz konusu yapıldığı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yeniden kusur raporu alınması yönünde davacı lehine bozma kararı verdiğine göre öncelikle mahkemenin ilk kararının ve bozma kararının davalılar lehine usulü müktesep hak oluşturduğunu söylemek mümkün değildir. Türk Borçlar Kanunu 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Burada davacının da temyiz konusu yaptığı ve Yüksek Dairenin davacı yararına kusurdan bozduğu ve mahkemece bozmadan sonra alınan kusur raporunda kusur oranları değiştiğine göre yeni kusur oranlarına göre rapor tarihinde ki verilere göre yeni bir hesap raporu alarak bu rapora göre karar vermesi kanuna ve usule uygundur. Zira bedensel zararlar diğer zararlar gibi gerçekleşip o an itibarı ile belirlenecek zararlar değildir. Bedensel zarar, kişinin ömür boyu sürekli iş göremezliğinin kişinin hayat tablosuna göre yaşayacağı öngörülen süre içinde sürekli oluşan zarardan oluşmaktadır. Bu zarar belirlenirken kişinin geliri esas alınmaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, kişinin kaza tarihinden rapor tarihine kadar gelirinin ne olduğu bilebildiğimiz için bu döneme bilinen dönem, rapor tarihinden sonraki döneme ise gelirinin ne olduğu bilinmediğinden rapor tarihinde ki bilinen en son geliri esas alınarak bilinmeyen dönem zararları progresif rant (%10 artırma ve %10 eksiltme) suretiyle belirlenmektedir. Somut davada bozmadan sonra alınan hesap raporunda davacının gelirinin ne olduğu bilinmektedir. Bilinen gelir varken daha önceki bir tarihteki gelirin esas alınarak tazminat hesabı varsayıma göre yapılması mümkün değildir. Zira kaza tarihinden hesap raporunun hazırlandığı tarihe kadar davacıların gelirlerindeki artışlar bilinmektedir. Son raporun hazırlandığı tarihte davacının gelirinin ne olduğu bilinirken sanki bu gelir bilinmiyormuş gibi geriye giderek varsayıma dayalı bir gelir ile tazminat hesabı yapılması usul ve yasaya uygun değildir. Mahkemece, öteden beri Yargıtay ve doktrince kabul gören “Bilinen gelir varken varsayıma dayalı gelire göre tazminat hesabı yapılamaz” ilkesine uygun olmayan kararın bozulması gerekirken çoğunluğun düzeltilerek onama kararına katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13376, K. 2025/14202, T. 17.03.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-13376-e-2025-14202-k-812a11518c22