Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10130 E. 2023/14154 K.
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10130
- Karar No
- 2023/14154
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1277 E., 2023/683 K. : 13.04.2011 HÜKÜM/KARAR : Reddine /Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/324 E- 2021/155 K
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ..........,'ın 273/1200 hissesi üzerine de uyuşmazlığa bakan mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve söz konusu kararın 15.02.2002 tarihinde tapuya işlendiğini, davalılardan... aleyhine böyle bir kararın varlığının bilinmesine ve bu karar sebebiyle taşınmazdaki hissesinin sınırlı olarak iptal edilmiş olduğunun bilincinde olmasına rağmen, avukatı vasıtasıyla 11.02.2011 tarihinde söz konusu ihtiyati tedbir kararını kaldırttığını ve akabinde 16 Şubat 2011 tarihinde üzerinde bulunan hissenin tamamını davalılardan ... ve ...'a sattığını, davalı ... 'ın hissesinin sınırlı iptal edildiğini göz önünde tutarak işlem yapmaması gerekirken bu görevini yerine getirmediğini, Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/93 Esas ve 2006/745 Karar sayılı kesinleşmiş kararına rağmen, davacıya zarar vermek ve mal kaçırmak kastıyla hareket ederek taşınmaz üzerindeki hissenin tamamını üçüncü kişiler üzerine devrettiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu, davalılardan...'ın 2002 yılından bu yana davalısı olduğu ve muhakemenin her aşamasını bizzat ve avukatları vasıtasıyla takip ettiği bu dosyayı ve aleyhindeki kararı çok iyi bildiğini, kararın kendisini etkilemesi sebebiyle tapu dairesini yaptığı hatanın arkasına sığınarak kötü niyetli bir şekilde bu tasarrufu yapma imkanına sahip olduğunu, diğer davalılar ..........ve ...'ın ise...'ın bu durumu bilmelerine rağmen bu işleme dahil olduklarını, davalıların alacaklı tarafa zarar verme hastı ile işlem yaptıklarını, söz konusu işlemin tarafları, alacak miktarı, bu alacakla ilgili mahkeme kararı konularında bilgi sahibi olduklarını, bu durumdan müvekkili davacının fazlası ile zarar gördüğünü, şuanda... üzerinde hiç hisse kalmadığını, taşınmazların muvazaalı olarak, piyasa rayiçlerinin altında devredildiğini belirterek, davanın kabulüne, Küçükçekmece ilçesi, Cumhuriyet mevkii, 1318 parsel sayılı taşınmazdaki 273/1200 ve 37/240 hisse üzerindeki tasarrufun ve tapu kaydının iptaline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden... ve ... aleyhine açılmış bulunan Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/93 Esas ve 2006/745 Karar sayılı tasarrufun iptali davasının davacı ... açısından 14.11.2006 tarihinde karara bağlanarak tasarrufun iptali davası olması nedeniyle kesinleşmesine gerek olmadan icrai kabiliyet kazanmış iken, davacı ... tarafından ''... üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan davacı alacaklı Hatice Cansel Özzengin'in bu taşınmazı icraca haczedilerek satılmasını istenme hak ve yetkisinin verilmiş'' olmasına rağmen aradan uzun zaman geçmesine ve davaya konu kambiyo senedinin zaman aşımına uğramasına kadar bu hakkını kullanmaması sonucu müvekkilinin de içinde bulunduğu zor durum nedeniyle dava konusu taşınmazı satmak zorunda kaldığını, bu davanın redde mahkum olduğunu anlayan davacı vekili aracılığıyla bu dosyada talep ettiği alacak için haksız ve yersiz olarak İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2002/9710 sayılı takip dosyası zaman aşımına uğramış bulunan dosyasını yenilemek suretiyle 2011/10439 E. sayılı dosyasından ... aleyhine mükerrer takip yaptığını, bu takibe karşı İstanbul Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesi'ne süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunulduğunu, iptal davası sabit olduğu taktirde davacının, dava konusu taşınmaz üzerinde sanki o mal hala borçlunun mal varlığında imiş gibi, cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde edeceğini, dava konusu malın iptal kararı ile borçlunun mü/lkiyetine dönmeyeceğine, üçüncü kişi yine malik olmaya devam edeceğini, bu hususun iptal davasının ayni bir dava olmayıp kişisel bir dava olmasının sonucu olduğunu belirterek, muvazaa nedeniyle Küçükçekmece İlçesi, Cumhuriyet Mevkii, 1318 parsel sayılı taşınmazdaki 273/1200 ve 37/240 hisse üzerindeki tasarrufun ve tapu kaydının iptaline dair davanın reddine, Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/46 D. İş sayılı ve 04.04.2011 tarihli kararınca verilmiş bulunan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.03.2021 tarihli ve 2011/324 Esas ve 2021/155 Karar sayılı kararıyla;tasarrufun iptali davasına konu icra takiplerinin kararın kesinleşmesinden sonra 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1648 E. Sayılı dosyasında tasarrufun iptaline konu icra dosyasının zaman aşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, davacının 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/93E.-2006/745 K. Sayılı dosyası kesinleşmesine rağmen infaz ettirmediği, davalı ... 'ın da kararın kesinleşmesinden sonra HMK gereğince taşınmaz üzerine konulan tedbiri kaldırdığı, bunun üzerine davalılardan...'ın taşınmazdaki hisselerini diğer davalılara sattığı anlaşılmakla, tasarrufa konu takiplerin zaman aşımı nedeniyle icralarının geri bırakılmasına karar verildiği, davacının zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra İİK 33 üncü madde gereğince genel mahkemelerde dava açmadığı anlaşılmakla, tasarrufun iptali kararın infaz edilmediği ve tasarrufun iptaline konu takiplerin zaman aşımı nedeniyle icralarının geri bırakılması nedeniyle davanın reddi gerektiği bu hususun mahkememiz dosyasına emsal Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 2019/571E.-2020/4905 K. vurgulandığı, her ne kadar yargılama esnasında dava konusu taşınmaz... tarafından diğer davalılara satılması nedeniyle tasarrufun iptali davalarının İİK 283/3 maddesi gereğince tazminat davasına dönüşeceği düzenlenmiş ise de davacının talebinin doğrudan tapu iptal tescil talebi olduğu kaldı ki mahkememizde görülen davanın tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilse dahi davaya konu güncel ve mevcut bir icra takibinin olmadığı anlaşılmakla yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden ise davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı ... tarafından davalı ... 'a, müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla yapılan tasarrufun iptaline ilişkin yargılama uzun sürdüğünden icra dosyasının takipsiz kaldığını, dosya yenilenerek 2011/10439 esasına kaydedildiğini ve borçluya icra emri gönderildiğini, takip borçlusu tarafından, yenilenmiş olan icra takibinin zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına yönelik itiraz dermeyan edilmiş ise de İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2002/9710 (Yeni Esas: 2011/10439 E.) sayılı dosyasından aciz vesikası alınmış olduğundan, müvekkilinin alacağının zamanaşımı süresinin 20 yıla uzadığını, tasarrufa konu taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında 3 kat fark bulunmasının, dosyada mübrez resmi senede göre davalı ... ile davalı ...'in aynı adreste oturuyor olmasının kötü niyet olgusunun ispatı için yeterli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2-Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dava değeri olan 665.754,64 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya dayanak İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/10439 (Eski 2002/9710) sayılı takip dosyasında, davacı tarafından dava dışı ... aleyhine 20.08.2000 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli bonoya istinaden toplam 43.725,00 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, alacağı teminen davacı ... (.......) tarafından ... ve davalı ... aleyhine Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/93 Esas sayılı dosyası ile (birleşen 2002/1204 E. sayılı dosya) tasarrufun iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda 14.11.2006 tarihinde 2006/745 Karar sayılı karar ile "Birleşen 2002/1204 E. sayılı davanın kabulü ile davalılar arasında satışa konu edilen Küçükçekmece ilçesi, Cumhuriyet mevkii, 1318 parsel sayılı 990,92 m2 arsa vasfındaki taşınmazda davalı ... 'a satışı yapılan 273/1200 hissesinin satışı ile ilgili tasarrufun takip konusu alacak ve eklentilerin ulaştığı miktarla sınırlı olmakla iptaline, tapudaki davalı ... üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan davacı alacaklılara bu taşınmazın icraca haczedilerek satılmasının istenme hak ve yetkisinin verilmesine" karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2008/569 Esas 2008/1139 K. sayılı kararı ile onandığı, davacıların karar düzeltme dilekçelerinin aynı dairenin 6.10.2008 tarihinde reddine karar verildiği, karar infaz edilmeden davalı ... Taş'ın dava konusu Küçükçekmece ilçesi, 1318 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazdaki 273/1200 hissenin 11/150 hissesini 70.000,00 TL bedel ile 16.02.2011 tarihinde davalı ...'a, kalan 37/240 hissesini de 150.000,00 TL bedel ile 21.02.2011 tarihinde diğer davalı ...'a satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Dava dışı ... ile davalı ... arasında yapılan dava konusu taşınmaza yönelik tasarruf işlemine ilişkin Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/93 E. 2006/745 K. sayılı tasarrufun iptali kararı kesinleştikten sonra ancak infaz edilmeden önce davaya dayanak İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/10439 (Eski 2002/9710) sayılı dosyasına icra takibine yönelik olarak İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1648 E. 2012/632 K. sayılı kararı ile İİK'nın 71 ve 33/a maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/26095 Esas 2015/27868 Karar sayılı kararı ile onanmış ve aynı dairenin 06.02.2018 tarih 2018/101 E. ve 2018/809 K. sayılı kararı uyarınca karar düzeltme isteminin reddine karar verilmekle kesinleşmiştir.
Her ne kadar İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 18.04.2019 tarih 2018/679 E. 2019/301 K. sayılı kararı ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2002/9710 (Yeni 2011/10349) sayılı dosyasından alınan 24.07.2002 tarihli aciz vesikasının ihya edilmesine karar verilmiş ise de kararın hasımsız olarak alındığı, davalıları bağlamayacağı ve icranın geri bırakılması kararını ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmadığı, kaldı ki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/26095 Esas 2015/27868 Karar sayılı kararı ile aciz vesikası yönünden de tartışılmak suretiyle icranın geri bırakılması kararının onandığı, dolayısıyla haciz ve satış yetkisi tanınacak derdest bir icra takibinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Davalılar vekilinin istinaf itirazının incelenmesi; İlk Derece Mahkemesince dava ön koşul yokluğundan reddedildiğine göre ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 nci maddesine göre "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür. Davalılar vekili de istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
2.Borçlar Kanunu medde 19, İİK madde 71 ve 33/a maddesi.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.