Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11341 E. 2023/13855 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11341
- Karar No
- 2023/13855
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1497 E., 2023/1358 K. DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1- İspark-istanbul Otopark İşletmeleri Ticaret A.Ş. vekili Avukat ... 2- Zurich Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... İHBAR OLUNAN : UCS Hizmet Yönetim San Tic. A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Davalı İstanbul Otopark İşletmeleri Tic. A.Ş. istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacıların istinaf başvurusunun reddine / davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı İSPARK vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı İstanbul Otopark İşletmeleri Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 22.10.2012 tarihinde davalı İspark açık otopark adasına henüz park edilmiş, davalılardan Zurich Sigorta A.Ş.'ye trafik sigortalı bulunan aracın yerini değiştirmek üzere araç içine geçen İspark görevlisinin, davacı ...'nun babası -'ın elini tuttuğu ve kendi araçlarının sağ ön kısmında ve karşısında diğer İspark görevlisi olduğu sırada beklemekte oldukları esnada, aniden gaza yüklenmesi ile söz konusu kazanın meydana geldiğini, kazada davacı ...'nun görme organlarından kalıcı olarak sakat kaldığını, bu oranın zamanla artacağının doktorlar tarafından belirlendiğini, meydana gelen zarardan davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın trafik sigortacısı sıfatıyla, İspark A.Ş.'nin ise söz konusu aracı kaza sırasında kullanan İspark A.Ş. personelinin kusurundan dolayı diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve maddi tazminat miktarı ileride arttırılmak suretiyle, şimdilik ... için sürekli iş göremezlik, iş gücü kaybı tazminatı olarak 2.000,00 TL bakıcı gideri, 2.000,00 TL özel eğitim giderleri zararı, 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek %18 ticari avans faizi ile birlikte, ayrıca ... için 400.000,00 TL, baba ... için 150.000,00 TL, anne ... için 150.000,00 TL olmak üzere 700.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek %18 ticari avans faizi ile birlikte sadece İspark A.Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.02.2017 tarihli dilekçesi ile ... için sürekli iş göremezlik-iş gücü kaybı tazminatı olarak 350.241,02 TL'ye, (sigorta şirketi için poliçe limiti olan 163.294,25 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) bakıcı ihtiyacı tazminatı için 8.752,50 TL'ye 04.11.2021 tarihli dilekçesi ile ... için sürekli iş göremezlik iş gücü kaybı tazminatı talebini 711.871,21 TL'ye, bakıcı gideri tazminatını 8.752,50 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı ...-. vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin doğan zarardan sorumluluğu olmadığını, davaya konu zararın, aracın park edilmesi için diğer davalı olan İspark A.Ş.'nin çalışanının sevk ve idaresinde iken gerçekleştiğinin sabit olduğunu, diğer davalı İspark A.Ş.'nin mali sorumluluk poliçesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, husumetin yalnızca İspark A.Ş.'ne yönetilmesi gerektiğini, ayrıca özel bakım ve bakıcı giderlerinden, özel eğitim giderlerinden de davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın başvurusu üzerine maluliyet tazminatının hesaplandığını ve 61.705,75 TL'nin davacılara ödendiğini, bu ödeme üzerine davalı ... şirketinin ibra edildiğini, yapılan ödemelere rağmen halen ve kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açan davacı yanın kötü niyetli olduğunu, davalının sigortalısının kazanın oluşumunda kusuru olmadığını, davacı yanın maluliyet oranını tayinin gerekli olduğunu, faiz talebinin de kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İspark A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın hemen sonrasında davalı şirket yetkililerinin kazazede ve ailesi ile ilgilendiğini, maddi ve manevi olarak destek olduklarını, hastaya müdahale için gerekli her türlü ilaç ve tıbbi ekipman bedelinin davalı şirketçe ödenerek temin edildiğini, diğer yandan kazaya maruz kalan çocuğun annesinin yeni doğum yapması, yeni doğan çocuk ve anne ile ilgili tıbbi müdahalelerin de davalı şirket tarafından karşılandığını, ayrıca anneye uygulanan psikolojik tedavinin de davalı şirket tarafından karşılandığını, dava konusu olayda davalı şirketin hukuki sorumluluğunun olmadığını, sürücünün davalı şirketin çalışanı olmadığını, davalı şirketin belediye meclisinin vermiş olduğu yetki doğrultusunda otopark işletmeciliği yapmakta olduğunu, sürücünün taşeron firmanın işçisi olduğunu, kendi asli görevini yerine getirmeksizin müşterilerin taleplerini yerine getirmekte olan çalışanlarıyla müşteriler arasında bir vekalet ilişkisi kurulduğunu, bu sırada meydana gelen zararlardan davalı şirketin sorumlu olmadığını, kendi asli görevi dışında iş yapan failin bizzat sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2018 tarihli ve 2014/1040 Esas, 2018/375 Karar sayılı kararıyla; davacı ...'in maddi tazminat istemine yönelik olarak davalı İSPARK yönünden davanın kısmen kabulü ile 331.529,45 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ile 8.752,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 340.281,93 TL'nin haksız fiil tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İSPARK 'dan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı ... şirketinin poliçe miktarı ile sorumlu olduğu kısım gözönüne alınarak tahsilde mükerrer olmamak şartı ile) davacı ... tarafından davalı ...yönünden açılan davanın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kabulü ile 163.294,25 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, (davalı İSPARK ile kurulan hüküm uyarınca bu davalı ile tahsilde mükerrer olmamak şartı ile müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine), davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İSPARK'dan tahsiline, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Kaldırma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2018/1562 Esas, 2020/3160 Karar sayılı kararıyla; mahkemece tarafların ödemelerle ilgili iddia ve savunmaları üzerinde durulmadığı, İSPARK tarafından yapıldığı kabul edilen ödemelerin neden için yapılan maddi hesaplamadan düşüldüğü üzerinde durulmadığı ve ayrıca ifa amaçlı bir ödeme mi yoksa insani yardım amaçlı bir ödeme mi olduğu yolunda değerlendirme yapılmadığı, ATK dan alınacak ek bir raporla davacı ...'nun tedavisinin ne zaman bittiği, iyileşme süresi içerisinde bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve varsa süresinin belirlenmesi, ondan sonra bakıcı gideri zararının tespiti yoluna gidilmesi gerekirken tedavi süresini de kapsar biçimde iyileşme süresinin tamamı bakımından yapılan hesaplamaya bağlı kalınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli ve 2020/544 Esas, 2021/974 Karar sayılı kararıyla; adli tıp raporunda davacı ...'nun 1 ay iyileşme süreci içerisinde bakıcı yardımına ihtiyaç duyduğu ve 940,50 TL bakıcı gideri hesaplandığı, İSPARK'ın yönetim kurulu ve hibe kararlarının celbedildiği, kararların içerikleri dikkate alındığında yapılan yardımların insani amaçlı bir ödeme olduğu, yardımların davacı ... ya da diğer davacıların talep ettiği tazminatlardan düşülmemesi gerektiği, davalı İSPARK tarafından davacı tarafa 15.11.2012 tarihinde 20.000 TL nakit ve 15.11.2013 tarihinde de ev peşinatı olarak 25.000 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin tedavi giderleri kapsamında yapıldığı ve dava konusu tedavi gideri olmadığından tedavi gideri kapsamında yapılan ödemelerin davacı ...'nun zararından tenzil edilemeyeceği, davalı İSPARK tarafından yapılan ödemelerin davacı ... için insani yardım amaçlı bir ödeme olduğu gerekçesiyle; davacı ...'nun maddi tazminat istemine yönelik; davalı İSPARK yönünden davanın kısmen kabulü ile 711.871,21 TL iş görmezlik ödeneği ile 940,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 712.811,71 TL'nin haksız fiil tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İSPARK'tan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı ... şirketinin poliçe miktarı ile sorumlu olduğu kısım gözönüne alınarak tahsilde mükerrer olmamak şartı ile) davacı ... tarafından maddi tazminat için açılan davanın kalan kısımlar yönünden bu davalı için reddine, Davacı ... tarafından davalı ...yönünden açılan davanın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kabulü ile 163.294,25 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ile 940,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 164.234,75 TL'nin 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, (yukarıda davalı İSPARK ile kurulan hüküm uyarınca bu davalı ile tahsilde mükerrer olmamak şartı ile müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine), davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İSPARK'tan tahsiline, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili vekili ile İspark vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2022/621 Esas, 2022/857 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına kaldırma kararından önce istinafa konu edilen iş göremezlik zararına konu alacak miktarına karşı davacı tarafça sadece 20.000 TL ve 25.000 TLlik ödemelerin güncellenerek düşülmesi suretiyle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğundan bahisle istinaf edilmesi ve daha çoğuna hükmedilmesi gerektiği yönünde istinaf başvurusunda bulunulmadığı ve 17.02.2017 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda karar verilmesi talebinde bulunduğu göz önüne alındığında, davacı ...'nun 17.02.2017 tarihli bedel artırım dilekçesiyle iş gücü kaybı zararına bağlı olarak talep ettiği miktarın istinaf eden davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturacağı, bu hakkı ortadan kaldıracak nitelikte yazılı biçimde karar verilmesinin doğru olmadığı, 20.000 TL'lik nakdi yardıma ilişkin 12.11.2011 tarihli İSPARK yönetim kurulu kararında bu yardımın 'ın işine gidememesi, hastanede tedavi sürecinin devam etmesi ve ailenin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle ailenin uğradığı zararların tazmini ile tedavi masraflarının karşılanması için olduğunun ve ödemenin babaya yapıldığının anlaşıldığı, bu ödemenin ne kadarlık bölümünün davacı babanın uğradığı maddi zarara, ne kadarlık bölümünün de manevi zarara karşılık olduğu belirlenemediğinden, davacı ...'a yapılan bu ödemenin yarısının babanın uğradığı maddi zarara, yarısının da yine davacı babanın manevi zararına karşılık olduğu ve manevi tazminatın da bölünemez olduğu kabul edilerek davacı babanın manevi zararının karşılanması nedeniyle davacı bananın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, iyileşme süresi, maluliyet oranı, davacının kaza tarihinde 4 yaşında olması, paranın alım gücü ve davalı İSPARK'ın kaza sonrasındaki davacı tarafa yaklaşımı dikkate alındığında davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminatın çok fazla, davacı anne lehine hükmedilen manevi tazminatın ise bir miktar fazla olduğu gerekçesiyle; davalı İSPARK tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ...'nun davalı İSPARK'a yönelik maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 350.241,02 TL iş görmezlik tazminatı ile 940,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 351.181,52 TL'nin haksız fiil tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İSPARK'dan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin poliçe miktarı ile sorumlu olduğu kısım gözönüne alınarak tahsilde mükerrer olmamak şartı ile), davacı ...'nun bakıcı giderine yönelik maddi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmının ise reddine, davacı ... tarafından davalı ...yönünden açılan davanın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kabulü ile 163.294,25 TL daimi iş görmezlik tazminatı ile 940,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 164.234,75 TL'nin 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, (davalı İSPARK ile kurulan hüküm uyarınca bu davalı ile tahsilde mükerrer olmamak şartı ile müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine), davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı İSPARK'tan tahsiline, davacı baba l tarafından açılan manevi tazminat davasının ise reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı İstanbul Otopark İşletmeleri Ticaret A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 30.11.2022 tarih, 2022/13633 Esas, 2022/15876 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacılar vekilinin istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun değerlendirilmesi için kararın bozulmasına, bozma nedenine göre temyize gelen tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı İstanbul Otopark İşletmeleri A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve kısmen reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı ...'in davalı İspark'a yönelik maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 350.241,02 TL iş göremezlik tazminatı ile 940,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 351.181,52 TL'nin haksız fiil tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İspark'tan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin poliçe miktarı ile sorumlu olduğu kısım göz önüne alınarak tahsilde mükerrer olmamak şartı ile), davacı ...'in bakıcı giderine yönelik maddi tazminat talebinin fazlaya ilişkin kısmının ise reddine, davacı ... tarafından davalı ...Ş. yönünden açılan davanın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kabulü ile 163.294,25 TL daimi iş göremezlik tazminatı ile 940,50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 164.234,75 TL'nin 02.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, (yukarıda davalı İspark ile kurulan hüküm uyarınca bu davalı ile tahsilde mükerrer olmamak şartı ile müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine), davacı ... için 60.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İspark'tan tahsiline, kalan kısımlar yönünden davanın reddine, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının ise reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı İstanbul Otopark İşletmeleri A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme gerekçesinin açık ve anlaşılır olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin önceki kararına karşı istinaf başvurusu yapıldığını, güncel asgari ücrete göre yapılan ikinci hesaplamaya göre hüküm kurulmasının usulü kazanılmış haklara aykırılık oluşturmayacağını, bedel artırım talebinin de fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile yapıldığını, davacı ...'a yapılan ödemenin yarısının maddi yarısının da manevi tazminata ilişkin olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, bu kapsamda davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddinin de hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın kaza sonucu yaralanan 'nun yaşı, maluliyeti ve anne babasının yaşadıklarına göre çok düşük olduğunu, avans faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı İstanbul Otopark İşletmeleri A.Ş. Temyiz dilekçesinde; reddedilen maddi tazminata göre nisbi vekalet ücretine hükmedilesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kazada kusurlu bulunan sürücünün kendi çalışanları olmadığını, tazminattan sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, sürücünün kendisine verilen işin sınırlarını aşarak kazaya sebep olduğunu, kusur tespitinin hatalı olduğunu, maluliyete ilişkin raporun hatalı olduğunu, bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacıya sosyal konut projesi ile uygun fiyatlı ev verildiğini, ayrıca bir kısım ödemenin kendileri tarafından yapıldığını, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, kusursuz sorumluluk ilkesine göre manevi tazminattan sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu, kaza sonrasında davacılara destek olunduğunu savunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davalı İstanbul Otopark İşletmeleri A.Ş.'nin çalışanı sürücünün karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri talebi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılardan ... ve ...'in tüm, davacılardan ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı İstanbul Otopark İşletmeleri Tic. A.Ş. vekilinin davacılardan ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarının reddine, davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3. Davacılardan ...'in diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı İstanbul Otopark İşletmeleri Tic. A.Ş. tarafından 15.11.2012 tarihinde yapılan 20.000,00 TL ödemenin, davalının davaya cevap dilekçesi ile de açıkladığı üzere icra borçlarının kapatılması, maddi sıkıntılarının giderilmesi amacı ile yapıldığı anlaşılmakla, maddi tazminat ödemesi olduğu, davacı ...'in manevi zararının tazmini amacı ile herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu tespit edilmekle, davacı ...'in manevi tazminat talebi yeniden değerlendirilerek, lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... ve ...'in tüm, davacılardan ...'in diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı İstanbul Otopark İşletmeleri Tic. A.Ş. vekilinin davacılardan ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarının reddine, davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalı İstanbul Otopark İşletmeleri Tic. A.Ş.'ye iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ile ...'e yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.