Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/5312 E. 2026/11860 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5312
- Karar No
- 2026/11860
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/116 E., 2021/196 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2026 tarihli ve KYB- 2026/40676 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2018 tarihli ve 2018/26210 sayılı iddianamesi ile inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçunda açılan kamu davasında, atılı suç ile ilgili olarak mahallinde her zaman karar verilebileceği gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, 1- Dosya kapsamına göre, Malatya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli kararı ile sanık ... hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2018 tarihli ve 2018/26308 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini takiben 18 yaşından büyük olan sanığın bu defa suça sürüklenen çocuk sıfatı ile aynı suçtan ikinci kez mahkumiyetine karar verilmesinde, 2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen kamu görevlisine hakaret suçundan sanığın suça sürüklenen çocuk sıfatı ile cezalandırılmasına karar verilmesinde, 3- Kabule göre de; suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş aralığında olduğu belirtilmesine rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2 maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 2/3 oranında indirim yapılmasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuk ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarında mahkemesince her zaman karar verilebileceği tespit edilerek yapılan incelemede; 1. Bir numaralı isteme yönelik incelemede; Sanık ... hakkında 18 yaşından büyük olduğu tarihte 5237 sayılı Kanun'un 265/1,3,4,43. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle dava açıldığı, ancak mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 265/1,3,4, 43... . maddeleri gereğince 12... gün hapis cezası ile cezalandırılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılması dışında aynı suç tarihinde aynı eylem nedeniyle suça sürüklenen çocuk sıfatıyla aynı Kanun'un 265/1,3,4,43,31/2. Maddeleri gereğince 4 ay 5 gün hapis cezası ile ayrıca cezalandırılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılması Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2. İki numaralı isteme yönelik incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün ve 3/270-88 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 Kanun'un 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170/4. maddesinde de; “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan yasal düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya açıkça aykırılık oluşturacaktır.
Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak da ifade edilen bu ilke uyarınca, hâkim ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde iddianame içeriğine göre; sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan dava açıldığı, hakaret suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 3. Üç numaralı isteme yönelik incelemede; Gerekçe bölümünün 1 ve 2 numaralı bendlerinde belirtilen bozma kararının niteliğine göre karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki üç numaralı istemle ilgili olarak oy birliğiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki bir ve iki numaralı kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE, 3. Sanık hakkında suça sürüklenen çocuk sıfatıyla hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Malatya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve 2020/116 esas, 2021/196 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. Bozma nedenine göre kararlardaki hukuka aykırılığın, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca, Yargıtay tarafından düzeltilmesi gerektiğinden hükmün C ve D bentlerindeki suça sürüklenen çocuk sıfatıyla ... hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin KALDIRILMASINA, 5. Bu bentlerde hükmolunan cezaların çektirilmemesine, 6. Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.