Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1182 E. 2023/6536 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1182
Karar No
2023/6536
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1689 E., 2021/1747 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/249 E. - 2021/196 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı ... vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... Eken geldiler. Tarafların vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.08.2014 tarihinde müvekkilinin oturduğu apartmanın asansör kapısından adımını attığında asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandığını, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporlarında davalıların kusurlu olduklarının açıkça görüldüğünü, ceza mahkemesi kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; talebini 263.593,10 TL sürekli iş göremezlik ve 334.094,63 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 597.687,73 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olay günü aşırı derecede alkollü olarak eve gelen davacının kabin gelmeden asansörün kapısını kilidinden açtığını ve asansör boşluğuna düştüğünü, ceza dosyasında asansör kabinine bindikten sonra kabinin yere düştüğünü iddia eden davacının eldeki davada ise asansörün geldiğini, kapı açıldığında kabin olmadığı için boşluğa düştüğünü iddia ettiğini, beyanlarının çelişkili olduğunu, asansör firmasında çalışan davacının asansör kapılarının nasıl açıldığını iyi bilen birisi olduğunu ve kabin gelmeden asansör kapısını kilidinden açtığını, yapılan tespitlerde dava konusu asansörün kapılarının kabin gelmeden açıldığının belirlendiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının asli kusurlu kabul edildiğini, kazaya davacının sebep olduğunu, ceza dosyasında müvekkiline tali kusur verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm kusurun davacıda olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 05.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporunun yeterli, bilimsel verilere dayalı, olaya ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olması hasebiyle itibar edilip hükme esas alındığı, hakkaniyet indirimi şartlarının bulunmadığı, bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının esas alınması gerektiği, davacıya sosyal yardım kurumlarından varsa yapılan ödemelerin mahsubu talebi yönünden davalılara rücu edilmesi mümkün olmayan bu bedelin tazminattan indirilmesinin mümkün olmadığı, manevi tazminatın amacı, özelliği, olayın oluş şekli, paranın satın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak ve YİBK 1967 tarih 7/7 nolu içtihadındaki ilkeler de yasa hükmü ile birlikte değerlendirilerek tazminat miktarının takdir edildiği, davalı ...'ın olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat isteminin kabulü ile 263.593,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 334.094,63 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 597.687,73 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kabulü ile 10.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Arlan vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kusur yönünden alınan raporların çelişkili olduğunu, mahkemece bu çelişkinin talepleri doğrultusunda giderilmesi gerektiği halde talebin reddedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... .... vekili istinaf dilekçesinde; kusura ilişkin bilirkişi raporunun Bilirkişilik Kanunu'na aykırı olduğunu, münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusur konusunda bilirkişinin değerlendirme yapamayacağını, hâkimin yerine geçerek kusur oranı belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya raporlarının itiraza uğradığını, itiraza uğrayan bilirkişi raporunun itiraz noktaları giderilmeden hükme esas alınamayacağını, mahkemece itiraz noktaları giderilmeden ve yeniden bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunu, ATK raporlarının bağlayıcılığı ve üstünlüğünün bulunmadığını, raporların eksik inceleme ile düzenlenmiş, yetersiz ve çelişkili olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde ve aşamalarda bakıcı gideri talep edilmediğini, talep edilen maddi tazminatın hangi talepleri içerdiği konusunda açıklama yapılmadığını, talep edilmemesine rağmen bilirkişi tarafından bakıcı gideri hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, evinde bakıma muhtaç kişiler devlet tarafından bakıcı parası verildiğini, bu durumun ilgili yerlerden sorulması taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda hakkaniyet indirimi yapılamamasının sebeplerinin açıklanmadığını, sürekli ve %100 oranında malul hale gelen davacının yaşam süresinin belirlenmesinde sağlıklı kişiler için belirlenen yaşam tablosunun esas alınamayacağını, kaza tarihindeki asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, sadece bir kez ıslah yapılabileceği halde davacı tarafça iki kez ıslah yapıldığını, davacının 28.01.2021 tarihli dilekçesinde talep edilen tedavi ve ilaç giderleri hakkında hüküm verilmediğini, artırılan bedel yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı tarafça bildirilen tanıkların dinlenmediğini, uygun illiyet bağının bulunmadığını, tüm kusurun davacıda olup müvekkilinin kusursuz olduğunu, harç ve vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'ın yüklenici olduğu binada davacının asansör boşluğuna düşerek yaralanması ile sonuçlanan olayda tazminat sorumluluklarının ve kapsamının belirlenmesine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54 ve 56 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesince yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, oluşa ve dosya kapsamına uygun kusur raporunun benimsenmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, maluliyet oranının kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına, olay tarihi itibariyle PMF 1931 Yaşam Tablosu, işleyecek devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesabının yapılmasının Dairemiz'in yerleşik uygulamalarına uygun olmasına, davacı tarafın 28.01.2021 tarihinde sunduğu dilekçenin talep açıklama dilekçesi ve 16.04.2021 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi niteliğinde olması karşısında davada bir kez ıslah yapılmış olmasına, hükmedilen bakıcı giderinden aile içi dayanışma gerekçesiyle hakkaniyet indirimi yapılmamasının isabetli olmasına, davacıya devlet tarafından ödeme olup olmadığında dair dosyada delil bulunmamakla birlikte, ödemenin olması halinde devlet tarafından yapılan yardımların her zaman uygulamadan kaldırılabilecek sosyal yardım mahiyetinde olduğu; davalıya rücu edilmesi mümkün olmayan bu bedelin tazminattan indirilmesi ya da bu ödeme nedeniyle tazminatın kaldırılmasının yasal düzenlemeler ve uygulamaya aykırı olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1182, K. 2023/6536, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1182-e-2023-6536-k-c3b07f343fff