Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/658 E. 2023/14010 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/658
- Karar No
- 2023/14010
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2262 E., 2022/2409 K. DAVALILAR : 1- Türkiye Sigorta A.Ş.vekili Avukat ... 2- ... vekili Avukat ... 3- ... vekili Avukat ... İHBAR OLUNAN : Sompo Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.12.2018 HÜKÜM/KARAR : Tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/127 E., 2022/337 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2018 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu kazaya karışan aracın kaza tarihinde davalı Halk Sigorta A.Ş.'nin teminatı aldığında olduğunu, bu nedenle sözü geçen sigorta şirketinin de müvekkilinin uğradığı maddi zararlardan diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğunu, diğer davalılar sürücü ... ile araç maliki olan ...'in ise maddi ve manevi zararların tanziminden sorumlu olduklarını, müvekkilinin uğradığı maddi zararların tazmini için davalı ... şirketine başvuruda bulunduklarını, ancak davalı ... şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, her türlü yasal haklarının saklı kalması kaydıyla 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte Halk Sigorta A.Ş. haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 150.000,00 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 01.11.2021 tarihli bede artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 1.334,956,42 TL'ye 05.04.2022 tarihli dilekçesiyle 1.772,841,03 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen trafik kazasının meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin trafik kazasına karışan aracın maliki olduğunu, maliki bulunduğu aracın Sompo Japan Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigortası örtüsü altına alındığını, sözü geçen sigorta şirketinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, ZMMM poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan gelir ve ödemelerin hesaplanacak tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde sözü geçen rahatsızlıkların ve operasyonların tamamının kaza sonrası oluşan rahatsızlıklar olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat tutarının afaki olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen trafik kazasının meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin trafik kazasına karışan aracın sürücüsü olduğunu, dava konusu kazanın oluşumunda davacının asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığını, komada kaldığını ve birden fazla ağır ameliyatlar geçirdiğini, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin ağır yaralanması nedeniyle kazaya dair bir şey hatırlamadığını, aracın Sompo Japan Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigortası örtüsü altına alındığını, sözü geçen sigorta şirketinin davaya dahil edilmesi gerektiğini, ZMMM poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile SGK tarafından bağlanan gelir ve ödemelerin hesaplanacak tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminat tutarının afaki olduğunu, taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Halk Sigorta A.Ş. (yeni unvanı Türkiye Sigorta A.Ş.) vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, işletenin sorumluluğunun bulunmadığı hallerde müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, yargılamaya konu kazaya karışan araçların kusur dağılımının uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kaza neticesinde davacı yaralanmış ve gelir kaybına uğramış ise tazminat taleplerine esas gelirlerin mahkemece araştırılması gerektiğini, davacının iş göremezlik tespitlerinin Adli Tıp Kurumunca yapılması gerektiğini, davacının iş göremezlik ve beden gücü kaybı taleplerinden SGK tarafından ödenen meblağın düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin tedavi masrafı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan Sompo Japan Sigorta A.Ş. vekili; dava konusu kazaya karışan plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kasko poliçesi İMM ek teminatı ile manevi tazminat dahil 100.000,00 TL limitle sınırlanmış olarak teminat altına alındığını, davaya ihbar olunan sıfatı ile davaya dahil olduklarından haklarında hüküm kurulmamasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin maddi tazminata ilişkin taleplerden bakımından trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, davacının davalı araç sürücüsünün kusurunu ve oluşan zararı ispat etmekle mükellef olduğunu, kusur oranının Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranında olduğunu, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunca tespit edilmesi gerektiğini, trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının da tespit edilmesi gerektiğini, davacının tedavi giderleri, geçici süreli bakım giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin tüm talepleri bakımından ilgili mevzuat kapsamında SGK'nın sorumlu olduğunu, davacının manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 06.06.2018 tarihinde meydana gelen kazada kask taktığı anlaşılan motosiklet sürücüsü davacının tam kusursuz, davalı ...'in de asli derecede %100 oranında kusurlu olduğu, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince aldırılan İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11.11.2019 tarihli raporu ile Mahkemece Karayolları Fen Heyetinden temin edilen 11.02.2022 tarihli raporlarının uyumlu olduğu, davacı vekilince verilen 05.04.2022 tarihli dilekçe ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile PMF 1931 yaşam tablosu nazara alınarak düzenlenen hesap raporuna göre davadaki maddi tazminata ilişkin taleplerin ıslah edildiği, HMK 26 ncı maddesi nazara alınarak davacının talebiyle bağlı kalınmak suretiyle davalı adına kayıtlı aracın hususi araç olduğu dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin davalı gerçek şahıslar yönünden kaza tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 17.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla 56.339,30 TL geçici ve 1.716.501,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.772.841,03 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinde davalı ... yönünden 17.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 90.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı .... vekili; kusur durumunun belirlenmesinde hataya düşüldüğünü, alınan ilk kusur raporunda olayın oluşuna dair verilen bilgiler akabinde yapılan kusur dağılımının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın motosiklet kullandığını ve yolcu taşıdığının sabit olduğunu, yola gerekli özen ve dikkati vermeden ve trafik güvenliğine uygun seyretmeden yola devamı aşamasında kazaya sebebiyet verdiğinin açık ve net şekilde ortada olduğunu, müterafik kusur indirimi de uygulanmadığını, maluliyet belirlemesi ve tazminat hesaplaması yapılırken Yargıtayın son yerleşik içtihatlarına göre uygulanması gereken yaşam tablosunun ve maluliyet belirleme yönteminin dışına çıkılarak müvekkili şirketin aleyhine hüküm tesis edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını belirterek mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; iş göremezlik zararlarının hesaplanmasında bakiye ömrün TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmesi ve progresif rant yöntemine göre hesaplamanın yapılması gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerekirken farklı bir Yönetmeliğe göre belirlenen maluliyet oranının esas alındığını, ayrıca dosyada mevcut maluliyet raporları arasında çelişkide giderilmeden karar verildiğini, mevcut çelişki ve farklı uygulamalar sebebiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, dava konusu trafik kazasına karışan araç, kasalı ticari tip kamyonet olup kullanımın ticari amaçlı olması sebebiyle faizin avans faizi olması gerektiğini, manevi tazminatın ise eksik ve yetersiz kaldığını, kararın 2 nolu hükmünde, manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiğini, ancak bu iki davalının manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, söz konusu hükümde ise müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili; tanık anlatımından davacının, müvekkilinin tarafından kullanılan araç sollamada iken sola doğrultu yaptığı açıkça anlaşıldığını, bu hali ile davacının arkasından gelen aracı dikkate almadan sola doğru manevra yaptığı sabit olduğunu, kural ihlalinde bulunduğunu ve bu manada kusurlu olduğu açıkça anlaşıldığını, ATK kusur raporunda davacıya kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yer alan hesaplamaların hatalı olduğunu, müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat talebine ilişkin vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında olmadığı ve davalı ... şirketinin sorumlu olduğu ÇGMKGKOTİY'ne göre düzenlenen maluliyet raporunun uygun olduğu, hesaplamanın içtihatlara uygun olduğu, davalı sigortanın poliçe gereği bedeni zararlarda 360.000,00 TL, geçici iş göremezlik teminatı altında 360.000,00 TL teminat limiti ile sınırlı olduğu, bu nedenle teminat limitinin aşılmadığı, kazaya sebebiyet veren aracın ruhsatında, aracın hususi olarak kullanıldığı belirtildiğinden yasal faiz yürütülmesinin doğru olduğu, ret sebebi ortak olduğundan davalılar lehine verilen tek vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya uygun olduğu, kaza tespit tutanağına göre kaskın "takılı" olarak işaretlendiği, davalının takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil sunmadığı dikkate alınarak müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir durumun olmadığı, davacının kaza nedeniyle % 55 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 9 ay olduğu, davalının kusur durumu ve olayın oluş şekli dikkate alındığında takdir olunan manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif ranta göre hesaplanması gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre maluliyet oranının tespitinin hatalı olduğunu ayrıca dosya kapsamındaki maluliyet, raporları arasında çelişkide olduğunu, kazaya karışan aracın ticari tip kamyonet olması nedeniyle hükmedilen faizin avans faizi olması gerektiğini, manevi tazminat miktarının az takdir edildiğini, manevi tazminattan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, fakat hükümde müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmediğini belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet belirlemesi ve tazminat hesaplaması yapılırken Yargıtay'ın son yerleşik içtihatlarına göre yapılmasını, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tüm tedavi giderlerinden sorumluluğunun olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı sigortalı şirketi nezdinde trafik sigortalı, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekili ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelike uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanlığının 10.03.2021 tarihli raporda 11.10.2008 tarih ve 27021 Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince davacının meslekte kazanma gücünü %55 oranında kaybettiği belirlenmiştir.
06.06.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, bu yönetmeliğe göre maluliyet oranının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı vekili, çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, manevi tazminatın "...davalılar ... ve ...' den tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olup manevi tazminatın davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınması yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı ve davalı ... şirketinin temyiz itirazının kabulü ile değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle ve davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile değerlendirme bölümünün (3) nolu bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.