Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/19544 E. 2023/7007 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/19544
Karar No
2023/7007
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/202 E.,2021/392 K. HÜKÜM/KARAR : Davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/249 Esas- 2020/434 Karar

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait, davalıya sigortalı konutun meydana gelen terör olayları nedeni ile hasar gördüğünü, sokağa çıkma yasağının kaldırılması üzerine konuta döndüğünde davacının bu durumdan haberdar olduğunu açıklayıp konut zararı, ev eşyası zararı ve ikamet değişikliği masrafı için toplam 122.400,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 13.03.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; devletin terör olayları sonucu meydana gelen maddi zararları karşılamakla yükümlü olduğunu, davacının riski ve zararı daha önceden bildiği halde sigorta teminatından faydalanmak için sigorta yaptırdığını, dava konusu olayın ani ve beklenmedik olay olarak kabul edilemeyeceğini, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, hasarı derhal bildirmediğini, davacının iyi niyetli olmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taleplerinin poliçe teminatı kapsamında kaldığı gerekçesi ile bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulü ile 98.561,25 TL bina hasarı 6.897,00 TL eşya hasarı olmak üzere toplanan 105.558,25 TL maddi tazminatın 24.07.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, terör olayları bilinerek sigorta poliçesi düzenlendiği için talebin teminat kapsamı dışında kaldığını, kamu otoritesi tarafından yapılacak tasarruflar nedeniyle meydana gelen zararların sigorta kapsamı dışında olduğunu, zarar devlet tarafından giderileceğinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, sigortalının rizikonun ağırlaştığını bildirmesi gerektiğini, taşınmazın yıkımına karar verilmediği için tadilatla konutun oturulmaya elverişli olacağını, hasar gören eşyaların faturalarının ibraz edilmediğini, valilikçe davacıya ödeme yapıldığını, taşınmazın sınıfının yanlış değerlendirildiğini, faizin başlangıç tarihinin yanlış olduğunu, yapının kayıt malikinin farklı olduğunu ve muvafakatname alınmadığını bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zararın terör klozu teminatı dahilinde olduğu, anılan bölgede uzun yıllardır terör örgütüne karşı güvenlik güçlerinin operasyonlarının devam ettiği dikkate alındığında davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 18/2 nci maddesine göre basiretli bir tacir gibi hareket etmesi ve riziko analizi konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, dava konusu olayda TTK'nın 1435 inci maddesi anlamında sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğine yönelik delil bulunmadığı, zarar gören eşyalar dışında kamu kurumları tarafından zarar kapsamında davacıya ödeme yapıldığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, ıslahın zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazlarına yönelik olarak davacı tarafça ıslah talebinde bulunulmadığı, poliçede tadilat nedeni ile indirim yapılamayacağının düzenlenmiş olduğu gerekçesi ile davalının eşya zararı talebi dışındaki sair istinaf isteminin reddine, eşya zararına yönelik istinaf talebine yönelik olarak eksper tarafından görülmeyen ve davacı tarafça da ispat edilemeyen eşyalara ilişkin tazminat talebinin reddi gerektiği, görülen eşyalara ilişkin olarak kamu tarafından ödeme yapıldığı gerekçesi ile davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretile davanın kısmen kabulü ile 98.561,22 TL bina hasarının 24.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile konutun kayıt malikinin farklı olduğunu, ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımının dolduğunu, gerçekleşmesi kesin gözüyle bakılan olaylar için düzenlenen poliçenin geçersiz olduğunu, hasarın terör olayı değil çarpışma niteliğinde olduğundan teminat kapsamında kalmadığını, kamu otoritesi tarafından yapılan tasarrufların teminat dışında kaldığını, zararın devlet otoritesi tarafından karşılanması gerektiğini, taşınmazın tamamen yıkılmadığı halde tamamen yıkılmış gibi hesaplama yapıldığını, tadilat nedeni ile evin ekonomik değeri artacağından tazminattan indirim yapılması gerektiğini, eşya hasarının ispatlanamadığını, faiz başlangıcının ve faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı alacak talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un (TTK) 1427, 1435, 1439 ve 1446 ıncı maddeleri, Konut Sigorta Poliçesi Genel Şartları, Yangın Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; talebin teminat kapsamında kalmasına, davacı tarafından ıslah talebinde bulunulmamış olmasına, temerrüt tarihinin TTK 1427 ve 1446. maddeleri gereğince usulüne uygun hesaplanmış olmasına, zarar hesabına ilişkin bilirkişi raporunun ayrıntılı ve karar vermeye elverişli olmasına, poliçe tanzimi sırasında davalının da basiretli tacir gibi davranması gerekmesine göre karar usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19544, K. 2023/7007, T. 25.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-19544-e-2023-7007-k-4909040068de